‘Bir yıl sonra da aynı şeyi söylüyor işimizi geri istiyoruz’

‘Bir yıl sonra da aynı şeyi söylüyor işimizi geri istiyoruz’

Açlık grevinde 246. gününü geride bırakan Semih Özakça direnişlerinin birinci yılı ile ilgili konuştu.

Geçtiğimiz yıl 9 Kasım’da “İşimi geri istiyorum” dövizi ile Yüksel Caddesi’nde eylem yapmaya başlayan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça direnişlerinin birinci yılını geride bıraktı.

Nuriye Gülmen, açığa alınmasının ardından 9 Kasım 2016’da “Açığa alındım, işimi istiyorum” dövizi ile birlikte Ankara Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde direnişe başladı. Mardin’de sınıf öğretmenliği yaparken KHK ile ihraç edilen Semih Özakça, iki hafta boyunca tek başına basın açıklaması yapmaya çalışan ve defalarca gözaltına alınan Nuriye Gülmen’in yanında yer alarak geçtiğimiz 1 yıl boyunca işe iade taleplerini yineledi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Zeynep Altıok, Yüksel Direnişinin 1. Yılında Semih Özakça’yı evinde ziyaret etti. Açlık grevinde 246. Günü geride bırakan Özakça burada yaptığı açıklamada “9 Kasım 2017’deyiz…Ve hala işini isteyeni savunanları, işini isteyenleri hala gözaltına alıyorlar. İşini istemek, ekmeğini savunmak kesinlikle suç değil ve meşrudur. Bizler işimizi istediğimiz için açlık grevindeyiz. Dün ne dediysek yani bir sene önce ne dediysek bir sene sonra aynı şeyi söylüyoruz. Tek bir talep; işimizi geri istiyoruz” dedi.

‘BİR YIL SONRA DA AYNI ŞEYİ SÖYLÜYOR İŞİMİZİ GERİ İSTİYORUZ’

Semih Özakça, yaptığı açıklamada işini ekmeğini istemenin asla suç olmayacağını belirtti. Özakça başlattıkları eylemde bir yılı geride bıraktıklarını ifade ederek “Bizler işimizi istediğimiz için açlık grevindeyiz. Demokratik kanallar ne diyor; basın açıklaması, eylem yapmak. Hukuksal kanallar ne diyor? Hukuksal kanal olarak OHAL gösteriliyor. Mahkemeler gösteriliyor ama mahkemeler çalışmıyor. Biz demokratik kanalların yolunda demokratik taleplerimizi gösterdiğimizde gözaltına alınıyoruz. Göz altılardan sonra tutuklamalar yaşanıyor. Davalar açılıyor, ailelerimize dahi dava açılıyor. Bu koşullarda hangi özgürlükten bahsedebiliriz? Bu koşullarda hangi adaletten bahsedebiliriz? Biz adalet istiyoruz. Biz onurumuzu savunuyoruz. Ekmeğimizi işimizi istiyoruz. Dün ne dediysek yani bir sene önce ne dediysek bir sene sonra aynı şeyi söylüyoruz. Tek bir talep; işimizi geri istiyoruz” dedi.

‘OHAL KOMİSYONU İVEDİLİKLE TOPLANMALIDIR’

Zeynep Altıok, Semih Özakça’yı ziyareti esnasında CHP olarak ifade, düşünce özgürlüğünü savunduklarını, barışçıl direnişte bulunan insanların yanında olduklarını kaydetti. Altıok, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın kritik eşiği aştığını ve yaşam savaşı verdiklerini söyledi. Açıklamasının devamında OHAL komisyonunun hemen harekete geçmesi gerektiğini de söyleyen Altıok “Dün TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nda bu konuyu dile getirdim. İvedilikle OHAL Komisyonu’nun Nuriye ve Semih’in başvurularını gündeme almaları gerekliliğini ifade ettim. Komisyonda bu konuyla ilgili milletvekilleri olarak bir dilekçe verdik. Nuriye ve Semih’in işe iade taleplerinin değerlendirilmesi, bu konuyla ilgili adım atılması gerektiğini söyledik. Bugün birinci yılı dolan bir süreçten bahsediyoruz. Hak talep eden insanlara yanıtın hemen verilmesi gerekmektedir. Komisyon konuyu inceleyeceğini belirtti. Ancak bir gün bile çok önemli ve hayati. İvedilikle harekete geçilmeli” dedi.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI İSMET YILMAZ’IN AÇIKLAMALARI  

Altıok, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ile ilgili açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’a, Özakça’nın evinden cevap verdi. Altıok “Dün Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın yapmış olduğu bir açıklama var. Orada bu sürecin noktalanması yerine direnişte bulunan insanların haksızlık yaptığına dönük akıl almaz bir dil kullanmıştır. Bunu kabul etmiyoruz. Hükümet, iktidar görevini yapmalı OHAL komisyonu Nuriye ve Semih’in dosyasına en hızlı şekilde bakmalıdır. Nuriye ev Semih’in yaşaması, iki insanın canının kazanılması insan hakları için esas olmalıdır” dedi. (HABER MERKEZİ)
 

Son Düzenlenme Tarihi: 09 Kasım 2017 17:35
www.evrensel.net