Osman Kavala tutuklandı

Osman Kavala tutuklandı

Atatürk Havalimanı'nda 18 Ekim'de gözaltına alınan iş adamı Osman Kavala tutuklandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü '17-25 Aralık' soruşturmaları ile 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alındığı belirtilen Osman Kavala tutuklandı.

Antep dönüşü 18 Ekim'de Atatürk Havalimanı'nda gözaltına alınarak İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürülen Osman Kavala, dün gece emniyetteki işlemlerin sona ermesinin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi. Soruşturmayı yürüten savcılık tarafından sorgulanan Kavala, "Hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs", ve "Anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs" suçlarını işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olgular bulunduğu iddiasıyla tutuklanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. 

‘GEZİ OLAYLARININ ORGANİZATÖRÜ’ İDDİASI

Savcılığın sevk yazısında, Osman Kavala'nın, "Hükümeti ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye yönelik bir ayaklanma olan ve tüm terör örgütlerinin (FETÖ/PDY, PKK/KCK, DHKP/C, MLKP) aktif olarak katıldığı ve destek verdikleri kamuoyunda 'Gezi olayları' olarak bilinen eylemlerin yöneticisi ve organizatörü olduğu" iddia edildi.

‘BARKEY'LE YOĞUN İRTİBATI’ İDDİASI

Sevk yazısında, "15 Temmuz 2016'da gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişimi ile ilgili 15-16 Temmuz 2016'da Büyükada Splendid Otel'de yapılan darbe teşebbüsü sürecinde darbenin organizatörlerinden olan Hanry Jak Barkey ile yabancı uyruklu kişi ve kişilerle olağanın ötesinde yoğun irtibat kurarak darbe teşebbüsüne katılmak suretiyle Anayasal düzeni cebir ve şiddet yöntemleri ile değiştirmek suçunu işlediğine dair bulgu ve delillere ulaşıldığı" ifadelerine yer verildi. 

Osman Kavala, İstanbul nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ndeki sorgusunun ardından atılı suçlardan tutuklanarak cezaevine gönderildi. 

OSMAN KAVALA’NIN EŞİ PROF. AYŞE BUĞRA TUTUKLAMA İLE İLGİLİ AÇIKLAMA YAPTI

17-25 Aralık ile 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında 2 haftadır gözaltında tutulan Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala'nın, “Anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs” ve “Hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlarından tutuklanmasının ardından eşi Prof. Ayşe Buğra açıklama yaptı. Ayşe Buğra, “Tutuklama kararı ile yitirdiğimiz yegane şey Osman Kavala’nın özgürlüğü değil, aynı zamanda demokrasi, barış ve hukukun üstünlüğüne dair umutlarımızdır” ifadelerini kullandı.

Buğra, açıklamasında “Osman Kavala’nın hangi eylemlerle, hangi para hareketleriyle, hangi delillerle Gezi Olaylarını finanse ve organize ettiği ortaya konamazken ve o tarihten bu yana hiçbir soruşturma ve suçlamaya maruz kalmazken bugün bu gerekçelerle tutuklanması düşündürücüdür” dedi. Buğra, “Bu uygulamalara dayandırılan her türlü karar, yargılanan bir dönemi açıkça meşrulaştırmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

Ayşe Buğra tarafından yapılan açıklama şöyle:

“Eşim, Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala 1 Kasım 2017’de saat 04:10’da ‘Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti devletini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme’ suçlaması ile tutuklandı.

Tutuklama kararında Osman Kavala’nın ‘tüm terör örgütlerinin (FETÖ/PDY – PKK/KCK – DHKPC, MLKP) aktif olarak katıldığı ve destek verdiği’ Gezi Olaylarının yöneticisi ve organizatörü olduğu ile 15 Temmuz 2016 darbe girişimine katıldığı belirtiliyor.

Mevcut soruşturmada ‘gizlilik kararı’ bulunmaktadır. Her koşulda, hukukun üstünlüğüne olan saygımızdan ödün vermeyerek kapsamlı bir açıklamayı zamana bırakıyoruz. Ancak, Osman Kavala hakkında bir kısım görsel ve yazılı basında gözaltı süreci boyunca yapılmaya çalışılan algı mühendisliği nedeniyle açıklama yapma zorunluluğu ortaya çıktı.

Söz konusu karar endişe vericidir. Zira, tutuklama kararı için kullanılan ‘iletişim tespit tutanakları ve fiziki takip tutanakları’ FETÖ/PDY mensubu kamu görevlilerinin henüz görevde olduğu dönemlere aittir ve bu uygulamalara dayandırılan her türlü karar, yargılanan bir dönemi açıkça meşrulaştırmaktadır.

Bu durum ayrıca, Osman Kavala’nın tutuklanmasına neden olan delilleri toplayan örgüt üyeleriyle birlikte darbe teşebbüsüne kalkışmış olması anlamına gelmektedir ve bu durum, hukuka aykırı olmaktan öte trajikomiktir.

Osman Kavala’nın hangi eylemlerle, hangi para hareketleriyle, hangi delillerle Gezi Olaylarını finanse ve organize ettiği ortaya konamazken ve o tarihten bu yana hiçbir soruşturma ve suçlamaya maruz kalmazken bugün bu gerekçelerle tutuklanması düşündürücüdür.

Tutuklama kararı ile yitirdiğimiz yegane şey Osman Kavala’nın özgürlüğü değil, aynı zamanda demokrasi, barış ve hukukun üstünlüğüne dair umutlarımızdır.”

GİZLİLİK KARARI CUMHURİYET DAVASINDA İHLAL EDİLDİ

Kavala dosyasındaki gizlilik kararının Cumhuriyet Gazetesi davasında ihlal edildiği dile getirildi. Cumhuriyet davası avukatlarından Abbas Yalçın, gizlilik kararı olan Kavala dosyasındaki yazışmaların dava sırasında savcı tarafından okutturulduğunu ve gizliliğin ihlal edildiğini söyledi. 

Dün görülen Cumhuriyet davasında tutuksuz "sanık"lardan Aydın Engin'in, gazete yazarlarından Ahmet İnsel ve Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala ile yaptığı yazışmalar da son anda dosyaya dahil edilmişti. Duruma sanık avukatlarından Fikret İlkiz tepki göstermişti.

Davada yaşananları Anayurt Gazetesi'ne değerlendiren sanık avukatlarından Abbas Yalçın, Kavala'nın avukatının Cumhuriyet davasında da Kadri Gürsel'in avukatlığını yaptığı söyleyerek şunları aktardı: "Kavala'nın avukatı müvekkilinin dosyasına gizlilik kararı olduğu için erişemiyordu. Cumhuriyet davası sırasında Kavala'nın avukatına telefon geldi. Kavala'nın ifadesinin alınacağı ve emniyete gelmesi gerektiği söylendi. Avukat Cumhuriyet davası duruşmasını yarıda bırakıp gitti. Avukatın davadan gitmesinin ardından gizlilik kararı olan Kavala dosyasındaki evraklar Cumhuriyet davasında okundu. Belki avukat o sırada duruşmada müvekkili Kavala hakkında iddia edilenleri öğrenmiş olacaktı. Çünkü Kavala dosyasında gizlilik kararı olduğu için öğrenemiyordu. Kavala'nın dosyasında gizli olan ve avukatının göremediği belgeyi Cumhuriyet davasında çıkıp bize okudular. Savcı gizliliği ihlal ederek duruşmada dosyadaki metni okuttu."

Cumhuriyet davasında tutukluğun devamı yönündeki karara da değinen Yalçın, hukuken söylenebilecek her şeyi söylediklerini vurgulayarak,"FETÖ'nün gazeteyi ele geçirdiği iddiası absürttür. Tek satır belge, bilgi, delil yok. FETÖ'nün gazeteyi ele geçirdiğine yönelik tek delil gösteremediler ama aradan bir yıl geçti tahliye de yok. Kaç duruşmadır kararları kopyala yapıştır yazıyorlar. Hiçbir değişiklik yok" dedi. Yalçın, artık tutukluluğun cezaya döndüğünün altını çizerek, "Hukuka aykırı bir durumdur. Aynı şüpheyle kimsenin tutuklu kalamayacağını AİHM diyor" ifadelerini kullandı.

‘2011 YILINDA DA CEMAAT TUTUKLAMAK İSTEMİŞTİ’

Mezopotamya Ajansına konuşan insan hakları savunucuları Osman Kavala’nın tutuklanmasına tepki gösterdi. Osman Kavala’nın kurucusu olduğu Barış Vakfının yöneticilerinden Hakan Tahmaz, “17 yıldır barış mücadelesini birlikte yürüttüğüm Osman Kavala’nın darbe iddiasıyla tutuklanmasına inanmamız beklenemez. 15 Temmuz darbe girişiminin başında bulunan Fethullah Gülen’dir. 2011 yılında Osman Kavala’nın tutuklanması için büyük bir çaba göstermişlerdi. Böyle bir suçlama ile tutuklanması karşısında büyük bir şok yaşıyorum” dedi.

‘TEHDİTLER YARATIP, TABANINI YANINDA TUTMAYA ÇALIŞIYOR’

Hukukçu ve İnsan Hakları Savunucusu Nurcan Kaya da, gözaltına alınma biçimi, medyadaki haberler ve  Cumhurbaşkanının bu konuda yaptığı açıklamaları hatırlatarak, “Bu büyük yanlışın gayet planlı olduğu belliydi” diye konuştu.  İktidarın yeni “tehditler” yaratıp, bu “tehditler” karşısında tabanını kendi yanında tutmaya çalıştığını dile getiren Kaya, “İktidarı eleştiren, ülkenin demokratikleşmesi için çaba harcayan insanlara, sivil toplum çalışmalarını hakkıyla yapan kurumlara yaptıkları meşru çalışmaları nedeniyle soruşturma açtıklarını ikrar edemiyorlar. Bu nedenle iftiralar, yalanlar üretip, onların arkasına saklanarak insan hakları savunucularını susturmaya, diğerlerine de gözdağı vermeye çalışıyorlar” diye konuştu.

KESKİN: REHİN OLARAK ALDILAR

İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Başkanı Avukat Eren Keskin ise, Kavala’nın insan hakları savunucusu olduğunu söyleyerek, tutuklama kararına ilişkin “Türkiye’de bir hukukçu olarak hukuki yorum yapma temelini kaybetmiş durumdayız. Türkiye’nin gerek iç hukuku, gerekse altına imza attığı uluslararası sözleşmeler tamamen yargı tarafından dışlanmış durumda. Bundan kaynaklı hukuki bir yorum yapamayacağım” dedi.
 Kavala’nın “anayasayı ihlal”den tutuklanmasının anlaşılır bir şey olmadığını sözlerine ekleyen Keskin, şunları söyledi: “Devletin özellikle AB ve ABD ile bozulan ilişkileri karşısında bir rehin politikası olduğunu düşünüyorum. Bir dönem Büyükada tutuklularıydı, hiçbir şey yoktu haklarında, ajan ilan edilerek tutuklandılar. Onlar serbest bırakıldı şimdi de aynı amaçla Osman Kavala tutuklandı.”

OSMAN KAVALA KİMDİR ?

1957 Paris doğumlu olan Kavala, İstanbul Robert Lisesi’ni bitirdikten sonra Manchester Üniversitesi Ekonomi bölümünden mezun oldu.

Babası Mehmet Kavala’nın 1982 yılında vefat etmesinin ardından, Kavala Grubu’nda yönetici olarak çalışmaya başlayan Osman Kavala, Türk-Polonya İş Konseyi, Türk-Yunan İş Konseyi, Center for Democracy in Southeast Europe (Güneydoğu Avrupa’da Demokrasi Merkezi) gibi çeşitli iş ve toplumsal kuruluşların Yönetim Kurulu üyeliklerinde bulundu.

İletişim yayınlarının kurucularından olan Kavala; TESEV yönetim kurulu üyeliği, Açık Toplum Enstitüsü’nde danışma kurulu üyeliği ile Helsinki Yurttaşlar Derneği üyeliği yapıyor. (İstanbul/DHA)

Son Düzenlenme Tarihi: 02 Kasım 2017 01:53
www.evrensel.net
ETİKETLER Osman Kavala