Hekimler: Çalışırken ölmek istemiyoruz

Sağlık çalışanları, ağır çalışma koşulları nedeniyle yaşanan intiharların aslında cinayet olduğunu söyledi.

Batman, Adana ve İstanbul’da 2 gün içinde 2 hekim ve 1 tıp öğrencisinin, yoğun iş temposu nedeniyle yaşamına son vermesi gözleri sağlık iş kolundaki çalışma koşullarına çevirdi. Sağlık çalışanlarının maruz bırakıldıkları ağır, güvencesiz ve sağlıksız iş koşulları nedeniyle intihar olaylarında artış yaşanırken, hekimler bunun “intihar” değil “cinayet” olduğu değerlendirmesi yapıyor.

‘SAĞLIKLI BİR ORTAMDA ÇALIŞMAK İSTİYORUZ’

Diyarbakır Tabip Odası Eş Başkanı Mehmet Şerif Demir, hekimlik mesleğinin birincil sorumluluğunun daha sağlıklı bir ortamda ve toplumda sağlıklı bir yaşam sürdürmek olduğunu ifade etti. Son dönemlerde sağlıkta dönüşüm adı altında koşulların yerle bir edildiğine dikkat çeken Demir, KHK’lerle ihraç edilen yaklaşık 37 sağlık çalışanın intihara maruz bırakıldığını, ancak bunun intihar değil cinayet olduğunu söyledi. Demir, “Biz mesleğimizi yaparken, insanların sağlığını daha iyi yapmak için mücadele ederken kendi sağlığımızdan da olmak istemiyoruz. Biz hekimler ölmek istemiyoruz. Daha iyi ve barışçıl bir toplumda yaşamak istiyoruz” diyerek, yaşanan ölümlere tepki gösterdi.

‘İHRAÇLAR İŞ YÜKÜNÜ ARTTIRDI’

Sağlık çalışanlarının mobbing, güvencesiz çalışma gibi birçok sorunla karşı karşıya kaldığını belirten Demir, keyfi uygulamaların arttığını, sağlık çalışanlarının hiçbir neden olmadan KHK ile işten çıkarıldığını söyledi. Demir, “İhraç edilmeyen ve geriye kalan sağlıkçılar da bu süreçten etkileniyor. İhraç edilenlerin yerine başka birini almak gibi bir şey yok. Kalanların iş yükü artıyor. İhraç edilen arkadaşının işini de yapmak zorunda bırakılıyorsun. Bu da beraberinde çalışma yükünde aşırılığı, keyfi uygulamaları getiriyor” dedi.

‘HEKİMLERİN İMDAT ÇIĞLIĞINA CEVAP VERMELİYİZ’

Yaşanan intiharları, hekimlerin imdat çığlığı olarak değerlendiren Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi Üyesi Dr. Şehmus Gökalp ise “Bu imdat çığlığına karşı mutlaka cevap aramalıyız, çözüm bulmalıyız” dedi. Tıp öğrencisinin intiharıyla birlikte tıp eğitimin ağırlığına dikkat çeken Gökalp, Sağlık Bakanlığı’nın buna karşı tedbirler alması gerektiğini söyledi.

‘BIRAKTIKLARI NOTLARI ANLAMALIYIZ’

Bir sağlık çalışanın 36 saat çalışmasının riskine değinen Gökalp, sağlık çalışanlarının çalışma saatlerinin, yükün tekrar düzeltilmesi gerektiğine ihtiyaç olduğunu söyledi. Gökalp, intihar etmeye maruz bırakılan meslektaşları için “Bıraktıkları notlarını anlayacak, bunu dinleyecek sağlık bakanlarına ihtiyacımız var” diyerek, sayısız defa maruz bırakıldıkları çalışma koşullarının düzeltilmesi için Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulunduklarını, ancak sonuç alamadıklarını dile getirdi.

‘İHRAÇLAR HEKİMLİK MESLEĞİNİ YIPRATTI’

Sağlık politikasının sağlık çalışanlarını yıprattığını söyleyen Gökalp, sağlık çalışanlarının bir esnafa çevrildiğini ve hastanelerin birer işletme haline getirildiğini ifade etti. Sağlık çalışanlarının çalışırken, şiddete, tacize ve tükenmişliğe maruz bırakıldığını aktaran Gökalp, OHAL süreciyle birlikte yaşanan ihraçların da hekimlik mesleğini yıprattığını ve hekimliğin güvencesi olmayan bir meslek haline getirildiğini sözlerine ekledi.

KOŞULLAR DÜZELTİLMEZSE...

Dört binin üzerinde hekimin mesleğinden ihraç edildiğine dikkat çeken Gökalp, meslek çalışanları, kurumlar olarak bu duruma karşı politikalar geliştirilmesi gerektiğine işaret etti. Gökalp, son olarak sağlık hizmetlerinin sağlık piyasasına dönüştürülmemesi gerektiğini belirtti.

www.evrensel.net