AKP Hükümeti  Cumhuriyet davasında nihayet savunma verdi

AKP Hükümeti  Cumhuriyet davasında nihayet savunma verdi

AKP hükümeti, AİHM’ye Cumhuriyet gazetesi davasında nihayet savunma verdi. Savunmada başvurunun reddedilmesi talebinde bulunuldu

Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticileri için yapılan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) başvurusuna, aylarca savunma göndermeyerek oyalama taktiği izleyen hükümet, savunmasını 6 Kasım’da gönderdi. AKP hükümeti, Cumhuriyet gazetesi yazarları tarafından AİHM gündemine taşınan dava başvurusunun reddedilmesi talebinde bulundu. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nden doğan kimi yükümlülüklerin askıya alınması gerekçe gösterildi.
 
DW Türkçe’nin haberine göre, AKP hükümeti, Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarlarını kapsayan davayla ilgili savunmasını büyük ölçüde Türkiye'nin darbe girişimine bağlı olarak "olağanüstü bir durumla karşı karşıya bulunduğu" ve bu çerçevede Türk hükümetinin darbe girişiminin hemen ardından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nden kaynaklanan yükümlülüklerini askıya almış (derogasyon) olduğu tezi üzerine oturttu. 15 Temmuz sonrası alınan önlemleri "gerekli ve orantılı" olarak tanımladı. AİHM'den bu durumu dikkate alıp davacıların başvurusunu reddetmesini istedi.

76 SAYFALIK SAVUNMA

Ankara 76 sayfalık savunmasında, davacıların "iç hukuk yollarını tüketmeden AİHM'e başvurdukları" tezini de savundu. Davacıların Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) bireysel başvuruda bulunduklarını, bu başvuruların henüz sonuçlanmadığını ine sürdü. Bu duruma gerekçe olarak AYM'nin iş yükünü gösterdi. 15 Temmuz 2016 ile 9 Ekim 2017 arasında AYM'e 103 bin 469 bireysel başvuru yapıldığını belirtti. AYM'nin bireysel hak ihlalleri için "etkin iç hukuk yolu" olmaya devam ettiğini iddia etti.

‘FETÖ İLE FİNANSAL BAĞ İDDİASI’    

Savunmanın esasa ilişkin bölümünde ise "FETÖ'nün Yargıtay kararı ile suç örgütü olarak tescillendiği" ve "Cumhuriyet gazetesi ile FETÖ arasında finansal bağ olduğu" iddialarına yer verildi. Gazetenin, Cihan Haber Ajansı, Kaynak Medya, İpek Üniversitesi, Koza Altın İşletmeleri ve Feza Gazetecilik gibi "FETÖ'ye yakınlığıyla bilinen kuruluşlarla ilişkileri" olduğu iddia edelde. 

TUTUKLAMALARIN GEREKÇESİ

 

Gazetenin davacı yönetici, yazar ve gazetecilerinin gözaltına alınıp tutuklanmalarına gerekçe olarak şu an FETÖ davalarında yargılanan bazı yargıç ve kişilerle veya Bylock kullanıcılarıyla iletişim kurduğu iddiaları ve "Fethullah Gülen'i sempatik gösteren" veya "PKK/PYD'nin propaganda aracı Özgür Gündem'i desteklediği" öne sürülen sosyal medya mesajları örnek gösterildi. Davacıların "FETÖ ve PKK üyesi olmaksızın bu silahlı terör örgütlerinin faaliyetlerinde yer almış olabileceklerini düşündüren bilgi ve belgelerin mevcut olduğu" iddiası savunuldu.

Ankara, davacıların, gözaltı ve tutukluluk sürelerinin uzunluğu ve ifade özgürlüklerinin ihlal edildiği yönündeki şikayetlerine de AİHS'de kısıtlamaya (derogasyon) gidildiğini hatırlatarak yanıt verdi. "Terör örgütü adına faaliyette bulunanlara karşı yasal işlem başlatmamak suça karşı mücadeleyi engeller. Bu işlemler demokratik bir toplumda gerekliydi" şeklinde savunma yaptı. Davacıların "politik gerekçelerle tutuklandıkları" tezini reddetti, Türkiye'de gözaltı ve tutuklanma kararlarının "bağımsız ve tarafsız mahkeme ve yargıçlar tarafından verildiğini" iddia etti.

‘DARBE ÇAĞRISI MANŞETLER İDDİASI’

Türk hükümeti, "Demokratik toplumlarda medyanın, başka hak ve özgürlükleri ortadan kaldırmak için araç olarak kullanılmasının kabul edilemeyeceğini" savunup, Cumhuriyet gazetesinde "17-25 Aralık hukuk darbesinden" bu yana yayımlanan bazı haber ve manşetler için "darbe çağrısı" yapıldığı iddiası savunuldu.  

AİHM'in Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarlarıyla ilgili davada kararını ne zaman açıklayacağı bilinmiyor. Mahkeme davayı hızlandırılmış prosedürle işleme koymuş olsa da karar 2018 ilkbaharından önce beklenmiyor.

AİHS'YE DEROGASYON NEDİR?

AİHS'nin 15'inci maddesi, sözleşmeye taraf devletlere olağanüstü durumlarda sözleşme kapsamındaki belirli hak ve özgürlükleri koruma yükümlülüklerini "geçici, kısıtlı ve denetimli" şekilde askıya alma hakkı tanıyor. AİHS yalnızca "savaş zamanında veya ulusun varlığını tehdit eden başka tehlikeli hallerde" askıya alınabiliyor. Devletler, sadece "durumun kesinlikle gerektirdiği ölçüde" sözleşmede öngörülen yükümlülüklere aykırı tedbirler alabiliyor. Yükümlülüklere aykırı tedbirlerin, "devletlerin uluslararası hukuktan doğan başka yükümlülüklerine ters düşmemesi" gerekiyor. (MEDYA SERVİSİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 13 Kasım 2017 14:55
www.evrensel.net