Tartışmalar sürüyor: Kayyım halkın gözünü boyuyor

Tartışmalar sürüyor: Kayyım halkın gözünü boyuyor

DBP’li Belediyelere kayyım atanmasının üzerinden 1 yıl geçmesine rağmen tartışmalar hala aynı canlılıkta devam ediyor.

Serpil BERK
Diyarbakır

Belediyelere kayyım atanmasıyla ilgili medya üzerinden kendileri hakkında ‘algı operasyonu’ yapıldığını söyleyen DBP’li Zülküf Karatekin, belediyelerde her ay yapılan teftişlere rağmen haklarında söyledikleri şeyleri bulamadıklarını belirterek, atanan kayyımın yaptığı işler için de  “Yeni asfalt üzerine asfalt yapmak, yapılan kaldırımları kırıp yeniden yapmak bu kente hizmet etmek değil, halkın kaynaklarını çarçur etmektir. Kayyım halkın gözünü boyuyor” dedi. 

Diyarbakır’da DBP’li belediyelere kayyım atanmasının üzerinden 1 yıl geçti. Belediyelere kayyım atama gerekçesi olarak ‘Belediyeler üzerinden örgüte finansman sağlamak’ iddialarına yönelik medya üzerinden yapılan tartışmalar ise hiç bitmedi. Yapılan tartışmalara ise son olarak Kocaeli’nin yerel gazetelerinden Büyük Kocaeli’nin yazarlarından Yüksel Ercan ‘Diyarbakır’daki Kocaelililer’ başlığı altında yayınladığı yazısıyla katıldı. Ercan, yazısında kayyım Cumali Atilla’yı ve Atilla’ya yardımcı olan Kocaelili yerel yöneticilere övgüler dizerek, şu ifadelere yer verdi: “Belediye yönetimi yapılan yüzlerce-binlerce binanın hiç birisini sisteme dahil etmemiş, Belediye yönetimi binayı bitiren vatandaşa “Senin suyunu açıyorum, elektriğini veriyorum, o binada yaşayabilmen için gerekli bütün şartları yerine getiriyorum, Sen de parayı Kandil’e göndereceksin” mantığını çalıştırmış ve süreç bu şekilde devam etmiş.” Kayyım atanmadan önce Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterlik görevini yapan Zülküf Karatekin, kayyım meselesine ve bu iddialara cevap verdi. 

Zülküf Karatekin
Zülküf Karatekin

‘KAÇAK YAPILARDAN BAHSETMEK ABESTİR’

Yerel yönetimleri aldıkları süreçte kentte yaptıkları değişikliğe dikkat çeken Karatekin, “ 1999 yılında DEHAP olarak hiçbir planlamanın olmadığı, kaçak yapıların olduğu, ulaşımdan, yeşil alanlara kadar her şeyin talan edildiği, altyapının olmadığı belli saatlerde içme suyunun verildiği, borç batağına batmış bir yerel yönetimi devraldık. Devraldığımızda öncelikle planlama esasları alınıp, kentin öncelikli  hedefleri belirlendi” dedi.  Bugün ise kenti imar, ulaşım, master planı, alt ve üstyapısı bitmiş çağdaş bir kent haline getirdiklerini söyleyen Karatekin, “Yaptığımız tüm planlamaları bütçe dahil kent dinamiklerinin onayına sunduk. Kabul görmeyen hiçbir çalışmayı hayata geçirmedik. Bu başarının temeli budur. Üniversitelerde araştırma konusu olan bir kent için kaçak, plansız yapılardan bahsetmek abesle iştigaldir” dedi. 

‘İLK YAPTIKLARI İŞ KENTİN HAFIZASINI SİLMEK’

Kayyımın kentin hafızasını silmeye çalıştığını söyleyen Karatekin, “Bu kentin kültürünü, kimliğini yok sayarak bir kimlik üzerinden icraatlarının sürdürmeye çalışıyor. Bu kentin adı Amed’dir, ilk olarak bu tabelayı kaldırıyor geldiğinde. Bu kente yaklaşımlarını ortaya koyuyor aslında. Atanan kayyım bu kentin çoğul kimliğini yok sayıyor. Bu bir anlayışın yansımasıdır aslında. Bu kente AKP’nin kendi belediyelerinden teknik elemanları gelip nasıl yaptığımıza bakıp gidip kendi yerellerinde bizim çalışmalarımızı uyguladılar bunu da biliyoruz. Yapılan çamur at izi kalsın” dedi.

‘BÜTÜN YAPILARIMIZ RUHSATLI’

Yapılan bütün yapıların ruhsatlı olduğunu, aboneliklerinin yapıldığını söyleyen Karatekin, “DİSKİ tüm ilçelerin planlarını alıp içme suyu, kanalizasyon çalışmalarını yapma konusunda çalışmalar yaptı. Kırsalda dahi hizmet götürmediği susuz hiçbir köyümüz kalmadı. 2 yıl içerisinde 20 bin metreye  yakın kırsalda sondaj yaptık. 2 tane planımız ihalesi yapılmasına rağmen bu iktidar tarafından onaylanmadı. Merkezi hükümetin ambargosunda olan belediyeler böylesi başarılar elde ediyorsa bu kaynaklarını doğru kullandığı içindir, halkın kaynaklarını çarçur etseydi bu kent örnek hale gelmezdi. Sistemin bütün rahatsızlığı da burada aslında, bu kadar ambargoya, müfettişlere rağmen nasıl başarıyorlar sorunudur bu. Kayyım gelince kentte bütün kurumlar seferber edilmiş. Bizde ise  tam tersi bir durum vardı. Yapması gereken işleri bütün çabalarımıza, ısrarlarımıza rağmen eften püften gerekçelerle yapmayıp öteliyorlardı. Bu seferberliğe rağmen kente yaptıkları bir şey yok” diye konuştu.

PARK YAPILIRKEN TESCİLLİ DEĞİRMEN YIKILDI

Hz. Süleyman Camii projelerinin önemsedikleri bir proje olduğunu söyleyen Karatekin, “Arkeolojik park projesini yapmak istedik. 7 bin yıllık tarihi olan bir alan ve bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış. Arkeolojik kazı yapılmasını ve çıkan eserlerin bu parkta sergilenmesine dairdi projemiz. Kayyım bunu yapmadığı gibi bütün tarihi dokunun üzerini örttü ve ‘Diyarbakır’a park yaptık’ dedi. Arkeolojik olarak araştırılması gereken bir mekandı bu yapılmadı. Hatta oraya park yapılırken  tescilli olan bir değirmen de yıkıldı. Yapılan tamamen göz boyamaktır. Bu halkın iradesi olan meclisi var yasal olan bunu çalıştırmaktır. Olması gereken meclisin kendisi içerisinde bir vekil seçmesidir. Çıkarılan yasalarla beraber Belediye Meclisi baypas edilmiş ve atanan memurlarla bu kent idare edilmeye çalışılıyor”diye ifade etti.

‘YENİ ASFALT ÜZERİNE ASFALT ATTILAR’

“Varolanın ismini değiştirerek yeniymiş gibi kendine mâl etme anlayışı var” diyen Karatekin, “Kayyım gelmeden önce 2017-2018 yıllarına dair planlar yapıldı ve o planlar hayata geçiriliyor şimdi, yani kayyımın ekstra yaptığı hiçbir şey yok. Ulaşım sorununu  çözdük diyorlar, oysaki ulaşım sorunu yoktu ve ulaşım master planıyla toplu taşımayı tekrar getirdik kente. Çevreye duyarlı doğal gazlı otobüsler getirdik. Yeni asfalt üzerine asfalt yapmak, yapılan kaldırımları kırıp yeniden yapmak bu kente hizmet etmek değil halkın kaynaklarını çarçur etmektir. Örneğin, güneş enerjisi santrallerini kurmuştuk Sümerpark’ta, DİSKİ Gözeli havzasında. Yine bizim başladığımız ihalesini yapıp belli bir aşamaya getirdiğimiz  otogarda ki güneş enerji sistemi. Şimdi ise güneş enerjisi sistemlerini yaptıklarını iddia ediyorlar, bu doğru bir şey değil birilerinin emeğinin üzerine konmaktır”dedi.

‘ALGI OPERASYONU YAPILDI’

Yaşananları ‘algı operasyonu’ olarak nitelendiren Karatekin, “Belediyelerimiz sürekli karalanmaya çalışıldı. Kayyım süreci de böyle yürütüldü. Her gün yandaş medya kamuoyunda algı operasyonu yaptı. Neydi amaç kayyım sürecini hayata geçirmekti yani bu planlı bir operasyondu. Halk nezdinde hiçbir zaman kabul görmedi bu propaganda. Bizim belediyelerimizde yapılan denetim hiçbir yerde yapılmamıştır. Her ay rutin hale gelmişti denetlemeler ve hükümetin bilgisi dahilindeydi. Bu kadar teftişe rağmen hiçbir şey bulunmadı. Belediye başkanlarımızın hepsi tutuklu açın bakın soruşturmalarda ki suçlamalara hiç biri belediye faaliyetlerinden dolayı değildir sadece siyasi faaliyetlerinden dolayı tutuklular. O kadar müfettiş geliyordu böyle bir şey olsa bugüne kadar zaten yasal gerekleri yapılırdı” dedi. 

www.evrensel.net