Siyaset, “Tırşık”, Tırşıkçı

Siyaset, “Tırşık”, Tırşıkçı

Tırşık, (güveç) et, domates, patlıcan, biber, sarımsak, isot ve elbette tuz ile yapılan çok lezzetli bir Doğu ve Güneydoğu yemeğidir. Mutfak kültürü açısından ‘tırşık’ belki bu bölgelerde yaşayan herkes için bir önem taşır ama Kürtler için daha da önemlidir. Çünkü &lsquo

İshak Karakaş

Tırşık, (güveç) et, domates, patlıcan, biber, sarımsak, isot ve elbette tuz ile yapılan çok lezzetli bir Doğu ve Güneydoğu yemeğidir. Mutfak kültürü açısından ‘tırşık’ belki bu bölgelerde yaşayan herkes için bir önem taşır ama Kürtler için daha da önemlidir. Çünkü ‘tırşık’ Kürtler’in hayatında mutfakta kalmamış, önce sosyolojisine, oradan da siyasi kültürüne girmiştir. Şöyle ki bu yemek tabakta öyle iştah açıcı durur ki, kimileri aç olmasa da kaşığını daldırmak için çaba sarf eder. Hatta bazıları utanma duygusunu bir kenara bırakır, teklifsizce oturur sofraya. Bizim halkımız misafirperverdir, cömerttir, zaten davet edecektir ama onlar bekleyemez. Onurunu bir kenara bırakır, sofraya oturur. Tırşığı kimin yaptığına da bakmaz. İyi midir, kötü müdür, midesini bozar mı, bunlara takılmaz. İşte bu iradesiz kişilere biz ‘tırşıkçı’ deriz. “Bilenler bilmeyenlere anlatsın” derler ya, şu birkaç haftanın ardından öyle çok arkadaş bana tırşıkçının ne olduğunu sordu ki, böyle bir girizgâh yapayım dedim.

Geçenlerde gazetede okudum, Şivan Perwer’le başlayan dalga nicedir zaten sırada beklediğini tahmin ettiğim kimi isimleri etkisine almış. Kemal Burkay, ve bunun gibi bazı şahsiyetler Türkiye’ye dönmeye hazırlanıyorlarmış. AKP’nin sözde açılımına destek vermek için geldiklerini söylüyorlarmış. Oradan öyle görünüyor demek ki bu açılım dedikleri. Biz Kürtler bu marjinal çevreleri bizden farklı düşündükleri için eleştirmedik, bu çevrelere karşı bir öfke sorunumuz yok. Yani demokrasi adına bir katkıları olacaksa gelsinler, keşke hukukumuza kavuşsak da yediden yetmişe kim varsa diasporada, dönse. Ama sırf tırşık yemek için geliyorlarsa o zaman durum farklı. AKP’nin nicedir açılım adı altında kötü bir tırşık pişirdiğinin farkında değil mi bu şahsiyetler? AKP’nin açılımı nasıl kötü bir tırşıksa, bu tırşık sofrasına oturmak için Kürt özgürlük hareketine karşı AKP ekseninde politika yapmak da o kadar kötü bir tırşıkçılıktır.

Elbette bu kişilerin siyaset yapma, farklı düşünme özgürlüklerini sonuna kadar savunuyoruz. Zaten tırşıkçının bir özelliği de biz politikayı iyi biliyoruz demeleridir, elini hiçbir konuda taşın altına koymaması, oturduğu yerden, sırça köşkten konuşup pratiğe karışmamasıdır. Ama bu çevrelerin samimi olmadıklarını, sübjektif olmasa da, objektif olarak politik çalışmalarıyla Kürt özgürlük hareketine  karşı kurulan bir tezgâhın tezgahtarları oldukları apaçık ortadadır. Şimdi bunlara tırşıkçı diyorum diye tırşık sevenlerden bir tepki alır mıyım?. Madem deyimlerle başladık, ‘tırşık’ dedik, ‘tırşıkçı’ dedik, bir de şöyle diyelim, “Ankara’da pişer tırşıkçıya da düşer:” Yahu bilmiyor musunuz, bunca yıldır Avrupa’dasınız, çevrecilerden öğrenmediniz mi, hormonlu sebze kanser yapıyor. Sebzenin hası, hormonsuzu bizim coğrafyamızdadır, Ankara’da değil.  İşte bir kere başlayınca deyimler art arda geliyor. Hani bir laf vardır, “Bayram değil, seyran değil, eniştem beni niye öptü” diye, bu hükümet sizi neden öptü, neden şimdi? Seçimler yaklaştı değil mi? Kamuoyu araştırmaları BDP oylarındaki artışı gösterdi değil mi? Eh, öyle olunca da AKP ve yandaşları dar attı kendisini mutfağa.

Biliyorsunuz yemek kültürünün bilimsel adı gastronomidir. Ama gastronomi deyip geçmeyin. İşte burada olduğu gibi bir ucu sosyolojide ve hatta siyasettedir bu kültürün. Reçete ise Batı dillerinde sadece ilaç için değil yemek tarifi için de kullanılır. Avrupadaki Kürtler bunu iyi bilir. AKP’nin politikalarının nasıl acı bir reçete olduğunu, bunun nasıl bir aldatmaca olduğunu bu Kürt entelektüelleri bilmiyorlar mı?  Bu açılım tırşığının.. Ayıp derim, günah derim, aklınızı başınıza alın derim.

www.evrensel.net