Avukat Bek: Ev hapsi cezasının ne düşümü ne de tazminatı var

Avukat Bek: Ev hapsi cezasının ne düşümü ne de tazminatı var

'Ev hapsi' kararlarının cezalandırma niyeti taşıdığını aktaran Avukat Tugay Bek, ceza onaylandığında infaz düşümünün yapılmadığını belirtti.

Hamdullah KESEN

Adana'da son bir ay içerisinde yüzlerce kişi sosyal medya paylaşımları ve "asılsız ihbar" gerekçe gösterilerek gözaltına alındı. Bunlardan 60'a yakını tutuklandı. 5'i çocuk 30 kişiye ise bulunduğu konutu terk etmeme yasağı yani "ev hapsi" cezası verildi. Avukat Tugay Bek, Adana'da en fazla uygulamaya konulan adli kontrol şartı olan "ev hapsi" uygulamasına ilişkin konuştu.

'İNFAZDAN DÜŞÜMÜ YOK'

"Ev hapsi" uygulamasının tutuklamaya göre daha hafif bir uygulama olarak görüldüğünü aktaran Bek, sonuçları itibariyle daha yıpratıcı ve ağır sonuçlara sebebiyet verebildiğini sözlerine ekledi. Soruşturmaların daha çok sosyal medya paylaşımları ve ihbarlar gerekçe gösterilerek yapıldığını anlatan Bek, gözaltına alınan kişilere kolayca "ev hapsi" cezası verildiğini belirtti. Bek, "Ev hapsi kararları, yargılama neticesinde ceza alınması halinde infazdan düşülmüyor. Cezaevinde tutuklu kaldığı sürelerin, cezadan düşümü yapılırken; konutta geçirilen süreler ise cezadan düşümü mümkün değil. Yargılama neticesinde beraat etmesi halinde ise tutuklulukta geçen süreler için maddi ve manevi tazminat talep edilirken, bizim yasadaki bir boşluktan kaynaklı konutta geçirilen ev hapsi uygulamalarında maddi ve manevi tazminat talebi yapmak hukuken mümkün değil. Bu açıdan aslında sonuçları itibariyle daha büyük bir tahribata yol açtığı söylenebilir" şeklinde konuştu.

'KİŞİ MAĞDUR EDİLİYOR'

Ortaokul ve lise öğrencileri hakkında "ev hapsi" kararlarının uygulanabildiğini ifade eden Bek, "ev hapsi" cezası alan öğrencilerin eğitim hayatlarının tamamen sekteye uğradığını anlattı. Evinin geçimini tek başına sağlayan kişilerin de "ev hapsi" cezası verilerek mağdur edildiğini aktaran Bek, "Böylesi bir tedbirin alınmasında daha dikkatli olunması gerekir. Sadece bir ihbar ve sosyal medya üzerinden yapılan soruşturmalara 'ev hapsi" kararı alınması ağır ve telafisi imkansız sonuçlara varan bir adli kontrol tedbiri" dedi.

'CEZALANDIRMA NİYETİ'

"Her geçen gün bu tedbir yaygınlaşıyor. Sulh Ceza Hakimlikleri ve savcılar tarafından daha sık başvurulan bir tedbir haline geldi" diyen Bek, cezaevinde doluluk oranın artmasının da bu tedbirin uygulanmasını etkilediğini söyledi. Bek, "Merkezi bir iradenin müdahalesi neticesinde de bu 'ev hapsi' kararlarının yaygınlaşmış olduğu da düşünülebilir. İlla bir adli kontrol yöntemine başvurulacaksa; telafisi imkansız ve zararlara sebebiyet vermeyecek başkaca adli kontrol yöntemlerine başvurulmasının insan hak ve hürriyetleri açısında daha uygun olduğunu düşünüyoruz. 'Ev hapsi’nin tam da cezalandırma niyeti ile alınmış karar olduğu düşüncesindeyiz” dedi. 
 
Çocuklara verilen “ev hapsi”ni de değerlendiren Bek, çocuğun cezaevine veya konutuna hapsedilmesinin psikolojisi ve gelişimi açısından son derece sakıncalı sonuçlar doğuracağını dile getirerek, çocuğun yargıdan kaçması veya yargıdan sakınmasının mümkün olmadığını ve yargılamanın her aşamasında hakim ve savcıların çocuklara ulaşabileceğini anlattı. Çocukların eğitim ve gelişim durumları değerlendirilmeden "ev hapsi" cezası verildiğini kaydeden Bek, , "ev hapsi" kararının çocuklar için uygulanmaması gerektiğini vurguladı. (Adana/MA)

www.evrensel.net