CHP GRUP TOPLANTISI - 31 EKİM 2017
Kılıçdaroğlu’dan ‘faşist diktatörlük’ yinelemesi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarının mafyavari yöntemlerle istifa ettirilmesine tepki gösterdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Hükümete dönük eleştirilerde bulunan Kılıçdaroğlu, CHP Sözcüsü Bülent Tezcan’ın, AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’a yönelik dile getirdiği ‘faşist diktatör’ nitelemesine değindi. Balıkesir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur’un mafyavari yöntemlerle istifa ettirildiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, bunun faşist diktatörlüklerde uygulandığını söyledi.

'PENSİLVANYA'DAN TALİMAT ALANLAR ŞİMDİ SARAY'DAN TALİMAT ALIYOR'

Konuşmasında OHAL sonrası yaşanan hukuksuzluklara dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Kimsenin boşu boşuna mağdur edilmesini istemiyoruz. Hak adalet olsa bunlar olmazdı. Eskiden Pensilvanya'dan talimat alanlar şimdi Saray'dan talimat alıyor. Hiç bir şey değişmedi” dedi.

Darbe girişimi sonrası hükümetin OHAL’le darbe yaptığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Darbede roller değişti. Şimdi geldiğimiz noktada kim muhalifse hesap verecek deniliyor. Sözcü ve Cumhuriyet gazetelerinin başına gelenlere bakın. Sözcü iddianamesini bana verdiklerinde, ‘Mahkeme reddeder, delil yok’ dedim. Bir süre sonra mahkeme iddianameyi kabul etti. Mahkemeye hayret ediyorum. MASAK inceleme yapıp rapor yazıyor, ‘FETÖ'yle ilişki yok’ diyor. Hiç bir şey yok ama ‘Olsun’ diyor, ‘Davayı açacağım’ diyerek, açıyorlar. Suç varsa, kanunda karşılığı olmalı. Suç olarak gösterilen şey, cumhurbaşkanının yerini haber yapmak. Ben öyle bir suç görmedim. Dünyada böyle bir suç yok” açıklamasında bulundu.

'MADENLERİ PEŞKEŞ ÇEKECEKLER'

Hükümetin torba kanunla meclise gelmesi beklenen madenlerin özelleştirilmek istenmesine de değindi. 170 yıldır Zonguldak'tan kömür çıkarıldığını ve kömürün kent için önemli bir ekonomik kaynak olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Şimdi torbaya kanun eklendi, bölünüp parçalayıp birilerine madenleri peşkeş çekecekler. Hükümet yurt dışından kömür ithal ediyor. Kömür var, madenci var, tüketim alanı var. Peki neden kömür ithal ediliyor, bu para kime veriliyor? Bu soruları benden çok AKP'ye oy veren işçi kardeşlerim sormalı. Yılda 4 milyar dolar kömür ithalatına para veriyorlar. O parayı Zonguldak'a ver, Zonguldak İstanbul olur. Sendikaya da sesleniyorum, işçilere sahip çıktığınız sürece biz de sizin arkanızdayız” dedi.

BENZİN ZAMMINA TEPKİ: ÜCRETLER DE Mİ DOLARA ENDEKSLİ?

Akaryakıt zamlarını da eleştiren CHP Genel Başkanı, Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın 'Millet doların seviyesine bakacağına, işine gücüne baksın' açıklamasına sert tepki gösterdi. “O koltukta sen bu lafları nasıl ediyorsun, şaşırıyoruz” diyerek Ağbal’a çıkışan Kılıçdaroğlu, “İşçi ücretleri dolara mı endeksli? Ama mazot, benzin dolara endeksli. Peki çiftçi, işçi düşünmeyecek de kim düşünecek? Hükümet ihalelerini dolara endeksli veriyor. Türkiye hükümeti ilahe veriyor, şirket Türkiyeli ama ihale dolara endeksli. Neden dolar üzerinden ihale yapıyorsun? Çünkü sen TL'ye güvenmiyorsun, müteahhidin de sen de güvenmiyorsunuz? Bunların iktidarında rüşvet bile dolarla alındı. Ayakkabı kutularında dolar vardı. Bunlar doların yeşiline tapıyor, ağacı kesip dolara tapıyor” dedi.

‘BUNLAR FAKİRDEN ALIP ZENGİNE VERİYOR’

Hükümetin ekonomi politikalarının halkı yoksullaştırdığına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
“Bunların en temel özelliği fakirden alıp, zengine vermek. Nasıl mı oluyor? Köprü geçişlerini cebinden ödemiyorlar, sizin paranızdan ödüyor. Biz zenginden alıp fakire vereceğiz. Zenginden de zorla değil; adaletle alacağız. O yüzden diyoruz asgari ücretten vergi almayacağız.”

‘4 FİRMANIN ADINI VERMİYORLAR’

Önümüzdeki günlerde Rusya'ya domates ihracatının yeniden başlayacağını hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Ama bir sorun var, Rusya'ya sadece 4 firmadan alacaksın diyorlar. İsmi soruyoruz, vermiyorlar. Diğer firmalar Türkiye'nin firması değil mi?” diye sordu. Kılıçdaroğlu önümüzdeki günlerde bu 4 firmanın ismini de açıklayacaklarını söyledi.

‘SİYASİLER VATANDAŞA HESAP SORUYORSA BU FAŞİZMDİR’

Türkiye’de bugüne kadar 3 büyük devrimin altına imza atıldığını iddia eden Kılıçdaroğlu, sırada çoğulcu ve katılımcı demokrasi olduğunu söyledi:
“Şimdi çoğulcu, katılımcı demokrasi mücadelesi vereceğiz. Tek adam rejimi değil; özgürlükçü parlamento sistemi istiyoruz. Vatandaşın siyasilere hesap sorduğu bir sistem istiyoruz, siyasiler vatandaşlara hesap soruyorsa bu faşizmdir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, kimse bunu unutmasın.”

Hükümetin 20 Temmuz’da bir darbeyi hayata geçirdiğini tekrarlayan Kılıçdaroğlu, “Parlamentonun yetkileri elinden alındı. İstediği kararı veriyor, kendi iradesini topluma dayatıyor. Biz katılımcı demokrasi derken makarayı tersine sardılar. Asıl hesap vermesi gereken, FETÖ’ye ne istedilerse verenlerdir. Darbe girişimi püskürtüldükten 5 gün sonra darbe yapıldı, referandumla da anayasal altyapısı oluşturulmaya çalışıldı. OHAL demokrasinin teminatı için diyorlar, Nuriye ve Semih demokrasiyi mi tehdit etti?”

‘FAŞİST DİKTATÖRLÜK’ AÇIKLAMASI

Belediye başkanlarının görevlerinde alınmasını da eleştiren Kılıçdaroğlu, Ahmet Edip Uğur’un açıklamasını okudu. Devamında Erdal İnönü’nün 'OHAL, olağanüstü hukuksuzlukların kanun haline bağlanmasıdır' açıklamasını hatırlatan CHP Lideri, “20 Temmuz sonrası yaşanan budur. Çağırıyorlar belediye başkanlarını istifa ettiriyorlar. 'İstifa etmezsen...' diyerek tehdit ediyorlar. KHK'ye de ihtiyaç duymuyorlar. Şu anda nüfusun yüzde 41'i kendi seçtiği belediye başkanı tarafından yönetilmiyor. Bu darbe uygulamasıdır. Balıkesir Belediye Başkanı'nın açıklamasına bakın. Saray'da oturan zata sesleniyorum. Bir kişinin ailesini hangi ahlaka, dine sığınarak tehdit ediyorsun? Dün Parti Sözcümüz faşist deyince çok bozulmuş. Bir belediye başkanının ailesiyle uğraşmak faşist diktatörlüğün yöntemidir. Mafya yöntemini kullanacaksan o koltuktan ayrılacaksın” dedi.

Geçtiğimiz haftaki grup toplantısında yaptığı erken seçim çağrısını da yineleyen Kılıçdaroğlu, “Bu rezaletleri bitirelim. 17 ay beklemeyelim, erken yerel seçimleri yapalım, istemediğin isimleri aday gösterme. Bir daha söylüyorum, hodri meydan! Erdoğan, 'Ne zamandır erken seçim demokrasinin namusu oldu?' diyor. Sen tarafsızlık üzerine namus ve şerefi üzerine yemin ettin. Sen namus ve şeref kavramından ne anlıyorsun?” dedi. (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 31 Ekim 2017 15:49
www.evrensel.net