Altan kardeşler davasında ara karar verildi

Altan kardeşler davasında ara karar verildi

Altan kardeşler ve Nazlı Ilıcak'ın da aralarında bulunduğu 7 sanıklı davanın 3'üncü duruşmasında sanıkların tutukluluğunun devamına karar verildi.

Altan kardeşlerin ve Nazlı Ilıcak’ın yargılandığı davanın 3. duruşması görüldü. Duruşma başlar başlamaz Altanların avukatları, mütalaadan önce söz almak istedi. Hakim, avukatlara söz vermeyerek salondan attı. Salondan atılan avukatlar, “Bu savunma hakkına tahammülsüzlüğü gösteriyor. Savunma hakkını kullanmak istedik diye duruşmadan atıldık” dedi. Mahkeme kararında ise Ahmet Altan, Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak için kuvvetli suç şüphesi nedeniyle tutukluluklarının devamına karar verdi. TBMM'nin davaya katılımının kabulüne, Dursun Çiçek'in katılım talebinin reddine karar verildi.  Tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hâlinin devamına karar veren mahkeme bir sonraki duruşmayı 11 Aralık saat 10'da yapacağını bildirdi.

DURUŞMAYI ULUSLARARASI HEYET İZLEDİ

15 Temmuz darbe girişiminin ardından ‘FETÖ’ üyeliği iddiasıyla tutuklanan Gazeteci-Yazar Ahmet Altan, kardeşi Prof. Dr. Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak’ın da aralarında bulunduğu 7 sanıklı davanın üçüncü duruşması Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi 26. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. 417 gündür tutuklu bulunan Ahmet ve Mehmet Altan duruşmaya bulundukları Silivri Cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, diğer sanıklar ise hazır bulundu. CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Başkanı Pierre Haski, RSF Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Article 19’dan Georgia Nash, PEN International Savunuculuk Direktörü Sarah Clarke, Norveç PEN’den Eugene Schoulgin, Uluslararası Af Örgütü gözlemcileri ile İsviçre, Fransa, Belçika, Çekya, Norveç’ten pek çok kişinin takip ettiği duruşma saat 10.00’da başlaması gerekirken, 45 dakika gecikmeli başladı.

AVUKATLAR SALONDAN ÇIKARILDI

Duruşma başladıktan hemen sonra Mahkeme Başkanı Kemal Selçuk Yalçın, mütalaadan önce söz almak isteyen Avukat Ergin Cinmen’i salondan zorla çıkarttı. Ardından salonu boşalttıran mahkeme heyeti ara verdi.

11.15’de yeniden başlayan duruşmada Mahkeme Başkanı Yalçın, bu sefer Avukat Figen Çalıkuşu’nun söz almasını engelledi ve onu salondan attırdı. Çalıkuşu reddihakim istedi. Duruşmaya tekrar ara verildi. Aranın ardından başlayan duruşmada bu defa söz almak isteyen Avukat Ferat Çağıl’ın mahkeme başkanı tarafından duruşmadan atılması ile bir kez daha ara verildi. Aradan sonra Fevzi Yazıcı’nın avukatı söz istedi, hakim söz vermedi. Altan kardeşlerin Avukatı Melike Polat söz alarak reddihakim talebini yineledi. Mahkeme Başkanı, Avukat Polat’ı da duruşmadan attı ve duruşmaya uzun bir ara verildi. 

'40 YILLIK MESLEK HAYATIMDA İLK KEZ DURUŞMADAN ATILIYORUM'

Avukat Cinmen, savunmaya ilişkin söz istediklerini, heyetin buna izin vermediğini belirterek, "40 yıllık meslek hayatımda ilk kez duruşmadan atılıyorum' dedi. Cinmen ayrıca diğer sanıkların avukatlarının da reddihakim talebinde bulunduklarını ekledi. 

MEHMET ALTAN: DARBE KOMİSYONU BENİ DİNLETİ

Altanların hiçbir avukatının olmadığı duruşmanın öğleden sonraki kısmında savcı esas hakkındaki mütalaasını hazırlayamadığını belirterek süre istedi. Mütalaaya yönelik beyanı sorulan Mehmet Altan, 'Darbelerin Ekonomisi' adlı kitabını cezaevinden çıkaramadığı için heyete gösteremediğini kaydederek, “Bu kitap Türkiye'de darbelerin önlenmesi için yazılmıştır. 30 yıllık bir iktisat profesörü olarak darbeleri engellenmek için ne yapılması gerektiğini Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Hasan Esat Işık, İhsan Sabri Çağlayangil ile konuşularak hazırladım. Darbeleri Araştırma Komisyonu da bu kitabı yazan 28 Şubat mağduru bir akademisyen olan beni o komisyona çağırdı ve dinledi. Bu da dosyadadır” dedi.

MAHKEME BAŞKANI'NDAN ALTAN'A: SESİNİ KISARIM

“Hukukun firarda olduğunu biliyorum” diyen Altan, bunu fiilen yaşadığını, 429 gündür tutuklu olduğunu ve birbirinin aynı sulh ceza hakimliği kararları dışında hiçbir şey görmediğini söyledi. Duruşma savcısının iddianameyi okuyup okumadığını soran Altan, “Okumadıysa tutukluluğumuzun devamını nasıl istiyor? Okuduysa TCK'de subliminal diye bir şey var mıdır? Bana bir tane delil gösterin” dedi. Bu sırada Mehmet Altan'ın sözünü kesen mahkeme başkanı Yalçın, “Sesiniz yüksek geliyor. Öğleden sonra rahatsız oluyoruz. Yüksek sesle konuşmaya devam ederseniz kısarım” dedi.

Mütalaaya ilişkin konuşan Ahmet Altan da, haklarındaki dava ile ilgili AİHM'e başvurduklarını anımsatarak, “BM müdahil oldu ve rapor hazırladı. Raporda bu mahkemenin bir tiyatro olduğu söylendi. Biraz evvel savcının repliklerini dinlerken bu tiyatroda bir aktör olduğunu anladım. Dosyaya hâkim olmayan bir savcı nasıl böyle ezberden konuşabiliyor. Böyle hukuk olmaz, böyle mahkeme olmaz” dedi.

Nazlı Ilıcak ise, 3 duruşmadır üye hakimler ve duruşma savcının değiştiğini belirterek, bu durumun adil yargılama açısından normal olup olmadığını sordu. Darbeci suçlamasını sindiremediğini söyleyen Ilıcak, zor şartlar altında kaldığı için tahliyesini talep etti. Ilıcak, konuşması sırasında zaman zaman gözyaşlarına engel olamadı. Mahkeme, ara kararında, tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. TBMM’nin müdahillik talebini kabul eden heyet, Serdar Öztürk, Dursun Çiçek ve Hasan Ataman Yıldırım’ın bu talebini ise reddetti. Reddi hakim taleplerinin duruşmayı uzatma amacı taşıdığını savunan heyet bu istemi geri çevirerek, duruşmayı 11 Aralık’a erteledi. (MEDYA SERVİSİ)

ERDOĞAN VE 65. HÜKÜMET DAVACI

“FETÖ” soruşturması kapsamında açılan davada Gazeteci-Yazar Ahmet Altan, kardeşi Prof. Dr. Mehmet Altan ile Gazeteci Nazlı Ilıcak, Zaman Gazetesi Görsel Yönetmeni Fevzi Yazıcı, Marka Müdürü Yakup Şimşek ile Polis Akademisinde öğretim görevlisi olan Şükrü Tuğrul Özşengül’ün tuklu yargılandığı davada Zaman Gazetesi Eski Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, İsrail Muhabiri Abdulkerim Balcı, Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Mehmet Kamış, Yönetici Faruk Kardıç ve gazetenin kültür sanat sayfasında çalışan Ali Çolak ile eski Taraf Yazarı Emre Uslu, Gazeteci Tuncay Opçin, Samanyolu Televizyonunun Washington Temsilcisi Şemseddin Efe, Today’s Zaman Gazetesi Eski Genel Yayın Yönetmeni Bülent Keneş, Prof. Dr. Osman Özsoy ile reklamcı Tibet Murat Sanlıman hakkında yakalama kararı bulunuyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcısı Can Tuncay’ın hazırladığı 247 sayfalık iddianamede Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanlığı ve 65. Hükümet suçtan zarar gördükleri gerekçesiyle davacı olarak yer alıyor.

Davada Altanlar ile Ilıcak için “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” suçlamasıyla ayrıca 7.5 yıldan 15’er yıla kadar hapis; Dumanlı, Uslu ve Opçin için “darbe teşebbüsünden” üçer kez ağırlaştırılmış müebbet, “örgüt yöneticiliğinden” 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapis, Uslu için ayrıca “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme” suçlamasıyla da üç yıla kadar hapis; Sanlıman için “örgüte yardım”dan 7 buçuk yıldan 15 yıla kadar hapis; geri kalan sanıklar içinse “darbeye teşebbüs”ten üç kez ağırlaştırılmış müebbet hapis istendi.  

 

Son Düzenlenme Tarihi: 14 Kasım 2017 13:25
www.evrensel.net