‘Patrona seferber olanlar işçiyi görmezden geliyor’

Petrol-İş Trakya Şube Başkanı Ercan Yavuz, sendikaya üye oldukları için işten atılan Akkim işçilerinin direnişini anlattı.

Vedat YALVAÇ
İstanbul

AKKİM’de Petrol-İş Sendikası’na üye oldukları için işten atılan işçilerin direnişi 100. gününe yaklaşıyor. İşçiler geçen sürede pek çok hukuksuzluğa ve baskılara karşın sendikalı olarak işe başlamakta, AKKİM’de toplusözleşmeli bir düzeni kurmakta kararlı. Direnişle ilgili konuştuğumuz sendikanın Trakya Şube Başkanı Ercan Yavuz, yasal boşlukları kullanarak sendikalaşmayı engellemeye çalışan patronun Anayasal suç işlediğini söyledi. Yetkililerin patronun şikayetlerinde hemen harekete geçtiğine dikkat çeken Yavuz, kendilerinin yaptığı şikayetler konusunda ise hiçbir inceleme yapılmadığını ve yaptırım uygulanmadığını dile getirdi.

“Hadımköy Bölgesinde çok sayıda fabrika var ancak sendikalı fabrika pek yok. Burada işçileri sendikasız çalışmaya ve sendikayı kötü göstermeye alıştırmışlar” diyen Yavuz, sendikalaşma sürecine ilişkin şu bilgileri verdi: “Petrol-İş Trakya Şubesi olarak Hadımköy’de bulunan AKKİM işyerimizde Mayıs ayı itibari ile örgütlenme çalışmalarına başladık. Bu işyerinde çalışan yaklaşık 500 arkadaşımızı büyük çoğunluğunu 3 ay içerisinde Petrol-İş üyesi yaparak mücadelemize başladık. 30 Temmuz itibari ile de çoğunluk tespiti olumlu bir şekilde geldi. Yetki yazısının gelmesinin ardından da işveren Anayasal hakkını kullanıp sendika  üyesi olan arkadaşlarımızdan peyder pey 62 arkadaşımızı işten çıkardı ve bizim direncimizi kırmak istedi. Tabi ki biz de fabrikanın önünde çadırımızı kurarak direnişe geçtik ve 3 ayı geride bıraktık. Bu süreç içerisinde de arkadaşlarımızla fabrika önlerinde çeşitli eylemler, basın açıklamaları yaparak kendimizi diri tutuyoruz. Dışarıda bu mücadeleyi verirken içerideki üye arkadaşlarımızla beraber de her gün molalarımızda sabah saatlerinde akşam çıkış saatlerinde slogan atarak birlikte oluyoruz.”

PATRON SUÇ İŞLİYOR

Fabrika içerisinde sendika üyesine uygulanan baskılara dikkat çeken Yavuz, “İçeride çalışan üye arkadaşlarımızın e-devlet şifrelerini alıp üye mi değiller mi diye bakıyorlar. Üye olanları işten çıkarıyorlar. İşveren vekilleri var, sendika üyesi arkadaşlarımızın yerleri değiştirerek mobbing uyguluyorlar. Bazı arkadaşlarımızı da işten atıyorlar. Dışarıda da çadır kurmamız engellendi. Yaptığımız bazı eylemler engellenmeye çalışıldı” diye konuştu. AKKİM patronun Anayasal hak olan sendikalaşma hakkını kullanan işçiyi işten atarak suç işlediğine dikkat çeken Yavuz şöyle devam etti: “İşverene karşı hiçbir şey yapılmazken bize yapılanları gördükçe üzülüyoruz ve kahroluyoruz. Sendikaya üye olan arkadaşlarımızı sendika üyeliğinden çıkarmak için baskı var. Biz bu baskılara ilişkin yaklaşık 3 ay önce suç duyurusunda bulunduk, isimlerini verdik, şahitlerimiz var. Maalesef 3 ay geçmesine rağmen bu konuyla ilgili hiçbir ilerleme sağlayamadık. Oysa bizim burada yaptığımız en ufak bir şey de herkes buna müdahale ediyor, herkes bu sorunun üzerine gidiyor. Ama bizim yaptığımız şikayetlerin hiçbiri görülmüyor.”

KANUNLAR VAR AMA ALTI BOŞ

Çalışma yaşamına dönük kanunların olduğunu ancak bu kanunların altının boş olduğunu söyleyen Yavuz, şunları dile getirdi “Mesela ‘işçiler sendikaya üye olabilir, anayasal hakkıdır’ diyoruz. İşçiye bir şey vermiş gibi görünüyor ama altını doldurmadığı sürece, işverenler de biliyorsunuz ekonomik olarak ve hukuken güçlüler, bu yasaların açıklarını tespit ediyorlar. Bu açıklar üzerinden de o işyerinde sendikanın olmaması için elinden geleni yapıyorlar.” Sigortasız işçi çalıştırmanın suç sayıldığı gibi sendikasız işçi çalıştırmanın da suç sayılmasını isteyen Yavuz, bunun örneklerinin çeşitli ülkelerde olduğunu belirtti. Başbakan Binali Yıldırım’ın “Sendikalaşmaktan korkmayın” sözlerine atıfta bulunan Yavuz, “O zaman işçinin yanında duran bir hükümet temsilcisi varsa, ben de buradan diyorum ki aynen işçi arkadaşlarımız Türkiye’de bir işyerinde işe girdiği zaman sigortalı olduğu gibi sendikalı da olsun. İşçi sendikasız çalıştırıldığı zaman işverene gerekli cezai yaptırım uygulansın” diye konuştu.

Petrol-İş Trakya Şube Başkanı Ercan Yavuz
Petrol-İş Trakya Şube Başkanı Ercan Yavuz: 'OHAL’i iş dünyamız daha rahat çalışsın diye yapıyoruz' cümlesi Cumhurbaşkanımızın bize nasıl baktığını gösteren net bir cümledir aslında.

‘OHAL SÖZLERİ CUMHURBAŞKANIMIZIN BİZE NASIL BAKTIĞINI GÖSTERİYOR’

Petrol-İş Trakya Şube Başkanı Ercan Yavuz, hükümet tarafından sürekli uzatılan OHAL’in olumsuz etkilerine de dikkat çekti. “OHAL döneminde sendikacı olmak, işçi olmak, mücadele etmek zor” diyen Yavuz şöyle devam etti: “Eğer ki bir işçinin hakkı yeniyorsa hukuku yeniyorsa, bunları biz kanunlar çerçevesinde yaptığımız basın açıklamaları ve eylemler düzeyinde bunlara sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Ama bu OHAL döneminde bunları yapma şansımız kalmıyor. Eskiden bir basın açıklaması yaparken sadece bildirimde bulunurken bugün kaymakamlıktan, valilikten izin almak zorunda kalıyoruz. Biz sadece AKKİM işyerinde değil, bugün Türkiye Petrollerinde olsun ya da herhangi bir işyerimizde bir eylem yapmaya kalktığımızda bunlar emniyet güçleri tarafından engelleniyor. Biz bunlarla karşılaşıyoruz. Bu sadece bizim sendikamızla ilgili değil, mücadele eden pek çok işyerinde de görüyoruz. O yüzden OHAL’den olumsuz bir şekilde etkilenmiş oluyoruz.”

İŞÇİYE DEĞER VERİLMİYOR

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yabancı yatırımcılara seslenirken sarf ettiği “OHAL’i iş dünyamız daha rahat çalışsın diye yapıyoruz. Grev tehdidi olan yere OHAL’den istifade ederek anında müdahale ediyoruz” sözlerini hatırlatan Yavuz, “Bunu ben demedim Cumhurbaşkanımız dedi. Cumhurbaşkanımızın bize nasıl baktığını gösteren net bir cümledir aslında. Buradan anladığımız kadarıyla bu ülkede işçiye değer verilmiyor. Bunu zaten biliyorduk ama bu kadar değer verilmediğini de hiç tahmin etmiyorduk. Bu ülkede işçi olmak zor. Haklarımız zaten yok. Var olan haklarımızı da yasalardaki açıkları işverenler çok güzel kullanarak verilmesini engelliyor.”

PATRONLAR BEDAVAYA İŞÇİ ÇALIŞTIRMAK İSTİYOR

17 yıllık sendika geçmişi olduğunu ifade eden Yavuz, “17 yılda temsilcilik olsun şube mali sekreterliği olsun, şube başkanlığı olsun çeşitli görevlerde bulundum. Son 20 yıldır sendika üyesi olmak zordu, bugün daha da zor. Niye daha da zor diye sorarsanız, işsizlik gittikçe artıyorsa bir ülkede maalesef o işçilerin haklarını artırmak da o kadar zor oluyor. Biz bunları birebir yaşıyoruz. Hiçbir işveren de bedava işçi çalıştırmak varken sendikalı, hakkını savunan, toplu şekilde çalışmak isteyen işçilerle çalışmak istemez. Bunu bizim yaşadıklarımıza bakarak net bir şekilde görebiliriz. Sendikaya üye oldukları için arkadaşlarımız işten atıldı ve 3 aydır fabrikanın önünde nöbet tutuyor, tüm haksız, hukuksuz uygulamalara maruz kalıyor” diye konuştu.

KAZANAN BİZ OLACAĞIZ

Patronun yetki tespitine itirazının reddedileceğini düşünen Yavuz, “Bu mücadelenin sonunda bu işyerinde Petrol-İş Sendikası olacak ve işçi arkadaşlarımız Petrol-İş Sendikasına üye olmanın artılarını sözleşme yaparak da göreceklerdir. Bizim yetki tespitimizde bir problem yok. Çalışma Bakanlığı zaten yetki tespitimizi olumlu gördüğü için işverenin burada itirazı sadece kanunların açıklarını yakalayıp burada süreyi uzatayım ve buradaki sendikal direnci kırayım düşüncesiyle hareket ediyor. Ama ben de 20 yıllık mücadele deneyimime güvenerek şunları söylüyorum: AKKİM’deki arkadaşlarımın mücadelesini gördükçe buna liderlik etmekten de onur duyuyorum. Dışarı da işten atılan arkadaşlarımızla birlikte mücadele veriyoruz. İçeride bir çok üyemiz var. Onlar da onca baskıya rağmen mücadeleye devam ediyorlar, çalışmaya devam ediyorlar, bizim oradaki gücümüz oluyorlar. Sonunda da kazanının biz olacağımıza adım gibi eminim.Burada Petrol-İş Sendikası olacak, AKKİM işvereni ile sözleşme yapacak. Bunun böyle olması için de sonuna kadar mücadele edeceğiz” diye konuştu. Yavuz, patrona da şöyle seslendi: “AKKİM işvereninin zararın neresinden dönersek kardır misali Petrol-İş Sendikasının burada varlığını kabul etmesi gerekiyor ve biran önce sözleşmeye oturması gerekiyor.”

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Kasım 2017 17:39
www.evrensel.net