Sennur Sezer anıldı: Onun şiiri coşkun akan su gibidir

Sennur Sezer anıldı: Onun şiiri coşkun akan su gibidir

İstanbul Kitap Fuarı ikinci gününü de bir dolu etkinlikle geride bıraktı. Fuarda yaşamını yitiren Şair Sennur Sezer de anıldı.

Şair ve yazar Sennur Sezer, 36'ıncı Uluslararası İstanbul Kitap Fuarında "Yaşadıklarımıza Dair Sennur Sezer Şiirleri" başlığıyla gerçekleştirilen söyleşide dostları tarafından anıldı. Beylikdüzü'ndeki TÜYAP fuar alanı, Kalamış Salonu'nda Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) Başkanı Mustafa Köz yönetiminde başlayan söyleşide yazar Adnan Özyalçıner, Şair Arife Kalender, Şair Gülce Beşer, Şair C. Hakkı Zariç, Şair Suna Aras, Şair Nalan Çelik ve Şair Betül Dünder birer konuşma yaparak Sennur Sezer'e ait şiirleri okudular.

'İNSANIN ACISINI YERYÜZÜNÜN ACISI BİLDİ'

TYS Başkanı Mustafa Köz, açılış konuşmasında Sezer için "İnsanın acısını yeryüzünün acısı bildi" diyerek şunları söyledi: "İnsanın ve vicdanın şiirini yazdığını söyleyebiliriz. Belki de bugün Türkiye şiirinde eksik olan damarlardan biriydi bu vicdanla şiire bakmak. İnceliklerin ablası diyorum ben Sennur Sezer'e. Gülten Akın ile beraber. Onları uğurladık ama onlar hep bizimle oldu. Büyük boşluklarımızı doldurdu. Bizim kuşak Sennur Sezer şiirinden çok şey öğrendi."

'SENNUR'UN ŞİİRİ KIVILCIM PARLAKLIĞINDA'

Sennur Sezer'in hayat arkadaşı Yazar Adnan Özyalçıner, "Sennur'un şiiri bence kıvılcım parlaklığında" diyerek sözlerine başladı. Sennur Sezer'in şiirlerinin kıvılcımlar saçtığını aktan Özyalçıner, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu kıvılcımlar bir demircinin örsünden, bir kaynakçının ışıklar saçan ateşlenmiş çubuğundan ortalığa yayılıyor. Emeğin gücünü, uygarlığı yaratanların emekçiler olduğunu söylüyor. Bu kıvılcımlar sevginin de kıvılcımları. Uygarlığın zenginlikleriyle güzelliklerinin eşitçe paylaşıldığı, paylaşılacağı günlerin, gecelerin kıvılcımları." Sennur Sezer'in şiirinde birde su sesi olduğunu ifade eden Özyalçıner, "suyun emekle, emekçilerin ellerinde nasıl yaratıcılığa dönüşebildiğini anlatır. Aynı zamanda yürüklere ferahlık veren bir şeydir su. Sevgiye, barışa, mutluluğa açılır. Bu yüzden onun şiirini çoşkun akan bir su gibidir" dedi. 

'ADNAN ABİNİN OLDUĞU YERDE SENNUR SEZER'İN OLDUĞUNI BİLİYORUZ'

Şair Arife Kalender, "Bütün kitap fuarlarında nasıl Turhan Günay'ı arıyorsak aynı şekilde Adnan Özyalçıner ve Sennue Sezer'i de hem yazar örgütlerinin kongreleri hem de o örgütlerin kültür etkinlikleri görmezsek olmazdı. Şimdi Adnan Abi'nin olduğu her yerde aramızda görünmese de Sennur Abla'nın olduğunu kesinlikle biliyoruz" dedi. Üç tane şiir kahramanı, öncüsü olduğunu ifade eden Kalender "Onlar Gülten Akın, Sennur Sezer ve Melisa Gürpınar'dır" dedi. 

'ŞİİRİNİN EN BÜYÜK KUDRETİ SAMİMİYETİYDİ'

Şair Gülce Beşer, "Şiirimizde kadın konteyjanı diye bir şey var" diyerek "Kadın ve şiirin benzerliği var gerçekten ikisi de kenarda kalıyor" eleştirisinde bulundu. Sennur Sezer'in şiirlerinden söz eden Beşer, "Sennur Abla toplumcu şiiri içtenlikle yazmaya cesaret etmiş bir şair. Sennur Abla inanarak yazıyordu. Şiirinin en büyük kudreti de samimiyetiydi" dedi. 

GECEKONDU...

Şair C. Hakkı Zariç: "Ben Sennur'un şiirlerini okuyarak şiirde sınıf ve cinsiyet farkının olmayacağını fark ettim. Benim litaretürümde 'kadın şair', 'erkek şair' diye bir şey yok. Benim için Sennur'un bir şair ve insan kişiliği var bu beni ilgilendiriyor ve ben Sennur'dan öğrendiklerimle bu süzgeçten geçtim. Ve biz bir yayınevi kurup yola çıkarken "yeni ne söyleyebiliriz" diye karar vermeye çalışırken karşımıza Sennur Sezer ile konuşmalarımızı da aldık. Fark ettik ki biz de Sennur'un "Gecekondu"sunda büyümüşüz. Ve bence bütün şairler de bir şekilde Sennur'un "Gecekondu"sunda yaşamışlar" dedikten sonra Sennur Sezer'in Gecekondu şiirini okudu. 

'ANISI ÖNÜNDE EĞİLİYORUM'

Şair Suna Aras, "Hayalleri vardı. Umutları vardı. Dilekleri vardı ve biz kız kardeşleri olarak, dostları olarak Sennur'un umutlarını taşıyacağız. Sennur'un anısı önünde eğiliyorum" dedi. 

'DAYANMAK DİRENMEKTİR'

Şair Nalan Çelik, Sennur Sezer'in 19 Aralık 2000 yılındaki ölüm oruçları için yazdığı "Mektup" şiirini okuyarak "hiçbir şey değişmedi. "Nuriye Gülmen, Semih Özakça, yüksel caddesinin direnişçileri, gazeteciler, gençler, bütün şairler, tecavüze uğramış bütün kadınlar hepimiz dayanalım. Çünkü dayanmak direnmektir."

Şair Betül Dünder ise Sennur Sezer ile ilgili bir anısını anlattıktan sonra Sezer'in bir şiirini okudu. (İstanbul/EVRENSEL)


Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı dün, Büyükçekmece'deki TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde 36. kez kapılarını açtı. Onur Konuğu ülkenin Kore, onur yazarı Ayla Kutlu'nun olduğu, yurt içi ve yurt dışından 820 yayınevi ve kurumun katıldığı fuara ikinci gününde de okurlar yoğun ilgi gösterdi. 9 gün sürecek fuarda söyleşi, panel, şiir dinletileri ve çocuk etkinlikleri gerçekleştiriliyor. Yazarlar okuyucularıyla yayınevlerinin stantlarında buluştu. Yazarlar kitaplarını imzalarken, okuyucular da sevdikleri yazarlarla bol bol fotoğraf çektirdi.  

‘TÜYAP BİZİM BAYRAMIMIZ’

Oyuncu, senarist, ve yazar Ercan Kesal da kitaplarını imzaladı. "Zamanın İzinde" kitabı hakkında bilgi veren Kesal, "1910-2010 arası 100 yıllık bir resimli Türkiye tarihi. Enis Rıza ile birlikte başladık yolculuğa. Ağırlıkla Rıza'nın arşivinden seçilen fotoğraflar. Toplam 5 bin civarında fotoğraf. Yaklaşık 1 buçuk yıl süren bir çalışma. Benim seçtiğim fotoğraflara istediğim metni yazma özgürlüğü tanındı" dedi. TÜYAP'ın edebiyatçıların bayramı olduğunu vurgulayan Kesal, "TÜYAP bizim bayramımız. Edebiyatçıların bayramı. Dilerim sonsuza kadar sürer. Okuyucu ziyaretçisi yayıncısı hep bol olur. Bugünü hasretle bekliyoruz biz. Aynı duyguları okurlarında yaşadığını düşünüyorum." ifadelerini kullandı. 

‘KORİDORLAR DOLU DOLU’

Doğan Kitap Yayın Yönetmeni Cem Erciyes de dopdolu bir kitap fuarı olduğunun altını çizerek, " Koridorlarımız son derece kalabalık. Etkinlikler dolu dolu. Benim gözlemlediklerimden biri, etkinlik salonlarının daha dolu olması. Geçen yıl da öyleydi. Artık söyleşilere panellere ilgi artıyor. İmza salonları epey kalabalık" ifadelerini kullandı. 

‘KAMERA KAYITLARINDAN O KİŞİYİ TESPİT ETTİM BEN’ 

Dün Kırmızı Kedi Yayınevinin standında kitaplarını imzaladığı sırada bir grubun saldırısına uğrayan gazeteci yazar Sabahattin Önkibar olayı şöyle anlattı; "Dün bu stantta imzadaydım. 'Asena' kitabımı göstererek 'Bu kitabı niye yazdın?' diye sordu. 'Ben gazeteciyim bu 6. Kitabım' diyemeden yumrukladı beni. Ben geriye çekildim sıyırdı. Stant görevlileri araya girdi. Onlar yara aldı. Hastaneye kaldırıldılar. Polise ifade verdik. Şikayetçi olduk. Bugün kamera kayıtlarından o kişileri tespit ettim ben. Saldırganı teşhis ettim. Zaten 1.90 boylarında iri yarı biriydi. Polisin bana söylediğine göre organize ve 10 kişi civarında. Geri püskürttük bunları. İmzalamaya devam ettik. Dün de bugün de devam ediyoruz. Bunlara pabuç bırakacak halimiz yok"   Öte yandan yazar Zülfü Livaneli ve Onur Bilge Kula "Livaneli Edebiyatı" adlı söyleşi de okurlarıyla bir araya geldi. (İstanbul/DHA) 


 

Son Düzenlenme Tarihi: 05 Kasım 2017 21:18
www.evrensel.net
ETİKETLER TÜYAPSennur Sezer