SES üyesi sağlık emekçileri baskı ve mobbingi protesto etti

SES üyesi sağlık emekçileri baskı ve mobbingi protesto etti

SES Şişli Şubesi üyeleri Baltalimanı Kemik Hastalıkları Hastanesi'nde yönetimin baskılarına maruz kalan SES üyesi Nafel Aslan için açıklama yaptı.

Sağlık emekçileri ağır çalışma koşullarında çalışırken aynı zamanda hastane yönetimlerinin uyguladığı mobbing ile de yüz yüze kalıyor. Bugün Baltalimanı Kemik Hastalıkları Hastanesi'nde yönetimin baskılarına maruz kalan çalışan SES üyesi Nafel Aslan için SES Şişli Şube üyeleri hastane başhekimliği önünde basın açıklaması yaptı.  

“Sağlık işleri ekip işidir”, “KHK'ler geri çekilsin”, “Mobbinge hayır” ve “Güvenli ortamda güvenceli çalışmak istiyoruz” yazılı dövizler taşınırken sıklıkla “Sağlıklı yaşam, güvenceli iş!”, “Nafel Aslan yalnız değildir!” , “Baskılar bizi yıldıramaz!” , “Parasız eğitim, parasız sağlık istiyoruz!” sloganlarının atıldığı eylemde ilk olarak KESK üyesi ihraç edilen öğretmen Sinan Eşiyok söz aldı.

Bir gecede yayınlanan KHK ile haksız hukuksuz bir şekilde işlerinden, ekmeklerinden edildiklerini belirten Eşiyok: “Hala KHK ile işinde edilmeyen arkadaşımız Nafel Arslan’ın ise işyerinde çalışma alanı daraltıp, mobing uygulanarak sindirilmeye çalışılmaktadır. Yeni KHK’lere zemin hazırlanıyor. İşyerlerimizde iktidarın, güçün istekleri doğrultusunda değil halkın talepleri olan herkese eşit, üçretsiz, nitelikli sağlık ve eğitim hakkı savunduğumuz için sindirilmeye çalışılmaktadırlar Bizler buna kesinlikle müsade etmeyeceğiz” dedi. 

Basın açıklamasını Ses Şişli Şubesi Eş Başkanı Abuzer Aslan okudu.
Abuzer Aslan açıklamsında şunları söyledi: “Bizler bugün burada sağlık alanında yaşadığımız  ardı arkası gelmeyen sonu  şiddet ve ölümlerle  sonuçlanan sorunlarımızı paylaşmak için bir aradayız.

AKP iktidarının kâr ve para hırsı nedeniyle yap-boz tahtasına çevirdigi performans sisteminin en kötü sonuçlarını son bir haftada 3 sağlık emekcisinin intiharıyla en acı şekilde yaşamaktayız. Oldukca kötü çalışma koşulları ozellikle asistan hekimlerin 32 saate varan aralıksız nöbet tutmaları, eğitim hastaneleri eğitim vermekten çok, idarecileri memnun etme, daha çok para kazandırma hedefi biz sağlık emekcilerinin sağlığını ciddi olarak tehdit etmektedir.”

Hastanelerin artık tamamen bir işletme mantığı ile çalıştırıldığını belirten Aslan “ ‘Ne kadar çok hasta o kadar çok para kazanma’ hırsı biz sağlık emekcilerini her geçen gün biraz daha umutsuzluğa itip,bir daha öldürüyor. Daha çok hasta bakıp,daha çok para kazanma hırsı hastanelerde çalışanlar arasındaki iş barışını tamamen ortadan kaldırip, mobbing uygulanmasina neden oluyor. Bu hastanede çalışan arkadaşımız Nafel Aslan'da bu kötü çalışma koşullarından kaynaklı sık aralıklarla amirleri ve çalışma arkadaşları tarafından baskı ile karşılaşıp hakkında cok sayıda tutanak tutularak savunması istenmiştir. İdarenin iş ahlakı gereği kendi içerisinde çözülebilecek küçük detayları dahi çok büyütülüp sürekli savunma isteyip, cezalar vermesi ile arkadaşımız ciddi sorunlar yaşamaktadır” dedi. 

Hastanelerde yaşanan şiddet ve darp vakalarına dikkat çeken Aslan, “Sağlık kurumlarında neredeyse her gün çok ciddi darp ve şiddet olayları yaşanıyor.Hastanelerde basına dahi yansıyan oldukça tehlikeli iş güvenliği zaafiyetleri varken, hastaların muayene ve ilaç katkı payları had safhaya çıkmışken iktidar buna çözüm bulmak yerine, çalışanlara güvencesiz ve sağlıksız ortamlarda çalışmayı dayatıp sağlık alanını taşeron cennetine çevirmiştir. Bu kadar yoğun bir iş yükü varken iktidar buna çözüm bulmak yerine, çalışanlara güvencesiz çalışmayı dayatıp sağlık alanını taşeron sistemi ile yönetmektedir. Var olan kalifiye kadroları kendinden olmayanı ‘terörist’ ilan edip arkası gelmez KHK'lerle kamudan ihraç edip binlerce kamu emekçisini açlık ve sefalet ile yuzyuze bırakmaktadır.İhraç edilen binlerce kamu emekçisinin hiçbir talebini dinlemeye dahi tahammül göstermedigi gibi çözüm olarak direnenlere cezaevlerini reva görmektedir” dedi.  (HABER MERKEZİ)
                

 

www.evrensel.net