Lee Miller sergisinde moda ve savaş buluşuyor

Lee Miller sergisinde moda ve savaş buluşuyor

İsveç’in başkenti Stockholm'de Kadın Fotoğrafçısı Lee Miller sergisi ile moda ve savaş bir araya gelecek.

Murat KUSEYRİ
Stockholm

1900’lü yılların Kadın Fotoğrafçısı Lee Miller, birbirleriyle pek bağdaşmayan moda ve savaşı İsveç’in başkenti Stockholm’deki bir sergide bir araya getiriyor.

1920’lerin başlarında New York’ta model olarak çalışmaya başlayan Lee Miller’in kariyeri  kadın pedi bulunan bir reklamda yer almayı reddedince son bulur. Paris’e giderek sürrealist Man Ray ile tanışan ve birlikte çalışan Miller, sürrealist resimler çizer, portre ve moda resimleri çeker, savaş muhabirliği yapmaya başlar.

Charlie Chaplin gibi ünlülerin portrelerini çeken Miller, ABD’de yayımlanan Vanity Fair dergisi tarafından 1924 yılında döneminin en önemli fotoğrafçılarından biri olarak gösterilir. 

İkinci Dünya Savaşı yıllarında Vogue’nin savaş muhabiri olarak Londra’nın bombalanmasını, müttefiklerinin ilerleyişini, Nazi işgalini protesto için dudaklarını kırmızıya boyayan Parisli kadınları, Dachau ve Buchenwald toplama kamplarındaki mahkumların özgürleştirilmesini fotoğraf makinesiyle belgeselleştirir.

HİTLER’İN KÜVETİNDE RESİM ÇEKTİRDİ

Lee Miller, Amerikalıların Hitler’in evini ele geçirmelerinden bir saat sonra meslektaşı David Scherman’la birlikte oraya gider. Sherman’ın çektiği ünlü fotoğrafta Miller, Hitler’in küvetinin içindedir. Yerde potinleri ve sehpada üniforması bulunmaktadır. Miller, daha sonraları “Nazilerin Dachau’deki pisliklerini temizlemek için” küvet içinde fotoğraf çektirdiğini söyleyecektir.

Savaşın yol açtığı yıkım ve modanın birlikte yer aldığı resimlerinde Miller’in savaşı, kadınların perspektifiyle Vouge okuyucularına yansıttığı söylenir. Sergilenen resimleri arasında bir sığınakta gaz maskeleri ile poz veren mankenler, bir diğerinde leopar motifli giysiler giyip Avrupa haritasını inceleyen bir kadın vardır.

İkinci Dünya Şavaşı’nın bitiminden sonra Miller, kendini içkiye verince ve makale yazmayı aksatınca Vouge’deki işine son verilir. 21 Temmuz 1977 günü kanser hastalığından yaşamını yitirir.

Ölümünden sonra oğlu, Miller’in dairesinde gizlenmiş 60 bin civarında resim ve negatif film bulur. Şimdi bu resimlerden bazıları ilk kez Stockholm’de kültürevinde sergileniyor. Sergi 4 Mart 2018 gününe kadar devam edecek.

TEK SİLAHI KAMERASIYDI

“Moda ve Savaş” adlı  serginin açılışına Miller’in oğlu Antony Penrose da katılarak bir konuşma yaptı. Annesinin savaşı belgelemek istediğini söyleyen Penrose, “En yakın arkadaşları Paris’te ölürken O evde kalmayı reddetti ve tek silahı kamerasıydı. Ama her şeyden önce Lee’nin sürrealist bir sanatçı olduğunu unutmamak gerekir. Sürrealizm önce Dadaizme daha sonra da Birinci Dünya Savaşı’na yönelik bir protestoydu. Onlar politikacıların yeteneksizlikleri ve ahmaklıklarına dikkati çekmek için her şeyi yaptılar” dedi.

Penrose, annesinin Nazilerle iş birliği yapan Chanel moda firmasıyla çalışmayı reddettiğini de sözlerine ekledi.

www.evrensel.net