Öldürülen çevreci çift için bir dizi etkinlik yapıldı

Öldürülen çevreci çift için bir dizi etkinlik yapıldı

Finike’deki evlerinde katledilen Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu çifti için Antalya'da bir dizi etkinlik gerçekleştirildi.

Geçtiğimiz aylarda kiralık bir katil tarafından Finike’deki evlerinde katledilen Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu çiftinin adı Antalya Muratpaşa İlçesi’nde bir parkta yaşatılacak. Ali Ulvi - Aysin Büyüknohutçu Parkı açılışı için gerçekleştirilen etkinliklerde bir kez daha ekoloji mücadelesinin yaşam mücadelesi olduğunun altı çizildi. Etkinliklerde öne çıkan tema yine mücadelenin birliği oldu.

YAŞAM SAVUNUCULARI ANTALYA'DAYDI

Parkın açılış töreninde katledilen Büyüknohutçu’ların kızı Emine Büyüknohutçu kürsüde ülkenin dört bir yanından gelen yaşam savunucularının taşıdığı “Ali-Aysin’i yaşatacağız. Doğadan ve yaşamdan vazgeçmeyeceğiz” pankartı ile önünde konuştu. Büyüknohutçu, anne babasının Finike’nin sedir ormanlarının, doğasının mermer ve taş ocaklarına karşı koruma mücadelesini anlattı. Yapılan diğer konuşmaların ve fidan dikiminin ardından etkinliklerin öğleden sonraki bölümünde ise bir panel gerçekleştirildi. Panelde konuşan Antalya Barosu üyesi Av. Tuncay Koç ekoloji mücadelesi ve hukuksal süreçleri anlattı. Ülkenin geldiği son noktada ekoloji mücadelesinin hukuksal olarak bir kazanım elde edilmesinin çok çok zorlaştığını belirten Koç, “Ekoloji mücadelesi de diğer mücadeleler gibi siyasaldır. Ülkedeki siyasal atmosfer değişmediği sürece ne yazık ki doğamızı, yaşam alanlarımızı talan etmeyi sürdürecekler. Buna karşı yaşam savunucuları olarak direnmekten başka yolumuz yok” dedi.

SALDIRILARA BİRLEŞEREK YANIT VERECEĞİZ

Panelde konuşan Evrensel İzmir muhabiri ve EGEÇEP Yürütme Kurulu üyesi Özer Akdemir ise “Bergama’dan Finike’ye yaşam savunucularına yönelik saldırılar” başlıklı sunumunda geçmişten günümüze yaşamı savunma mücadelesine yönelik devlet-şirket kaynaklı saldırılardan örnekler anlattı. Bergama mücadelenin sönümlendirilmesi için ortaya konan “dış güçler, Alman Vakıfları” psikolojik oyununun yanı sıra, mücadeleye yönelik fiili saldırılarla ilgili örnekler de aktaran Akdemir, bu saldırıların son halkasının ise Büyüknohutçu çiftinin katledilmesi olduğunu söyledi. Akdemir, “Biz, ülkenin dört bir yanında mücadele eden yaşam savunucuları bu cinayetlerin politik cinayetler olduğunu biliyoruz. Bu cinayetlerin karartılmasına asla izin vermeyeceğiz. Katilleri tanıyoruz, arkasındaki güçlerin farkındayız”  dedi. 11-12 Kasım 2017 tarihinde Bergama’da ülkede çeşitli bölgelerde ekoloji mücadelesi veren 11 ekoloji örgütünün gerçekleştireceği toplantının önemine dikkat çeken Akdemir, “İlk kez ülkenin dört bir yanındaki ekoloji mücadeleleri birlikte mücadele, ortak örgütlenme konusunu konuşacak. Bu cinayetlere varan saldırılara ve yaşam alanlarımıza yönelik talana karşı yanıtımız birleşerek güçlenmek ve daha güçlü bir mücadele geliştirmek olacak” dedi.

Antalya Jeoloji Mühendisleri Odası Şube Başkanı Ali Keleş ise konuşmasında Antalya yöresinde yapılan madencilik faaliyetleri ve diğer projelerin çevresel etkileri hakkında bilgiler verdi. Etkinliklerin forum bölümünde yapılan konuşmalarda ekoloji mücadelesinin son yıllarda yoğunlaşyan saldıralara karşı nasıl bir mücadele hattı örmesi gerektiği konuları ön plana çıktı. Forumda konuşan TMMOB Antalya İKK sözcüsü Vahap ekolojik sorunların kaynağının siyasal olduğunu çözümün de siyasal süreçlerde aranması gerektiğini belirtti. Antalya yüzölçümünün dörtte birinin taş ocaklarına tahsis edildiğini aktaran Vahap Tuncer, bu tahsislerin %30-40’ının taş ve mermer ocaklarına olduğunu aktardı. Bu taş-mermer ocaklarının bin yıllık anıt ağaçları kestiğini, doğayı katlettiği belirten Tuncer, “Bu katliamlara karşı ortak ses çıkarmak, birlikte mücadeleyi yükseltmek zorundayız” dedi.

Bergama köylülerini en hareketli olduğu dönemdeki tanıklıklarını aktaran Bahadır Altan, “O süreçte köylüler sadece çevre mücadelesi değil demokrasi ve emek mücadelesine de destek verilordu. O zaman pilottum ben. THY’nin özelleştirilmesine karşı yaptığımız eylemlere Bergama köyüleri bize destek vermek için gelmişlerdi” dedi. Yaşam savunucularına yönelik saldırıların hesabının sorulamadığı için saldırının cinayetler boyutuna çıktığını belirten Altan, “Bu hesabı soramazsak bugün Alakır’da direnen arkadaşlarımızı da koruyamayız” dedi.

Alakır Vadisinin HES şirketleri tarafından yok edilmesine karşı direnirken çeşitli baskı ve saldırılara uğrayan Tuğba Günal ve Birhan Erkutlu çifti de forumun katılımcıları arasındaydı. Çeşitli konuşmalarda Alakır’daki yaşam savunucusu çifte yönelik baskılardan duyulan endişenin öne çıktığı görüldü. Forumda konuşan Birhan Erkutlu, 15 yıldır Alakır’da doğayla uyumlu bir yaşam sürmeye çalıştıklarını belirterek, “HES’ci şirketler geldikten sonra tam anlamıyla bir yaşam mücadelesi haline geldi bu. Her türlü baskı, kurşunlamaya, suyumuzu kesmeye varan bir saldırı süreci hâlâ devam ediyor. Sadece bizlere değil o bölgenin tüm canlı cansız varlıklarına yönelen katliam boyutundaki saldırılara direnmeye çalışıyoruz. Bizlerin dışında, ülkedeki diğer yerlerde de mücadele sahiplenildiği, yükseltildiği zaman bu baskılar duracaktır diye düşünüyoruz” dedi. Gün boyu süren etkinlikler Ali Ulvi-Aysin Büyüknohutçu çiftinin mücadelelerinden kesitlerin sunulduğu belgesel gösterimi ile sona erdi. (Antalya/EVRENSEL)

www.evrensel.net
ETİKETLER Büyüknohutçu