Adana Barosu: Koşulları ortadan kalkan OHAL'e son verilmeli

Adana Barosu: Koşulları ortadan kalkan OHAL'e son verilmeli

Adana Barosu Başkanı Veli Küçük, OHAL koşullarının ortadan kalktığını belirtti. Küçük, OHAL'in amacı dışında kullanıldığını söyledi.

Adana Barosu kahvaltılı toplantı düzenleyerek basın mensuplarıyla gündemi değerlendirdi. OHAL’le birlikte artan hukuksuzluklara dikkat çeken Adana Baro Başkanı Veli Küçük, OHAL koşullarının ortadan kalktığını belirterek TBMM’yi de askıya almış olan OHAL’in nedeninin dışına çıkan pek çok konuda yasa çıkarıldığını belirterek bir an evvel kaldırılması gerektiğini ifade etti. Vatandaşların kendisini güvende hissedeceği yerin adliye sarayları olduğunu ifade eden Küçük, yargıya güvensizliğin yüzde 83 olduğunu belirterek bağımsız bir HSK olmaksızın bu sorunun çözülemeyeceğini ifade etti.

‘YARGIYA AKP ÜYELERİ ATANIYOR’

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’ndeki 1’e karşı 2 oyla verilen karar sonrası kararı verenlerin başka yerlere gönderilip, karşı oy veren hakimin o daireye başkan yapıldığını anlatan Küçük, “Böyle oluyorsa bu ülkede hiçbir yargı mensubu kendisini güvende hissedemez. 2010 Referandumunda HSK’nin yapısı ile ilgili düzenlemeler gündeme geldiğinde karşı çıkmıştık. Bu cemaat gruplarına hizmet eder demiştik. HSK’nin yapısını bağımsız hale getirmeden bu sorunu çözebilmemiz mümkün değil” dedi. Bugün yargıya kadrolaşma mantığı ile bakmanın had safhaya ulaştığını dile getiren Küçük, “Hakim ve Savcı alma başarı puanı 54’lere düşürüldü. Alınan isimlere baktığımızda AKP Kadın Kolları başkanı, gençlik kolları üyesi, ilçe yönetimindeki isimler… Çok dikkat çekici. Bu var olan sürecin olumsuzluğunu daha da gerilere götürecek. Yargıda bağımsızlığı sağlayamazsanız kamunun hiçbir alanına sirayet ettiremezsiniz. Emniyete de, sağlığa da, Milli Eğitim’e de… İnsanların kendilerini en güvende hissedeceği yer adliye sarayları bunu sağlayamadığınız yerde toplumsal bağımsızlık olmaz” diye konuştu.

‘BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ, SAVUNMA VE ADİL YARGILAMADA TABLO KARANLIK’

Türkiye’de basın özgürlüğünde gelinen noktayı Sınır Tanımayan Gazeteciler’in verdiği rakamlarla anlatan Küçük, “Türkiye’nin basın özgürlüğü konusunda 180 ülke arasına 155’inci sırada olduğunu belirterek “Bir önceki sıralamaya göre 5 sıra daha düşmüşüz. Her geçen gün daha da geriliyoruz” dedi. İfade özgürlüğü ve savunma hakkı ve adil yargılanma hakkı konularına da tablonun karanlık olduğuna değinen Küçük, KHK ile kapatılan Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı’nın neyle suçlandığın bilmeden gözaltında olduğunu ifade etti. Kozağaçlı’nın Semih Özakça ve Nuriye Gülmen için tutuklanan 14 avukatla birlikte savunma hazırlığı yaptığını dile getiren Küçük, gözaltına alınan avukatlara  “Savunma hakkı ne hale gelmiş durumda… Avukatlara susma hakkını neden kullandırttın, neden Berkin Elvan ya da Nuriye Gülmen, Semih Özakça davasına avukatsın?’ gibi sorular soruluyor” dedi. Avukatların rolüne ilişkin temel ilkelerin düzenlendiği Türkiye’nin de tarafı olduğu Havana Kuralları’ndan bahseden Küçük, Havana Kuralları’nda avukatlara diğer mesleklerde olmayan insan haklarını savunmak konusunda sorumluluk verildiğini belirterek devletlere de bu konuda avukatlara yardımcı olma sorumluluğu verdiğini ifade etti.
Yargıya olan güvensizliğin yüzde 9’u kararsız olmak üzere toplam yüzde 83 olduğunu dile getiren Küçük, şeffaf, denetlenebilir bir yönetim olması gerektiğini ifade etti. Küçük, TBMM’nin askıya alındığı OHAL’in çıkarılan 28 KHK ile amacını aştığını ifade etti. KHK’lerin içerisinde evlilik programları, avukatlık vekalet ücretleri gibi alakasız düzenlemeler olduğunu dile getiren Küçük, “Çağdaş ülkelerde bunların olmaması gerekir” dedi.  OHAL’in koşularının ortadan kalktığını ifade eden Küçük, Genelkurmay Başkanı’nın “darbe girişimi püskürtülmüştür” sözlerine dikkat çekerek  “OHAL bir an evvel sonlandırılmalıdır” dedi.

‘10 EKİM’DE DEVLETİN İHMALİ ORTADA’

10 Ekim Ankara Katliamı’nın göz göre göre geldiğini ifade eden Küçük, zanlıların isimlerinin, fotoğraflarının gazetelerde yayınlandığını dile getirdi. Küçük, buna rağmen katliamın gerçekleşmesinin düşündürücü olduğunu belirterek devletin vatandaşlarının can güvenliğini koruma sorumluluğuna ve katliamda devletin ihmalinin ortada olduğuna dikkat çekti.

‘12 EYLÜL GÜNLERİNİ ANLATAN ANILARI HATIRLADIM’

Av. Engin Gökoğlu’nun cezaevinde darbedilmesi ile ilgili soruya cevap veren Küçük, Baro Başkanları olarak kendisini ziyaret edeceklerini belirterek “Gönderdiği mektubu okuyunca 12 Eylül günlerini anlatan anıları hatırladım. Kolu kırılıyor, 24 saat doktora götürülemiyor. Ayaklarından sürüklenerek götürülüyor. Bu devletin can güvenliğini sağlama noktasında yanlış. Devletin kendi binası içerisinde oluyor. Delilleri karartmayı önlemek için açığa alınarak soruşturma yürütülmeli. Bu konuda TBB de bu konularda daha fazla sorumlu davranmalı” dedi. (Adana/EVRENSEL)

www.evrensel.net
ETİKETLER OHALAdana