Bir devlet üniversitesi, neden bu kadar çok para alıyor?

Bir devlet üniversitesi, neden bu kadar çok para alıyor?

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) öğrencileri, üniversitelerinde her şeyin pahalı olduğunu belirterek, eğitimin de yetersiz olduğunu dile getirdi.

Mert SAMYELİ
Kübra LAZ
Kocaeli

Kocaeli Üniversitesi öğrencileri üniversiteden ve geleceklerinden endişeli. Öğrenciler, üniversitede her şeyin pahalı olduğunu ve eğitimin yetersiz olduğunu söylerken, gelecekte de iş bulma konusunda endişeli olduklarını anlatıyorlar.

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) öğrencileriyle üniversiteye ve geleceğe dair sorunlarını sıkıntılarını çözüm önerilerini konuştuk. Siyaset bilimi ve kamu yönetimi okuyan Serhat, aldığı bursla geçinemediğini anlatıyor: “Ailemden istiyorum. Biraz o yolluyor. Ekonomik olarak da çok sıkıntı çekiyorum. Kitaplar pahalı. Yemekhane pahalı. Kredi kartlarına borcum oluyor. Yazları üç ay çalışarak borcumu ödüyorum, kışın borçlarımı yeniliyorum. Otobüse verecek para bulamadığım için sınavıma gidemediğim oldu.” 

Serhat, üniversiteye büyük umutlarla geldiğini ancak hayal kırıklığına uğradığını söylüyor: “Bir sürü hocamız barıştan taraf oldukları, yaşamdan yana oldukları içim ihraç edildiler. Bu sadece bizim okul için geçerli değil. Ülkedeki pek çok üniversite için geçerli. Boşluk doldurmak için bölümle alakalı olmayan hocaları getirip derslere koydular. Ve bunun bir anlamı olmadı. Dersler verimli geçmiyor.” Serhat, “Nasıl bir eğitim istiyorsun?” sorumuza “Kitapların ücretsiz olduğu, hocanın derste ders anlattığı öğrenciye anlattırmadığı, öğrencilerin ücretsiz barınma hakkının olduğu bir eğitim istiyorum” şeklinde cevap veriyor. Kutay da inşaat mühendisliği bölümünde okuyor. “Hocalarımdan memnunum ama gördüğüm dersler bana bir katkı sağlamadı” diyen Kutay, verilen eğitimin yetersiz olduğunu ifade ediyor. Eğitim politikalarının hızla bilimsellikten uzaklaşmasını değerlendiren Kutay, “Geçmişte Avrupa’da da bilimsellikten uzaklaşıldı ve uzaklaşanlar unutulmaya yüz tuttu.” diyor.  Kocaeli Üniversitesinde e-derslerin paralı hale gelmesinden de şikayetçi Kutay: “Bir devlet üniversitesinin bu derslerden para alması mantıksız.” 

‘MONT ALMAYA BİLE PARAMIZ YETMİYOR’

Çevre mühendisliği bölümünde okuyan Emre de gelecekten endişeli olduğunu söylüyor, “Buradan mezun olunca ne yapacağını hiç bir arkadaşım bilmiyor, fakültede bir çok kişi ‘şu sertifika, bu program’ peşinde koşuyor ancak ben bunun da çözüm olduğunu düşünmüyorum.” diyor.  Aldığı bursun kendisine yetmediğini de ifade eden Emre, geçinemediğinden dolayı günlük işler yaptığını anlatıyor: “Burs hiçbir şekilde yetmiyor. Yurt parası, yol parası, yemek parası, kitap parası derken mont almaya bile paramız kalmıyor. Umuttepe kışında donuyoruz.”  Üniversitede her şeyin paralı olduğunu söyleyen Emre, “Zaten bizim cebimizde ne varsa almaya çalışıyorlar. Rezalet yemekleri olan yemekhaneye zam yapıyorlar, e-derslerden ücret alıyorlar. Ancak öğrenciler tepki verirse bunlar değişir. Bütünlemeleri kaldırdıklarında da öğrenciler tepki verdiğinde geri getirmişlerdi, öğrenciler toplanıp bir araya gelmeden hiçbir şey değişmiyor, toplanıp tartışıp en uygun yolları bulup bu yollarla tepki vermek şart.” diyor 

Elektrik mühendisliği bölümünde okuyan Yakup da bölüme iş imkanı çok olduğunu duyduğu için geldiğini ancak bölümün beklentilerini karşılamadığını söylüyor. “Üniversitelerin laik, bilimsel, demokratik eğitimden yoksun olduğunu düşünüyorum.” diyor Yakup ve “Bilimsel bir eğitimden yoksunuz.” ifadelerini kullanıyor. Gelecek kaygısı da duyduğunu dile getiren Yakup “Sonuçta mühendislere verilen maaşlar belli. Aldığımız eğitim ve yaptığımız işin karşılığı o paralar değil. Tanıdığın varsa işlere girebiliyorsun. Özel kuruluşlarda çalışmak için de bir çok  kriter arıyorlar o yüzden onun da olması zor.” diyor.

‘KULÜPLER DEVLET DAİRESİ GİBİ’

Gazetecilik öğrencisi Yusuf da üniversite eğitiminin hayal kırıklığı yarattığını dile getiriyor ve dersler dışında kendisini geliştirecek bir alan bulamadığından da şikayet ediyor: “Kendimi geliştirecek alan olarak okulun ajansını görüyordum ancak orası da her hafta gazete çıkaracağız diye diye 8 ayda gazete çıkardı.” “Peki bu durumun nedeni ne?” diye soruyoruz, Yusuf, “İletişim öğrencisi olarak üniversite gözünde de ülke gözünde de önemli görülmüyor” şeklinde cevap veriyor. Yine gazetecilik okuyan Yunus da fakültenin ajansının yetersizliğine değiniyor: “Ajans kimseye bir şey katmıyor, 4-5 kişinin oyun parkına dönmüş durumda. Kafalarına göre ne isterlerse yapıyorlar.” 

Kulüpler konusunda da şikayetçi Yunus: “Kulüpler devlet dairesi gibi, bürokrasi ve kadrolaşma had safhada. Kimin kulüpte ne yapacağına, siyasi düşüncesine göre hocalar karar veriyor. Yüzme, dalış gibi şeyler var ama akademik alanda kimseyi geliştirecek bir kulüp yok .”  Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokuluna bu sene başlayan Serhat ise Kocaeli Üniversitesini seçtiği için pişman olduğunu söylüyor: “KOÜ’nün Türkiye’de BESYO konusunda ilk 3 üniversitesinden biri olduğu söylendi bize ancak böyle değil. Spor salonları çok kötü kokuyor ve 2007’de yapılmış olmasına rağmen dökülüyor.”

www.evrensel.net
ETİKETLER KOÜ