658. haftada Dargeçit’te kaybedilenler için adalet istendi

658. haftada Dargeçit’te kaybedilenler için adalet istendi

658 haftadır Galatasaray Meydanı’nda kayıplarının akıbetini soran Cumartesi Anneleri, 22 yıl önce Mardin Dargeçit'te kaybedilenler için adalet istedi.

Kayıplarının akıbetini sormak ve faillerinin yargılanması için 658 haftadır Galatasaray Meydanı’nda adalet mücadelesini sürdüren Cumartesi Anneleri’nin bu haftaki oturumunda Dargeçit JİTEM davasında hukuk işletilmesi, sorumluların cezalandırılması istendi. HDP Milletvekili Hüda Kaya ve CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu Cumartesi Anneleri’nin eylemine destek için gelen vekiller arasındaydı. 

‘İKTİDARLARIN ADI DEĞİŞİYOR DURUM DEĞİŞMİYOR’

Kayıpların avukatı Sezgin Tanrıkulu, Dargeçit’teki ölüm kuyularından Cizre’deki ölüm bodrumlarına gelindiğini ifade ederek, “İnsan haklarını ihlal edenler yargının derin bir hoş görüsüyle karşılaşıyor. İktidarların adı değişiyor ama maalesef gördüğümüz durum değişmiyor” dedi. 

‘DİĞER ANNELER GİBİ GÖZÜM AÇIK GİTMESİN’

Gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız ise şöyle konuştu: “22 yıldır 4 mevsim bu alanda adalet aradık. Kayıplarımızın akıbeti için dava açtık. Adaletiniz olmadığını zaten biliyoruz ama hiç mi vicdanınız yok? 80’lerden bu yana hükümetler el değişti ama zulümler ve adaletsizlik bizim için hiç değişmedi, değişmeyecek. Diğer anneler gibi gözlerim açık gitmesin, oğlumun davasının yürümesini istiyorum.”

‘GÖZALTINDA KAYIPLAR POLİTİKASINDAN VAZGEÇİN’ 

658. hafta oturumunun basın açıklamasını Cumartesi İnsanları’ndan Maside Ocak okudu. Zorla kaybetmenin uluslararası bir suç olduğuna vurgu yapan Ocak, “Zorla kaybetme suçu cezasızlık sisteminin varlığında gerçekleşir ve devam edecek iklimi bulur. İnsanlığa karşı işlenen suçlarda hukuk yolunun açılmaması insan haklarının sistematik ve yaygın olarak ihlal edilmesine neden olur. Cezasızlık sistemi, toplumu hukuktan ve adaletten uzaklaştırarak huzur ve güven içinde bir toplumsal yaşamı imkansızlaştırır” dedi.658 haftadır gözaltında kaybetme suçunun cezasız bırakılmasına itiraz ettiklerini ifade eden x, hükümeti ve adli makamları kaybedilenlerin varlığının inkârı ve kaybedenlerin cezasız bırakılmalarından ibaret olan gözaltında kayıplar politikasından vazgeçmeye çağırdı.

‘KAYIP DAVALARINDAKİ CEZASIZLIK SON BULSUN’

“22 yıl önce Dargeçit'te kaybedilen insanlar için adalet istiyoruz!” diyerek buluştuklarını söyleyen Ocak, Dargeçit’te 1995 yılında gözaltına alınan Süleyman Seyhan’ın 6 Mart 1996 tarihinde, kafası olmayan yakılmış bedeni bir kuyuda bulunduğunu hatırlattı. Ocak davanın açıldığı tarihten bu yana şehir şehir dolaştırıldığını belirterek hukuki süreci şu şekilde özetledi: “Süleyman Seyhan'ın atıldığı kuyuyu gösteren uzman çavuş Bilal Batırır'da Dargeçit Jandarma Taburunda kaybedildi. İnsan Hakları Derneği’nin 29 Mayıs 2009 tarihli başvurusu ve İHD Mardin Şubesi’nin çabası sonucunda Dargeçit Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı yeniden açtı ve soruşturma başlattı. Savcılığın yürüttüğü soruşturma kapsamında Dargeçit kayıplarının gözaltında öldürülerek kuyulara gömüldüğü gerçeği ortaya çıktı. 2012 – 2013 ve 2015 tarihleri arasında yapılan kazılar sonucunda, gözaltına alınan kişilerin ağır işkence izleri taşıyan kemiklerine ulaşıldı. Mardin Jandarma Komutanı Hurşit İmren ve Dargeçit Jandarma Komutanı Mehmet Tire'nin de içinde olduğu 18 kişi hakkında, ‘birden fazla kişiyi taammüden öldürme’ suçlamasıyla dava açıldı. Dava dosyası açıldığı Midyat'tan ‘güvenlik’ gerekçesiyle Adıyaman'a sevk edildi. 13 Mart 2017'de Adıyaman'da görülen yedinci duruşmada karar aşamasına gelen dava bu kez Ankara'ya nakledilerek, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Kızıltepe JİTEM davasıyla birleştirildi.” Ocak, Dargeçit davasının takipçisi olmaktan vazgeçmeyeceklerini belirterek, “Kayıp davalarındaki cezasızlık politikasının derhal son bulmasını istiyoruz! Dargeçit’te kaybedilen insanlarımız için adalet istiyoruz” dedi. 

NE OLMUŞTU?

29 Ekim 1995 tarihinde Mardin Dargeçit’te ağır silahlı askerlerin yaptıkları ev baskınlarında üçü çocuk, ikisi lise öğrencisi 7 kişi gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan 12 yaşındaki Davut Altunkaynak, 13 yaşındaki Seyhan Doğan, 16 yaşındaki Nedim Akyön, 19 yaşındaki Mehmet Emin Aslan, 20 yaşındaki Abdurrahman Olcay, 21 yaşındaki Abdurrahman Coşkun, 57 yaşındaki Süleyman Seyhan Dargeçit Jandarma Taburuna götürülmüş, aynı operasyon kapsamında gözaltına alınan Davut Altunkaynak’ın annesi Hayat Altunkaynak, Süleyman Seyhan’ın kızı Fehime Seyhan ve 11 yaşındaki kardeşi Hazni Seyhan 3 gün boyunca ağır işkence gördükten sonra serbest bırakılmıştı. Gözaltında tutulanları arayan ailelerinin yaptıkları tüm başvurular sonuçsuz kalmış, başvurularına; “Sorgu sonrası serbest bırakıldılar, dağa gitmişler” cevabı verilmiş, yapılan suç duyuruları sonuçsuz kalmıştı. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net