250 milyon göçmen işçi kölelik koşullarında çalıştırılıyor

250 milyon göçmen işçi kölelik koşullarında çalıştırılıyor

Sendikaların İsveç'te düzenlediği seminerde sayıları 250 milyonu bulan göçmen işçilerin en fazla baskıya uğrayan kesimi oluşturduğu belirtildi.

Murat KUSEYRİ
Stockholm

Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) verilerine göre dünya üzerindeki 232 milyon göçmenden 150 milyonunu ekonomik nedenlerle göç edenler oluşturuyor. Göçmenler 1990’da dünya nüfusunun yüzde 2.8’ini oluştururken bu oran günümüzde yüzde 3.3’e yükseldi. Bunların çoğunluğu inşaat, hizmet ve sanayi sektöründe çalışıyor.

Göçmen işçilerin İsveç’te düşük ücretle çalıştırılmaları sayesinde Batı ülkelerinde tüketim mallarının ucuzladığı değerlendirmesini yapan İsveç sendikalarının yardım kuruluşu “Union to Union”,  sendikacı ve uzmanların katıldıkları bir seminerde göçmen işçilerin çalışma ve yaşam koşullarını mercek altına aldı.

DÜNYADA 250 MİLYON GÖÇMEN İŞÇİ VAR

‘Union to Union’un yayımladığı raporda 250 milyon civarında olduğu tahmin edilen ve sayıları giderek artan göçmenlerin en karakterisik özelliklerinin esnek işgücü olmaları, onlar olmaksızın pek çok ülkede üretimin ve hizmet sektörünün “yıkıma uğrayacağı”, bir kısım göçmenin köleliği andıran koşullarda çalıştırıldığı değerlendirilmesi yapılıyor.

‘Arena Ide’ adlı düşünce kuruluşunun  Araştırma Şefi Lisa Pelling, göçmen işçilerin “ticaret malı, yer değiştiren işgücü” olarak adlandırılmasına karşı çıkılması gerektiğini belirterek söz konusu olan göçmenlerin aileleri olan ve geçinmek için göç etmek zorunda kalan insanlar olduklarının unutulmaması gerektiğinin altını çizdi.

Kadın göçmenlerin çoğunlukla Filipinler, Hindistan, Nepal ve Bangladeş’ten geldiklerine ve ev işlerinde çalıştırıldıklarına dikkat çeken Pelling, ILO’nun kadın işçilerin haklarının güvence altına alınması için 2011 yılında hazırladığı sözleşmeye İsveç hükümetinin hâlâ imza atmamasını eleştirdi.

‘İNSANLAR İŞ BULABİLMEK İÇİN ÖLMEMELİ’

Pelling, düşük ücretle ve zor koşullarda çalışmak zorunda kalan göçmen işçilerin gelirlerinin önemli bir bölümünü pasaport, yol ve iş bulma karşılığında insan tacirlerine ödemek zorunda kaldıklarını hatırlattı.

Avrupa Birliği’nin üzerinde çalıştığı göçmen işçilerin çalışma koşullarını belirleyen direktifte göçmen işçilere Avrupa’daki diğer işçilerin ücret ve koşullarının uygulanmasının güvence altına alınmasını umduğunu söyleyen Pelling, “Ama her şeyden önce yasal yolların açılması gerektiğine inanıyorum. Gündemin en başında insanların bir iş bulmak için ölmek zorunda kalmamaları olmalı” şeklinde konuştu.

SÖZ KONUSU OLAN MODERN KÖLELİK

6 işçi federasyonunun bir araya gelmesiyle oluşan ve 6F olarak adlandırılan federasyonlar adına konuşan Christer Wälivaara, göçmen işçilerin çok küçük bir bölümünün sendikalara üye olduğunu belirttikten sonra “Bazı sendikalar oldukça ilerici ama patronlar ve devletlerden hesap sormalarının zamanının geldiğini düşünüyorum. Söz konusu olan modern köleliktir” dedi.

Seminerde iltica talebi başvuruları reddedildikleri için yasa dışı yaşamak zorunda kalan kağıtsızların yaşam koşulları da ele alındı.
Konu hakkında araştırmalar yapan Linköping Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nedzad Mesic de, dünya ve İsveç’teki “kağıtsızların” sayılarının tam olarak bilinmediğini belirttikten sonra “Ucuz ve esnek işgücüne olan ihtiyaç giderek artıyor. İş piyasasına giremeyen kağıtsızlar kullanılıyor. Devlet onlara gerekli yardımda bulunmadığı için gönüllü kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri devreye giriyor” dedi.

www.evrensel.net