GMİS’ten TBMM'ye ‘İşçi ölümlerine ortak olma’ mektubu

GMİS’ten TBMM'ye ‘İşçi ölümlerine ortak olma’ mektubu

Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS), milletvekillerine, özelleştirmenin önünü açmak isteyen torba yasaya karşı mektup gönderdi.

Türkiye Taş Kömürü (TTK) ile Türkiye Kömür İşletmelerine (TKİ) ait maden sahalarının bölünerek özelleştirilmesinin önünün açılmak istenmesine tepkiler sürüyor. Mecliste bulunan milletvekillerine ve siyasi partilerin Meclis Grup Başkan Vekillerine mektup gönderen Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Yönetim Kurulu, bu uygulamayla işçi ölümlerinin daha da artacağı uyarısında bulundu. GMİS, TBMM Genel Kurulunda yapılacak görüşmelerde özelleştirmenin önünü açan 58. maddenin torba yasa tasarısından çıkartılmasını istedi.

Genel Maden İşçileri Sendikası adına Genel Başkan Ahmet Demirci ile Genel Sekreter Satılmış Uludağ imzasıyla gönderilen mektupta “1990 ve 2004 yılından bu yana TKİ ve TTK maden sahaları rödovansçı şirketlere ve taşeron şirketlere verildi. Yeni gerekçe de süre nedeniyle şirketlerin yeterince yatırım yapamadıkları, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin aksadığı belirtiliyor. Yani bir anlamda özeleştiri yapılıyor. Çünkü 17 Mayıs 2017 tarihinde Karadon’da 30, 7 Ocak 2013 tarihinde Kozlu’da 8 arkadaşımızı taşeron şirketlerde, 13 Mayıs 2014 tarihinde Soma’da 301 arkadaşımızı, son olarak Şırnak’ta 8 arkadaşımızı kaybettik. Büyük maden kazalarının hepsi 2004 yılı sonrasında özel sektörde meydana geldi. Bu kazaların gerekçesini süre kısalığı olarak açıklamak doğru değildir. Üretim zorlaması ve kâr hırsı asıl neden olmuştur” dendi.

ALTTA KALANIN CANI ÇIKSIN!

TKİ ve TTK’nin asıl işveren olarak bu kurumların üçüncü şahıslara karşı sorumluluğu olduğuna dikkat çekilen mektup şöyle devam etti: “Şimdi ruhsatlar parçalanarak, yani şirketlere verilerek TTK ve TKİ’nin üçüncü kişilere karşı sorumluluğu kaldırılmak isteniyor. Bu şekilde yaklaşık iki bin dava olduğu belirtiliyor, ancak tasarıdaki gerekçede buna yer verilmemiş. TTK ve TKİ, rödovansçı şirketlerden ya da taşeron şirketlerden yeterli teminat almadıkları ya da kurumsal kimliği güçlü olmayan şirketlere iş verdikleri için tazminat ödemekle karşı karşıya kalıyorlar. Şimdi sağlam sözleşmeler yapmak, sağlam şirketlerle çalışmak yerine kolaycı bir yola sapılıyor ve üçüncü kişilerin mağdur olacakları bir ortam hazırlanıyor. Yani ‘Altta kalanın canı çıksın’ deniliyor. Söz konusu alacaklıların büyük çoğunluğu çalışanlar ve yakınlarıdır. Getirilmek istenen düzenleme, demokratik, sosyal bir hukuk devletine yakışır bir düzenleme değildir.”

DENETİM DAHA DA ZORLAŞACAK VE KAZALAR ARTACAK

Ruhsatların devredilmesi halinde TTK ve TKİ gibi uzman kurumların denetiminin ortadan kalkacağı ifade edilen mektupta, “Böylece denetim daha da zorlaşacak ve kazalar artacak” dendi. Mektupta şu tehlikelere dikkat çekildi: “Ruhsatların parçalanması ile maden sahaları daha küçük parçalara bölünecek ve özellikle Zonguldak Taşkömürü Havzası’nda özelleştirme süreci hızlanacak. Bu durumda çok daha küçük ve yetersiz şirketler maden sahalarını alabilecek. Zonguldak gibi 500-600 metre derinliklerde ve gazlı ocaklarda çalışabilecek kapasitede maden şirketi yoktur. Bunun içindir ki özel sektöre yüzeye yakın ocaklarda çalışma imkanı verilmiştir. Bu durumda küçük şirketler daha derinlere, sahaya girecek ve iş cinayetlerinin önü açılacaktır. Karadon ve Kozlu kazalarından sonra sahadan çekilen şirketlere yeniden imkan verilecektir.”
torba yasa tasarısının 58’inci maddesinin tasarıdan çıkartılmasını istenen mektupta, “İş verilecek özel sektörün kurumsal kimliğine önem verilmesinin, TKİ ve TTK başta olmak üzere diğer kurumların madenlerle ilgili denetimlerin daha da sıklaştırılmasının ve üçüncü şahısların mağduriyetine yönelik önlemlerin artırılmasının daha doğru olacağına inanıyoruz” dendi. Mektupta vekillerden tasarı TBMM Gündemine geldiğinde gereken hassasiyeti göstermelerini istendi.

MUHTARLARDAN GMİS’E DESTEK

Öte yandan tasarının geri çekilmesi için mücadele kararı alan Genel Maden İşçileri Sendikasına (GMİS) destekler sürüyor. Zonguldak Merkez İlçe ve Çaycuma muhtarları yaptıkları toplantılarla TTK’nın özelleştirilmesine karşı çıkarken Devrek Muhtarları ve Ereğli-Alaplı Muhtarları ile  Kozlu Muhtarları, GMİS’e destek amaçlı düzenlenen yemekli toplantılarda bir araya geldi. Yapılan konuşmalarda “Kömür varsa Zonguldak var, Türkiye var. TTK Halkın malıdır. Kapatılamaz, satılamaz” denildi.

NE  HEDEFLENİYOR?

“Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) torba yasa tasarısı olarak gelen 27 Ekim 2017 tarihli “Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın 58’inci maddesi ile 3213 Sayılı Maden Kanunu’nda yapılmak istenen değişiklik şöyle: “3213 sayılı Kanun’un Ek-1’inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. Türkiye Taşkömürü Kurumu ile Türkiye Kömür İşletmeleri, uhdelerinde bulunan maden ruhsat sahalarını işletmeye, işlettirmeye, bunları bölerek yeni ruhsat talep etmeye ve bu ruhsatları ihale etmeye yetkilidir." Yapılan değişikliğin gerekçesinde ise “Madde ile, 3213 Sayılı Maden Kanunu’nun Ek-1’inci maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle Türkiye Taşkömürü Kurumu ile Türkiye Kömür İşletmeleri uhdelerinde bulunan maden ruhsatlarını işletmeye, işlettirmeye, ve bunları bölerek yeni ruhsat talep etmeye yetkili kılınmaktadır. Böylelikle, atıl vaziyetteki sahaların ekonomik, güvenli ve rantabl şekilde değerlendirilmesine olanak sağlanmaktadır. Ayrıca rödovans süreleri kısıtlı olduğundan dolayı iş sağlığı ve güvenliğine yönelik uzun vadeli modern teknolojiye uygun yatırımlar yapılamamaktadır. Düzenleme ile belirtilen gerekçelere göre uzun vadeli yatırım yapılabilmesinin önü açılmaktadır” ifadeleri yer aldı. (Zonguldak/EVRENSEL)

MİTHAT FABİAN SÖZMEN: TRİBÜNDEKİ MADENCİ PANKARTI KİMLERİ ÜRKÜTTÜ?

Son Düzenlenme Tarihi: 01 Kasım 2017 14:15
www.evrensel.net