Kışanak ve Tuncel'e tahliye çıkmadı: 'Adalet baskı altında'

Kışanak ve Tuncel'e tahliye çıkmadı: 'Adalet baskı altında'

Tutuklu yargılanan DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel ile Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak'ın davasında tahliye çıkmadı.

Tutuklu yargılanan DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel ile Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak'ın Malatya 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki 3'üncü duruşmasından da tahliye çıkmadı. Kışanak ve Tuncel, siyasi faaliyetlerinden dolayı yargılandıklarını söyledi. 

Tutuklu Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel ile Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak'ın Malatya 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki 3'üncü duruşması görüldü. Duruşmaya Sebahat Tuncel ve Gültan Kışanak SEGBİS ile katılırken, avukatları hazır bulundu. Duruşmayı HDP Şırnak Milletvekili Leyla Birlik, Die Linke (Alman Sol Parti) Milletvekili Hakan Taş, İngiltere’den Gazeteci Con John, DBP Eş Genel Başkanı Mehmet Aslan, DBP Diyarbakır il yönetimi, Malatya DBP ve HDP il yöneticileri, Diyarbakır Çınar Belediye Eş Başkanı Beyaz Kaplan ve ailelerin yanı sıra çok sayıda kişi takip etti.

'İDDİALARI HAZIRLAYANLAR 'FETÖ'DEN YARGILANIYOR'

Savunma yapan Gültan Kışanak salondakileri selamlayarak duruşmanın aleniyeti ve adil olması açısından kamuya açık olmasını talep etti. Yargılamanın daha geniş bir salonda yapılamasını talep eden Kışanak, mahkemenin güvenlik gerekçesiyle Malatya’ya sevk edilmesine dikkat çekerek, “Madem güvenlik sağlanabiliyorsa neden duruşmada hazır bulunma talebemiz reddediliyor. 5’inci duruşma oldu ve hala duruşmada hazır bulunamadığım için sağlıklı yürümüyor” dedi. Kışanak iddiaları hazırlayanların 'FETÖ’den yargılandığını hatırlattı.

'SİYASİ KİMLİĞİM VE FAALİYETLERİMDEN YARGILANIYORUM'

Bir yıldır tutuklu olduğunu belirten Kışanak, “Haksız yere bir kişinin bir dakika bile tutuklu bulunması hukuka aykırıyken, ben hiçbir gerekçe gösterilmeden bir yıldır tutuklu bulunuyorum. Her mahkemeyi farklı bir heyet ile geçiriyorum. 21. yüzyılda yaşıyoruz. Sözde hukuk devletinde yaşıyoruz. Bir milletvekili ve belediye başkanının sorgusuz sualsiz içerde tutulmasını nasıl izah ediyorsunuz? Bu ülkede huzur içinde yaşamak istiyorsak sağlıklı bir hukuk içinde yargılanmak gerekir. Vicdanları yaralamayan adil bir yargılanmanın olması gerekir. Hırsızlık yapmadım, kimsenin canını yakmadım. Şu anda siyasi kimliğim ve faaliyetlerimden kaynaklı yargılanıyorum” dedi. Bir ülkede muhalefet etme hakkı yoksa o ülkede demokrasinin olmadığını belirten Kışanak, şöyle devam etti: “Muhalefet etme hakkım anayasal güvence altına alınmasına rağmen ben muhalif açıklamalar gerekçe gösterildiği ve suç sayıldığı için tutuklu bulunuyorum”

2 milyonluk şehirde seçilmiş bir siyasetçinin dahi bırakılmadığını söyleyen Kışanak, kayyımların yerel yönetimi engellediğini belirtti. Kışanak, “Yargı buna dur demelidir. Bir ülkede kadınlar yönetime katılmadığı sürece o ülkede demokrasiden bahsedilemez. Biz belediye eş başkanlarının tutukluluğu benim şahsımda tüm kadınların siyasi iradesinin yok sayıldığı ve kısıtlandığı anlamına gelir” diye konuştu. 

TUNCEL: HUKUK VE ADALET BASKI ALTINDA

Kışanak’tan sonra savunma yapan Sebahat Tuncel de konuşmasına mahkemeyi takip edenleri selamlayarak başladı. Tuncel, “Mahkemeye çıkarılmıyoruz, bizler yaptıklarımızın suç olmadığını mahkeme huzuruna çıkararak, mahkeme heyetinin gözlerinin içine bakarak bire bir anlatmak istiyoruz. Siyasi erk hukuka baskı yapıyor. Hukuk ve adalet baskı altında. Bu yaşananlar bu baskılar cezaevinde uygulanmak istenen tek tip kıyafet siyaseti gibidir. Bir yıldır tutukluyuz ve hukuksuz bir şekilde yargılanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Savunma sırasında mahkeme başkanı Tuncel’e "kendinizle ilgili olanları söyleyin, burası televizyon programı değil" demesi üzerine Tuncel, “Bize yönelik suçlamalar hukuki değil, tamamıyla siyasi olduğu için bizler tam da bu noktada savunmamızı siyasi faaliyetlerimizin yargılanmaya çalışıldığına dikkat çekmek için bu temelde savunma yapıyoruz ” şeklinde konuştu.

Tuncel savunmasının devamında şunları söyledi:

“Abdullah Öcalan ile görüşme yapıldığı dönemde hiçbir huzursuzluk ortamı yokken, müzakere süreci bitirildikten sonra yoğun baskılar devreye girdi ve siyasi operasyonlar başladı. Abdullah Öcalan şu an ailesi dahil kimse ile görüştürülmüyor. Siyasi iktidarın isteği üzerine buradayız. Hukuk ve adalet evrensel hukuk zedelenmiş bir durumda. Adalet mülkün temeli ise heyetiniz hukuka sahip çıksın. Heyetinizi de anlıyorum. Mahkemeleri korkutan bir siyasi lider ile karşı karşıyasınız. Ama hukuku savunmak benim olduğu kadar sizinde göreviniz. Hukuka sahip çıkmaya davet ediyorum.”

AVUKATLAR HEYET DEĞİŞİKLİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ

Kışanak'ın avukatı Cihan Aydın, mahkeme heyetindeki değişikliğe dikkat çekerek, “Yeni gelen her bir heyete dosyayı sil baştan anlatmaya mecalimiz kalmadı. Bu durum ciddiyetsiz bir hava oluşturuyor. Karşınızda iki siyasetçi var. 'FETÖ' polisleri tarafından oluşturulan deliller bu iki siyasetçinin yargılanması için yeterli değildir ve yanlıştır. Tüm bu siyasi operasyonlar kayyım atamak içindi bunu da yaptılar” diyerek söz konusu iddiaların somut delilleri olmadığını ifade etti ve müvekkilinin tahliyesini talep etti. 

Diğer avukatlar da müvekkillerine yönelik suçlamaların hiçbirini kabul etmediklerini, müvekkillerinin siyasi faaliyetlerinin suç olarak yansıtılmaya çalışıldığını belirtti. 

Mahkeme kısa bir aradan sonra duruşmayı 8 Ocak’a erteleyerek davanın sonraki bir ya da iki duruşmada karara bağlanacağını iletti. 

DAVA HAKKINDA

Dosyada Kışanak 2012-2016 yılları arasında katıldığı basın açıklaması, cenaze töreni ve Demokratik Toplum Kongresi (DTK) toplantıları nedeniyle “Örgüt kurma ve yönetme”, “Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız olarak katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama” ve 41 defa “Örgüt propagandası yapmak” iddiası ile 230 yıla kadar hapis cezası ile yargılanıyor. 

Tuncel ise 2012 ve 2016 yılları arasında katıldığı 16 eylem ve etkinlik, DBP’nin PM toplantılarında yaptığı açıklamalarla DTK toplantılarına katıldığı gerekçesiyle “Örgüte üye olmak” ve “Örgüt propagandası yapmak” iddiası ile 135 yıla kadar hapis ile cezalandırılması isteniyor. 

Kışanak ve Tuncel’in dosyaları Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından birleştirilmiş ve “güvenlik” gerekçesiyle Malatya’ya nakledilmişti. (Malatya/MA)

www.evrensel.net