Aile Bakanlığı bütçesinde kadına yer yok

Aile Bakanlığı bütçesinde kadına yer yok

SES, Meclis komisyonunda görüşülecek olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bütçesine ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Meclis komisyonunda görüşülecek olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bütçesine ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden, 2018 yılında merkezi bütçeden Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na ayrılan payın yüzde 4'ten yüzde 3.5' düştüğünü kaydetti. Bakanlık bütçesinin yüzde 84'ünün ise Bakan Sayan’ın ifadesine göre sosyal yardımlar için tahsis edildiğine dikkat çeken Erden, AKP hükümetinin bu yatırımlarla bağımlılık mekanizmasını güçlendirmek istediğini vurguladı.

KESK'e bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Meclis Plan ve Bütçe Komisyonunda 9 Kasım günü görüşülecek olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bütçesine ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. 

SES Genel Merkezi’nde gerçekleşen açıklamayı SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden, bu yıl merkezi bütçeden 26 milyar 690 milyon 506 bin TL pay ayrıldığını söyledi. Erden, bakanlık bütçesinin sosyal hizmet alanında çalışanları görmeyen, sosyal hizmeti “sosyal yardım” ile sınırlandıran ve kadını aile içine hapseden bir bütçe olduğunu ifade etti. 2017 yılı merkezi yönetim bütçesi içerisinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının payının geçen yıl yüzde 4 olduğunu aktaran Erden, bu oranın 2018 yılında yüzde 3.5’e düştüğünü söyledi. Erden bütçede parasal bir artış olmasına karşın oransal düşüş olduğunu dile getirdi. Bakanlık bütçesinin yüzde 84'ünün ise Bakan Fatma Betül Sayan’ın ifadesine göre sosyal yardımlar için tahsis edildiğine dikkat çeken Erden, AKP hükümetinin bu yatırımlarla bağımlılık mekanizmasını güçlendirmek istediğini vurguladı.

KADINLAR SOSYAL YARDIMA MUHTAÇ EDİLDİ

Bakanlık bütçesinin kadınların şiddet, düşük ücretli ve güvencesiz çalışma, istihdama ve kamusal hizmetlere erişimde ayrımcılık vb. temel ihtiyaçlarına çözüm üretmekten uzak olduğunu dile getiren Erden, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünün bütçesinin 2014’ten bu yana azalmasına dikkat çekti. Erden, yeni bütçe ile kadının aile içinde daha fazla konumlandırılmasının amaçlandığını ve kadınların çalışma yaşamına katılımının da yalnızca esnek ve güvencesiz istihdama katılma şartına bağlandığını söyledi. Sermayenin öncelikleri temel alınarak kadınların toplumsal zemindeki yerinin değil, sosyal bağımlılık oluşturan mekanizmaların güçlendirildiğine dikkat çeken Erden, sosyal yardımlar için vakıflara ve kurumlara başvuranların yüzde 80’inin kadınlar olduğunu kaydetti. Erden, sosyal yardımların hakkaniyetli dağıtılmaması, hükümetlerce oy kaynağı olarak görülmesi, yolsuzluk gibi sorunları sıraladı.

DANIŞMA MERKEZİ VE TECAVÜZ KRİZ MERKEZİ TALEBİ

Erden, nitelikli ve gerçek bir sosyal hizmet hakkı ve emekçilerin insanca çalışma ve yaşama hakları için önerilerini şöyle sıraladı:

* Sosyal hizmetlerin kamusal bir hizmet olarak sunulması, ihtiyaç duyan herkesin ayrımsız şekilde, ücretsiz, eşit, nitelikli ve anadilinde hizmete ulaşması sağlanmalıdır.

* Anne-çocuk ve kadın sağlığı konusundaki tüm hizmetler, özellikle de koruyucu sağlık hizmetleri sağlanmalıdır.

* Çocuk evleri konusunda dinci cemaatlerle imzalanan ve kimsesiz çocuklarımızı gerici vakıfların eline teslim eden tüm protokoller acilen iptal edilmelidir!

* Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nda çalışan çocuk eğiticilerinin kadrosu genel idari hizmetler sınıfından çıkartılarak sağlık hizmetleri sınıfına alınmalıdır; meslek guruplarının meslek tanımları ve meslek sınırları alanda örgütlü sendikalar ve meslek örgütleri ile yeniden yapılmalı; “sosyal çalışma görevlisi” adı altında yapılan tanımlama ve görevlendirmeler iptal edilmeli; sosyal çalışma görevlisi adı ile meslek guruplarının kendi görevleri dışında çalıştırılmalarına neden olan düzenlemeler iptal edilmelidir.

* Acilen Kadın Bakanlığı kurulmalıdır.

* 50 bini aşkın nüfuslu yerleşim birimlerinde, transların da yararlanabileceği en az bir kadın sığınağı/yaşam evi, 10 bini aşkın nüfuslu yerleşim birimlerinde en az bir danışma merkezi, her 20 bin kadın için bir tecavüz kriz merkezi açılmalıdır.

* Bakanlığa bağlı kurumlarda 24 saat açık, nitelikli, anadilinde eğitim ve bakım hizmeti veren, ücretsiz kreşler açılmalı; kreşler 0-3 yaş çocuk grubunu da içerecek şekilde düzenlenmelidir. Bu kreşlerden istihdam biçimi ve meslek ayrımı olmaksızın tüm emekçilerin yararlanması sağlanmalıdır. (Ankara/EVRENSEL)
 

www.evrensel.net