Bu duruma gelmemizde  senin suçun yok mu başkan?

Bu duruma gelmemizde senin suçun yok mu başkan?

Kırklareli'den cam işçisi Evrensel aracılığıyla Kristal-İş Genel Başkanı'na açık mektup yazdı.

Cam işçisi
Kırklareli

Kristal-İş Genel Başkanım; internet haber portalı Gazete Duvar’a verdiğin röportaj, beni bir cam işçisi olarak bir yandan öfkelendirdi, bir yandan da size güvensizliğimi arttırdı.

Bir sendika başkanı olarak, işten atmalara, “İtiraf ediyorum ben de sessizim” demeniz gerçekten güvensizliğin had safhasındadır. “Türk-İş, işten atmalara daha çok sessiz” demişsin başkan. Sen Mersin’de, KCS’de işten atılanlar için mücadele ettin mi ki Türk-İş’e söylüyorsun. Tabii bu senin için bir sitem niteliğinde olabilir. Yoksa işten atılan arkadaşlarım için, Türk-İş’e gidip masasına vurup, kalkın cam işçisi elden gidiyor direnelim, demiş halin yok. 

İşveren yüzde 5 daralmaya gidiyormuş, peki bizim daralmamız ne olacak başkan? Biz her gün daha çok dibe vuruyoruz. Şişecam kârlarına kâr katarken ve bu kârları bizim sayemiz de yaparken, sen buna ne diyorsun başkan? Şişecam yüzde 5 daraldı diyorsun. Sen bizi temsil etmiyor musun? Neden bizlerin haklılığını anlatmayıp, işverenin kârdan zararlarını anlatıyorsun? Zaten röportajında bir cümlen bile bizim haklı olduğumuzu göstermiyor. Bir kere bile benim üyem hakkını alamıyor, iyi şartlarda çalışmıyor dediğini, ne bu röportajda gördüm ne de bir yerde duydum. Bütün suç ya Türk-İş’in ya da siyasi iktidarın. Bu duruma gelmemiz de senin suçun yok mu? Hep işverenin zararlarını ve başkalarının yaptığı şeyleri anlatmışsın. 

Cam işçisi sözleşmeli olarak senelerce çalışır, kadro alayım da rahat edeyim der. Kadroya geçerse şayet, çalışır ve sonra işten atılır. Bu nasıl bir rahatlıktır ki, “İtiraf ediyorum ben de sessizim” diyorsun. Kadro aldık, yüz kızartıcı suçlar işlemezsek, emekli olana kadar çalışırız derdik. Sizin yüzünüzden bu tarihe karıştı başkan. Şimdi söyle bakalım başkan, sen bizim güvencemiz için ne yaptın? Sen, bizim iş güvencemizi iki dudağın arasında rahatlıkla bende sessizim nasıl dersin? 

Biz Şişecam’ı dünya devi yaptık, ama onlar bize bunları reva gördü. Peki sen bir sendika başkanı olarak bizim ne zaman yanımızda oldun?

İşverenin her dediğine, her yaptığına eyvallah ettin başkan. Ama bizim her dediğimize her söylediğimize kulak tıkadın, fıkralar anlattın. Bir kere olsun güven vermedin. 

Türk-İş taşeronlaştırmaya karşı mücadele etmedi o yüzden üye kaybediyor demişsin, peki sen ettin mi? 

Şişecam’ın depoları, atölyeleri, yemekhaneleri, diğer bir sürü işleri kim de? Tabii ki de taşeronda. Şimdi sen mücadele ettin mi taşeron için? 

İşveren ve siyasi iktidar haklarımızı her geçen gün buduyor. Bizleri daha da yoksullaştırmak için elinden geleni yapıyor. OHAL var diye grevlerimizi yasaklıyor, hak aramamızı engelliyor. Siyasi iktidar yüzünü işverene yani sermayeye dönüyor. Peki bizim sendikamız bu olaylar olurken ne yapıyor? Sen ne yapıyorsun başkan bizim haklarımızı korumak için? Grev amaç değil araç diyorsun. Bekleyelim durun bakalım diyorsun. İş barışı diyorsun. Her şey masada çözülür diyorsun. Bu işveren ve siyasi iktidar durmadan bizim iş güvencemizi, ekonomik haklarımızı, çalışma koşullarımızı yok ederken, sen başkan, neden hâlâ durun diyorsun? 

Şişecam’ı dünya devi yapan biz cam işçileri, artık duramıyoruz başkan, öfkeliyiz ve haklarımızı geri istiyoruz. Sen de bizim genel başkanımız olarak yanımızda yer alıp, bu yanlışlıklara karşı mücadele edeceksin!

Maaşları açıklamışsın başkan, merkez yöneticileri 10-11 bin lira arası maaş alıyor, şube başkanları, 7-7.5 bin lira civarı demişsin. Biz o kadar çalışıyoruz ama sizin kadar alamıyoruz. Mesai yaparken imanımız gevriyor. Bizim de ailemiz, çocuklarımız ve bir geleceğimiz var. Benim bildiğim kadarıyla o parayı alan bir cam işçisi yok. En yüksek saat ücretli işçinin aldığı parayı neden almıyorsunuz başkan? 

Gazetelere, radyo programlarına, televizyonlara çıkarken bunlara cevap ver başkan. Artık bıçak kemikte! Biz taban olarak artık bir cevap ve mücadele bekliyoruz.

www.evrensel.net
ETİKETLER Kristal-İş