Trump, Afganistan’ın madenlerini de istiyor

Trump, Afganistan’ın madenlerini de istiyor

Yer üstünde savaş ve yıkımdan kurtulabilen çok az şeyin kaldığı Afganistan'da, yer altında yatan büyük zenginliğe de ABD göz dikmiş durumda.

Afganistan’ın yer altı zenginlikleri Donald Trump’ın gündeminde üst sıralarda. Yer üstünde, savaş ve yıkımdan kurtulabilen çok az şeyin kaldığı bu toprakların altında yatan büyük zenginliğin Afganistan halkının eline geçebilmesi ise neredeyse olanaksız görünüyor. 

NATO AÇIKLAMASI BOŞUNA DEĞİL

ABD Başkanı Donald Trump ve yönetimi ay başında madenlerden dev gelirler elde eden Taliban  ve diğer cihatçı gruplarla çatışmada ülke topraklarının yarısına yakınını kaybeden mevcut hükümete destek amacıyla bölgeye binlerce yeni asker gönderme kararı aldı. 

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in hafta başındaki açıklamasıyla da en az 1500 ABD askerinin yola çıkmak üzere olduğu ortaya çıktı. Brüksel’de konuşan Stoltenberg, 1500 kadar askerin de diğer NATO ülkelerinden gönderileceğini bildirdi. 

Taliban güçlerinin yoğun saldırılar düzenlediği güneydoğudaki Logar eyaleti toprakları dünyadaki en büyük bakır madenlerinden birini altında bulunduruyor. Avrupa Birliği’nin yıllık raporlarında Taliban’ın uyuşturucu satışından sonraki en büyük gelirinin maden satışı olduğu açıklanıyor.

TOPRAK YAĞMAYA AÇILDI

Equal Times haber sitesinden Shadi Khan Saif’e konuşan bölgedeki Petrol ve Madenlerden Sorumlu Yönetici Muhammed Nazır Müşfik, “Ülkemizin maden sektörüne yatırımda bulunacak her girişimciye sıcak bakıyoruz” şeklinde konuşarak sektöre yönelecek Amerikan yatırımının yoksulluğun aşılmasında ve ekonominin ayağa kalkmasına anahtar rol oynayabileceğini savundu. Muhammed Nazır Müşfik, Taliban ve IŞİD kontrolündeki topraklarda madenlerin ilkel yöntemlerle çıkarılmaya devam edildiğini ve yasa dışı yollarla satıldığını bildirirken güvenliğin sağlanabilmesi için Washington’dan yardım talep ettiklerini ve olumlu yanıt aldıklarını kaydetti. Hükümetin yeni atadığı Maden ve Petrol Bakanı Nargis Nehan da sektörde reform arayışında olduklarını kaydetti.

1 TRİLYONLUK REZERV VAR

Seçim kampanyası boyunca ülke dışına asker göndermeme vaatleri veren Trump beklendiği biçimde tam tersi siyaset izlemiş, ağustos ayında da bölgedeki asker sayısının arttıracağını açıklamıştı. Trump ayrıca Pentagon’un Afganistan’daki 8 bin 500 askere ek olarak 4 bin askerlik bir ek kuvvet önerisinde bulunduğunu da kabul etti.

Son 15 yılda 150 bini aşkın Afgan’ın hayatını kaybettiği bölgede ABD Ordusu 2 binin üzerinde kayıp verdi.

Trump’ın aylardır “Bölgedeki düşmanlarını yok edeceklerini” tekrarlamasının ardındaki temel neden ülkedeki değeri 1 trilyon dolardan daha büyük olarak hesaplanan rezervleri olarak değerlendiriliyor. 

Eski bir Dünya Bankası ekonomisti olan Afganistan Devlet Başkanı Muhammed Aşraf Ghani, ülkedeki madenlerin değerlendirilmesi için Trump’a şubat ayında açık çağrı yapmış çıkarılacak rezervlerin Amerika’nın en uzun savaşındaki kayıplarını gidermede ve her iki ülkenin ekonomisine ivme kazandırmada yardımcı olacağını söylemişti.

YER ALTINDAKİ HAZİNE

Donald Trump ın üç yardımcısının Afganistan madenleriyle ilişkili olarak American Elements İsimli Şirketin Yöneticisi Michael Silver ile bir araya geldikleri basına yansımıştı. Silver’ın şirketi yüksek teknoloji ürünlerinde kullanılan madenleri işliyor. Savaşın harabeye çevirdiği Afganistan’da zengin demir, bakır, kobalt ve altın yataklarının bulunduğu uzun bir süredir bilinirken Pentagon yazışmalarından birinde ülkenin, “lityum’un Suudi Arabistan’ı” haline gelebileceğine dikkat çekilmişti.

Güney Asya Demokratik Forumu Araştırma Direktörü Dr. Siegfried O. Wolf, ABD nin zengin maden yataklarına yönelen ilgisinin sürpriz olmadığını belirtirken, “Güvenlikli bir durumun ve şeffaflığın mevcut olmaması ve yolsuzluklar nedeniyle bu sektörde yalnızca elit  bir grup kâr elde etti. Bu güne kadar Afgan halkının toprakları altındaki dev maden zenginliğinden faydalanması pek mümkün olamamıştır.” Dedi. Wolf, “ Yine de Afganistan’daki durum Washington’ın çıkarlarını madenlerin sömürülmesi düzeyine çekemeyecek denli karmaşık” yorumunda bulundu.

ÇİN, REKABETİN İÇİNDE

Afgan Hükümeti 2008 yılında Mes Aynak’ta maden çıkarma iznini Çin’in devlet şirketi MJAM-MCC’ye vermiş ancak zengin bakır madenlerinin bulunduğu bölgede çok eski ve önemli tarihi binalara rastlanması nedeniyle başlayan kazı çalışmaları kısa sürede durdurulmuştu. Çin’in bölgedeki madenler üzerinde ABD’ye rakip olabileceğine dikkat çeken yorumcular ABD’li şirketlerin işinin çok kolay olmayacağını da belirtiyorlar. 

Dr. Siegfried O. Wolf, “Bugüne kadar Çin’in finansal olarak üstün donanımlı devlet şirketleriyle rekabette Batılı rakiplerine şans tanımayacak konumda oldular. Ancak Afganistan’ın genel sosyoekonomik gelişimi yönünde  pek katkı sağlamadılar” dedi. Eski bir maden bakanlığı yetkilisi olan Muhammed Akram hükümetin birçok önemli maden havzasında kontrol sahibi olmadığını gizleme gereği duymazken yasal olarak çalışan madenlerde de kalifiye işçi ve gerekli ekipman bulunmaması nedeniyle standartların oluşmadığını iş güvenlik kurallarına uyulmadığını söylerken ABD’nin yönelimine temkinli yaklaştı. Akram, “Sadece yatırımcının değil Afganistan halkının çıkarlarını da garanti altına alan dengeli, bağlayıcı ve şeffaf koşullarda maden haritaları ve satışı gerçekleşmelidir” diye konuştu. 

(Çeviren: Ali Karataş)

www.evrensel.net