Gizem Olgun'un vahşice öldürülmesine ilişkin dava sürüyor

Gizem Olgun'un vahşice öldürülmesine ilişkin dava sürüyor

Bodrum'da, eski eşi Gizem Olgun'u vahşice öldüren Mert Toprak'ın yargılanmasına devam edildi.

Muğla'nın Bodrum ilçesinde, boşandığı eşi 27 yaşındaki Mert Toprak tarafından çalıştığı işyerinde vahşice öldürülen bir çocuk annesi 25 yaşındaki Gizem Olgun'un ölümüne ilişkin davaya devam edildi.

Bodrum'daki bir turistik tesiste bahçıvanlık yapan Mert Toprak'ın, boşandığı Gizem Olgun'u çalıştığı mağazada bıçaklayarak öldürmesiyle ilgili Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davanın üçüncü duruşması görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Mert Toprak, avukatı Behice Tuğba Yılmazer, öldürülen Gizem Olgun'un babası Cenap Olgun, avukatı Funda Ekin Sümer ve Arzu Hazer, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Avukatı Burak Murat Bayoğlu katıldı. Bodrum Kadın Dayanışma Derneği üyeleri de davayı takip etti.

SANIK MERT TOPRAK'IN AĞABEYİ TANIKLIK YAPTI

Doğan Haber Ajansında yer alan bilgiye göre, Mert Toprak'ın ağabeyİ Haydar Toprak, olaydan 2 gün önce Gizem Olgun'un ıssız bir yerde otomobilde bir erkekle ilişkiye girdiğini öne sürdü ve "Tam Mert araçtan inecekti ki bizi fark ettiler, hemen oradan uzaklaştılar. Biz de onları takip ettik ancak daha sonra kaybettik. Mert'e artık bu işin bittiğini söyledim" dedi.

Haydar Toprak, Mert Toprak'ın geçen celsede aktardığı Cennet Koyu'nda tanımadıkları kişilerle yaşanan tartışmayı anlattı. Olayın ardından eve gelip yattıklarını ifade eden Haydar Toprak, sabah Mert Toprak'ın evde olmadığını ve işe gittikten sonra cinayet haberini aldığını söyledi.

Gizem Olgun'un babası Cenap Olgun ise Haydar Toprak'ın beyanlarını kabul etmediğini, yalan söylediklerini ve kızı Gizem'e iftira attıklarını söyledi.

Önceki celselerde Gizem Olgun'a ait cep telefonunun açılması konusunda ara karar verilmiş olmasına rağmen bilirkişi raporuna göre telefonun açılamadığı mahkemeye bildirildi. Sanık Toprak ve avukatının telefonda inceleme yapılmasına yönelik taleplerinin yargılamaya bir yenilik katmayacağı nedeniyle reddine karar verildi.

SAVCI HAKSIZ TAHRİK HÜKÜMLERİNİN UYGULANMAMASI YÖNÜNDE GÖRÜŞ BİLDİRİDİ

Savcı, esas hakkındaki mütalaasında, iddianamede sanığın canavarca bir hisle hareket ederek eylemini gerçekleştirdiği belirtilmiş ise de yüklenen eylemin gelişim şekli değerlendirildiğinde TCK'nın bu maddesinin uygulanamayacağı yönünde görüş bildirdi. Savcı, sanık tarafından ileri sürülen ve Gizem'in özel hayatı veya üçüncü kişiler tarafından yapıldığı iddia edilen öldürme olayı iddialarının sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilirliği olmadığı düşüncesinde olduğunu belirterek, sanığın kasten adam öldürme suçundan cezalandırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti.

'EYLEMİN CANAVARCA BİR HİSLE GERÇEKLEŞTİRİLDİĞİ SABİT'

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı Burak Murat Bayoğlu, mütalaaya kısmen katıldıklarını belirterek "Haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağı kanaatindeyiz, ancak eylemin tasarlanarak gerçekleştirildiği sabittir. Whatsapp yazışmaları ve 1. Asliye Ceza Mahkemesindeki tehdit ve şantaj dosyası eylemin tasarlanarak gerçekleştirildiğini göstermektedir. Hedef alınan vücut bölgesi, boğazını keserek ve defalarca bıçaklayarak öldürmesi ve tanık beyanları dikkate alındığında yine eylemin canavarca bir hisle gerçekleştirildiği de sabittir. Bu hususlar dikkate alınarak sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyoruz" dedi.

DAVA 21 ARALIK TARİHİNE ERTELENDİ

Mahkeme heyeti, Mert Toprak'ın tutukluluk halinin devamına, her iki tarafın avukatlarının talepleri doğrultusunda esas hakkındaki savunmalarını hazırlamaları için süre verilmesine ve duruşmanın 21 Aralık saat 13.30'a bırakılmasına karar verdi.

'CİNAYET CANAVARCA HİSLE İŞLENDİ'

Duruşmanın tamamlanmasının ardından Cenap Olgun'un avukatı Funda Ekin Sümer ve Bodrum Kadın Dayanışma Derneği üyeleri bir açıklama yaptı. Avukat Sümer, yaşananın bir kadın cinayeti olmasına dikkat çekerek "Tipik bir kadın cinayeti dosyasından çıktık. Sanık oldukça bilinçli bir şekilde hem evlilik boyunca hem de evlendikten sonra Gizem'i sürekli tehdit ederek, şiddet uygulayarak baskı altında tutmuş ve daha sonra da istedikleri olmayınca, bence bu cinayeti gerçekleştirmiş. Kesinlikle bu dosyada işlenen suç politik olarak bir kadın cinayeti dosyası. Bu dosyada canavarca hisle cinayet işleme var, çünkü sanık birden çok yerinden, baş bölgesinden üstelik tanıkların beyanına göre durması istenmesine rağmen başını kesmeye devam ederek bu cinayeti işlemiş durumda. O yüzden bugün verilen savcı mütalaasında bu kısmın geri çekilmesini haksız buluyoruz. Bu konuda önümüzdeki celsede beyanlarımızı hazırlayacağız. Aynı zamanda tasarlanarak işlenmiş bir cinayet. Birisiyle tartıştınız diye onu öldürme hakkınız yok. Boşandınız, istedikleriniz olmadı diye öldürme hakkınız yok" dedi.

'EN AĞIR CEZAYI ALMASI GEREKİR'

Bodrum Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Figan Erozan ise, "Bizim için bu erkek şiddetinin en somut gösterilmiş ve en ağır şekilde bir kadının hayatını yok ederek sonuçlanmış bir dava. Bizim için savcının verdiği kararda, 'Canavarca his olması için daha ne olması gerekiyor?' diye sormak istiyorum. Baş bölgesinden 24'e yakın bıçak darbesi alınıyor ve boynu kesiliyor. Daha başka canavarca ne gerekiyor? Bir tek sevindirici yönü var, haksız tahrik indiriminin uygulanmamış olması. Gizem bu insanla istediği için evlenmedi. Bu dosyayı biliyoruz, evlenmek zorunda kaldı. Evli kaldığı sürede de bu adam tarafından işkence gördü. Boşanmasına rağmen peşini bırakmadı, o en sonunda 'Benim değilsen öldürürüm' noktasına geldi. O yüzden en ağır cezayı alması gerekir" dedi. (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net