TTK’de özelleştirme tehlikesi sürüyor

TTK’de özelleştirme tehlikesi sürüyor

Maden Mühendisleri Odası (MMO) Zonguldak Şube Başkanı Erdoğan Kaymakçı, yasa tasarısına 'TTK hariç' ibaresi getirilmesine ilişkin Evrensel'e konuştu.

Vedat YALVAÇ
Zonguldak

Zonguldak maden işçilerinin eyleminin ardından, hükümet maden sahalarının parçalanarak özelleştirilmesinin önünü açan torba yasa tasarısının 58. maddesine “TTK hariç” ibaresini koyma sözü verdi. Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay tarafından madencilere müjdelenen bu söz, özelleştirmenin durdurulmasını isteyen madencilerin talebini karşılıyor mu? “TTK hariç” ibaresi eklenmiş olsa da maddenin madencilere ve Zonguldak’a yansıması ne olacak? 

Sorularımıza yanıt veren Maden Mühendisleri Odası (MMO) Zonguldak Şube Başkanı Erdoğan Kaymakçı, hükümetin özelleştirmeden vazgeçmediğini, işçi almayarak TTK’yi yok etmeye çalıştığını, diğer yandan da TTK’ye ait rödovanslı sahaların ruhsatının özel şirketlere devredilmesinin önünü açtığını söyledi. 58. Maddenin mevcut haliyle geçmesi halinde TTK denetiminin ve sorumluluğunun da ortadan kaldırıldığını ifade eden Kaymakçı, düzenlemeyle havza madenciliğinden uzaklaşılarak yeni facialara kapı aralandığına dikkat çekti. 

Maden Mühendisleri Odası (MMO) Zonguldak Şube Başkanı Erdoğan Kaymakçı
Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı Erdoğan Kaymakçı

HAVZA MADENCİLİĞİNDEN UZAKLAŞMAK YENİ FACİALARA YOL AÇAR

Üretim ve planlamanın havza madenciliği ilkelerine uygun olarak, tek elden yapılması gerektiğini söyleyen Erdoğan Kaymakçı, “Yapılacak yasal düzenleme bu ilkeyi ortadan kaldıracak, havza madenciliği bitecek” diye konuştu. Değişikliğin Ermenek ve Soma’da olduğu gibi büyük facialara yol açacağına işaret eden Kaymakçı şöyle devam etti: “Soma havzasında çalışan firmalar vardı ve ruhsatlar ayrı ayrı verilmişti. Ermenek’te böyle bir olay yaşadık. Farklı firmalar tarafından üretim yapılıyordu. Firmaların birbirinden habersiz bir şekilde çalışmaları nedeniyle böyle acı bir yaşandı.” Zonguldak’ta özel firmaların çalıştığı rödovanslı sahaların da birbirine yakın olduğunu hatırlatarak benzer acı olayların Zonguldak’ta da yaşanabileceği uyarısında bulunan Kaymakçı, “Dolayısıyla bu maddenin bu haliyle düzenlenmesinin pek bir kazanım olmadığını düşünüyoruz” dedi. 

TTK DENETİMİ KALKACAK 

Zonguldak'ta irili ufaklı 20’ye yakın rödovans yöntemiyle çalışan saha olduğu bilgisini veren Erdoğan Kaymakçı, olası tehlikeleri şöyle sıraladı: “Şimdi bu yasal düzenlemeden sonra bu sahalar ayrı ayrı ruhsatlandırılacak. Ruhsatlar özel şirketlerin kendilerine ait olacak. Hem bu şirketler ton başı ödedikleri rödovans paralarını ödemeyecekler, hem de projeye uygun çalışıp çalışmadıklarının, işçi sağlığı ve işçi güvenliği önlemlerine yönelik yatırımların yapılıp yapılmadığının, bunlara uygun çalışıp çalışmadığının denetimi artık kurum tarafından yapılmayacak. Gelecekte bir facia yaşanması halinde direk ruhsat sahibi sorumlu olacak. Yani TTK’nin tüm sorumluluğu kalkmış oluyor. Biraz da buna yönelik bir düzenleme olduğunu söyleyebiliriz.” 

KAÇAK OCAKLAR ARTACAK

Zonguldak'ta net bir bilgi olmamakla birlikte yüzlerce kaçak olduğunu söyleyen Erdoğan Kaymakçı, bu sayının daha da artabileceğini dile getirdi. Kaymakçı, “Çünkü çok sayıda ruhsatlara bölünmüş sahalar olacak. Bu ruhsatlar TTK’deyken bir şekilde kaçak ocakların denetimini yapıyordu. Dolayısıyla her ruhsat sahası ayrı ayrı olacağı düşünüldüğünde bu sahalarda kaçak ocakların artacağını düşünüyorum” dedi. 

İŞÇİ ALMAYARAK TTK’Yİ YOK ETMEK İSTİYORLAR

TTK’nin geçmişte olduğu gibi bugün de verimli çalışmasını sağlayacak kadroları olduğunu ifade eden Erdoğan Kaymakçı, “Dolayısıyla bu kurum kamu adına, kamu madenciliği yapacak şekilde dizayn edilmeli, üretime yönelik olarak istihdam yapılmalı. Bu bölgedeki kömür damarlarının oluşumu teknolojik olarak çalışmaya pek müsait değil. Bu da istihdam ihtiyacı demek. Ama 3-4 yıldan beri üretime yönelik bir istihdam yapılmıyor. Dolayısıyla hem bu şekilde ruhsatları bölerek havza madenciliği ilkelerinden vazgeçiyorsunuz, hem de kurumun çalıştığı bölgelerde istihdama yönelik üretim yapmayarak kurumun yok edilmesinin önünü açmış oluyorsunuz. Böyle bir politika izleniyor şu anda” dedi.

KURUM BİLİNÇİ OLARAK ZARAR ETTİRİLİYOR

Hükümetin üretimin azalmasını öne sürerek “Bakın kurum zarar ediyor. Zarar eden kurumu ne yaparsınız” şeklinde algı yaratmaya çalıştığını dile getiren Erdoğan Kaymakçı, TTK’yı gözden çıkaran hükümetin kurumu bilinçli olarak zarar ettirdiğini kaydetti. Sadece Zonguldak bölgesinde bulunan taş kömürünün demir çelik sektöründe kullanılan stratejik bir hammadde olduğunu söyleyen Kaymakçı, daha ucuz iddiasıyla ithal kömür alınmasını eleştirdi: “Linyit sahalarında üretilen kömürlerimiz iç tüketimde kullanıyoruz. Termik santrallere veriyoruz. Bizim ithal ettiğimiz kömür de taş kömürü aslına bakarsanız. Şu an sanıyorum 30 milyon tona yakın bir taş kömürü ithalatımız söz konusu. Bunun için 4-4,5 milyar dolara yakın da döviz veriyoruz. Yani ülkemizde var olan bir serveti dışarıdan alıyoruz. Belki ürettiğimiz kömür ihtiyacımızı karşılamıyor ama bir kısmını karşılayabilirsiniz.” 

Dışa bağımlılıktan kurtuluşun bu yolla olabileceğini dile getiren Kaymakçı, Enerji Bakanı’nın “yerli ve milli kaynaklarımıza yöneleceğiz” açıklamasını hatırlatarak, şöyle devam etti: “Biz de bunu söylüyoruz ama bakanın söylemiş olduğu politikalarla değil, kamu adına üretim yapılmasını sağlayarak, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerine azami özen göstererek, teknolojik yatırımları yaparak sağlanmasını istiyoruz.”

Son Düzenlenme Tarihi: 10 Kasım 2017 07:33
www.evrensel.net