Ren geyiği besiciliği yok olma sınırında

Ren geyiği besiciliği yok olma sınırında

İsveç’in kuzeyindeki Laponya bölgesinde ren geyiği besiciliği yaparak geçimlerini sağlayan Samiler dertli.  Bölgede  açılan maden ocakları, yeni demiryolları, ağaçların kesimi ve askeri tatbikatlara vahşi hayvanların saldırıları da eklenince ren geyiği besiciliği yıkımın eşiğine geldi.Son yıllarda İsveç&rsquo

Murat Kuseyri

Son yıllarda İsveç’in kuzeyinde yaşayan ayı, kartal, tilki ve kurt gibi vahşi hayvanların sayılarında ciddi bir artış görüldü. Bunun nedeni Hükümetin vahşi hayvan türlerinin kendi doğal çevrelerinde yaşama ve çoğalma hakkını güvence altına alması. İsveç’teki vahşi hayvanlarının yarısının Sami halkının bulunduğu Laponya’da yaşadığı tahmin ediliyor.
Samiler vahşi hayvanların sürülere saldırarak ren geyiklerini parçalamalarından şikayetçi. Ortak bir açıklama yapan Sami Federasyonu ile 51 Sami köyünün başkanları vahşi hayvanların yılda ren geyiklerinin yüzde 25’ini telef ettiklerini açıkladı. Devletin öldürülen hayvanlar için yılda ödediği 65 milyon kronun zararlarının ancak yarısını karşıladığını ve bu nedenle de besicilik yapan Samilerin iflasın eşiğine geldiğine dikkat çekti.
Açıklamada Samilerin vahşi hayvanların yok edilmelerinden yana olmadıkları, ancak geçimlerini sağlayabilmek için geyik besiciliği ile vahşi hayvanların ortak yaşamlarının sağlanmasını istedikleri vurgulanıyor. Vahşi hayvanlar tarafından telef edilen geyiklerin oranının yüzde 5’e düşürülmesi için önlem alınması ve zararlarının tamamının devlet tarafından karşılanması isteniyor. Geyik besicilerini yıkıma götüren  vahşi hayvanlar için uygulanan pozitif ayrımcılığa son verilmesi talep ediliyor.
Sami Parlamentosunun genel kurulunda söz alan 83 yaşındaki Ove Strömberg tüm yaşamı boyunda geyik besiciliği yaptığını, ama besiciliğin hiç bir zaman bugünkü kadar kötü koşullarda bulunduğunu görmediğini söyledi. Strömberg’nin bu görüşleri diğer Samiler tarafından da paylaşılıyor.
Basta Köyü’nün Başkanı Lars-Ola Jannok çalışma koşullarının psikolojik dayanıklılıklarını sınavdan geçirdiğini, her gün yaralı ve ölü geyiklerle karşılaşmalarının günlük yaşamlarının zorunlu bir parçası haline geldiğini söylüyor. Köylerindeki geyiklerin kışın sarıçam ormanlarında, yazın dağlarda ayı ve kartalların saldırılarına uğradıklarını belirtikten sonra saldırıların boyutlarını şu cümlelerle dile getiriyor: 'Daha önceleri vahşi hayvanlar sadece dağda bulunan geyiklere saldırıyordu. Ama son yıllarda ormanlardakilere de saldırıyor. Bu vahşi hayvanların çoğaldıkları ve yiyecek bulabilmek için ormanlara indiklerini gösteriyor. Yazın dağlarda toplamayı başaramadığımız geyikler kışın vahşi hayvanlara yem oluyor.'
Geyiklerin çiftliklerde yetiştirilerek vahşi hayvanların saldırılarından korunması önerilerinin gerçekçi olmadığını ve bilgisizlikten kaynaklandığını söylüyor. Geyiklerin, koyun ve inek gibi diğer evcil hayvanlardan farklı olarak besinlerini yaz aylarında dağlarda, kışın da ormanlarda bulabildiklerini, bunun için de çok büyük alanlarda gezmeleri gerektiğini vurguluyor. Çiftliklerde ancak sınırlı sayıda ren geyiği beslenebileceğini ve ancak bunun çok pahalıya mal olacağını söylüyor.
Jannok,  geyik bakıcılığının sürdürülmesi için İsveç’in  tutum almasını, vahşi hayvanların denetimi için bir kurum oluşturmasını istediklerini belirterek yaklaşımlarını şöyle dile getiriyor:
'Biz Samiler vahşi hayvanların yok edilmelerini hiç bir zaman istemedik. Şimdi de istemiyoruz. Onlar tıpkı ren geyikleri gibi bölgemizin hayvanları. Hayvanları ve doğayı korumak bizim kültürümüzün temel taşları. Ama şimdi vahşi hayvanlar egemen oldu. Bunun böyle sürmesi durumunda ren geyiği besiciliğinin tarihe karışması yakındır.' (Stockholm/EVRENSEL)

www.evrensel.net