Bir Sürü Cesur İnsan, Bir Belgesel

Bir Sürü Cesur İnsan, Bir Belgesel

Karadeniz memleketin en güzel yerlerinden birisi olmasından mıdır, nedendir bilinmez başı dertten kurtulmayan bir bölge. Durup baktığınızda sizi ürkütecek derinlikte ormanlara, orada aldığınız nefesin içinize doldurduklarını başka yerlerde bulamayacağınız bir havaya, bir kez gidip gördükten sonra aslında sözcüklerle anlatılamay

Belki de bu yüzden, bütün bunlara hiç saygı beslemeyen o takım elbiseli adamlar musallat oldular oraya da. Çernobil’den, Sahil Yolu’ndan sonra şimdi de HES’lerle hem yöre insanı hem de dereler hedef tahtasında.
Yürütülen onca mücadeleye, onca mahkeme kararına rağmen hala bölgenin tahribatında ısrar edenlere karşı bizi güçlendirecek araçlar gün geçtikçe çoğalıyor. Rüya Arzu Köksal gibi yönetmenlerin çabalarıyla artık elimizde belgesel filmler de var.

MÜCADELEYİ KONU ALIYOR

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri geçtiğimiz Perşembe günü de hem bu görüntülerle hem de bu cesur insanların mücadeleleriyle yüz yüze gelme fırsatı yakaladılar. Yönetmenin uzun bir çalışma sonucu Karadeniz Sahil Yolu’nu masaya yatırdığı, gün be gün hem mekanlarda hem de insanların günlük yaşantısında sahil yolunun yarattığı değişimin, eksikliğin kaydedildiği “Son Kumsal” isimli filminden sonra “Bir Avuç Cesur İnsan” da HES’leri ve yürütülen mücadeleyi konu alıyor.

Filmde Rize’nin İkizdere, Senoz ve Fındıklı vadilerinden insanların deneyimleri anlatılıyor. Senoz’da yaşanan tahribat ve insanlara etkisi; İkizdere’de henüz girilmemiş bölgelerde yapılan direnişler; ve tek bir ağacın dahi kesilmediği Fındıklı Vadisi’nden insanların direniş zaferleri... Bu üç vadi, belki de Karadeniz’deki mücadelelerin boyutunu da özetler nitelikte.

TEK ŞEY GERÇEKLİĞİN AKTARIMI

Filmin ardından gerçekleştirilen söyleşide Rüya Arzu Köksal’ın bu mücadelelerle ilişkilenme süreci, genel olarak belgeselciliğe dair fikirleri, filmlerin dağıtımı ve gösterimine dair pratikleri üzerine konuşuldu.

Ereğli’deki Son Kumsal’ın gösterimi sırasında yaşanan sansür olayı da bunun bir örneği belki de. Açılan kamu davasının kazanımla sonuçlandığı haberi ise söyleşinin en sevindirici yanlarından birisi oldu. Zaten sadece anayasal sorumluluklar uygulandığı takdirde bile HES’lere karşı da büyük kazanım elde edilebiliyor. Geriye kalan tek şey ise var olan gerçekliğin aktarımı. Bu aktarımı o gerçeği eğip bükmeden, ne çekim ne de gösterim aşamasında, hiçbir süreçte olayın öznelerinden koparmadan yaptığımız takdirde ise sonuç; “Bir Avuç Cesur İnsan” gibi filmleri keyifle izleyip bu mücadelenin bir parçası olmak oluyor. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net