Kaz Dağı yeni bir felaketin eşiğinde uyarısı

Kaz Dağı yeni bir felaketin eşiğinde uyarısı

Balıkesir'in Havran ilçesinde işletilmek istenen altın madeni için 'Havran Barajını kirletecek' uyarısı yapıldı.

Özer AKDEMİR

Balıkesir’in Havran İlçesi yakınlarında işletilmek istenen altın madeninin Havran Barajını kirleteceği uyarısı yapıldı. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği tarafından yapılan açıklamada Havran'ın ikinci bir Balya olabileceği dile getirildi. Madenci şirket yarın (1 Kasım 2017) Büyükşapçı Köyü'nde ÇED halkı bilgilendirme toplantısı yapacak. 

MOLİBDEN MADENİNİN ZARARLARI HEP GÜNDEMDE

Havran, son yıllarda Tepeoba molibden madeninin yol açtığı çevre ve sağlık sorunları ile kamuoyunun gündemine geliyordu. Madenin yöredeki suları ve tarım alanlarını kirlettiği, yanı başında henüz hiçbir arkeolojik çalışma yapılmamış Thebe Antik Kentine zarar verdiği madene yöneltilen iddiaların başında. Diğer taraftan bölgede hemen her yıl çıkan orman yangınlarının bu madenin civarında olması buraların maden alanına eklenmesi için sabotajla bilinçli yakıldığı iddialarının sıkça dillendirilmesine neden oluyor. Bu iddialar yöre Milletvekilleri tarafından TBMM'ye  soru önergesi olarak da iletilmişti. Orman yangınlarını söndürmek için mobilden madeninin atık havuzundan alınan suyla yangınlara müdahale edilmesinin yöredeki derelerde sucul yaşamı yok ettiği, insanlara da zarar verdiği bir diğer iddia arasında.

KİRLİLİK KATLANACAK ENDİŞESİ

Havran'ın  Eğmir Köyü’ndeki  kurşun madeni projesinin yanı sıra Büyükşapçı Köyü yakınına açılmak istenen altın madeni var olan çevre kirliliği ve sağlık sorunları endişesini bir kat daha arttırmış durumda. Madenin "en vahşi yöntem" olarak adlandırılan ve bilim insanları tarafından "ancak çöllerde ve canlı yaşamının olmadığı yerlerde uygulanabilir" diye tanımlanan siyanür yığın liçi yöntemiyle yapılacak olması endişelerin daha da boyutlanmasını beraberinde getiriyor.

KUARS İZNİ ALINMIŞ OYSA ALTIN ARANACAK

Altıncı şirket yarın (1 Kasım 2017) saat 14.00'de Büyükşapçı Köyünde ÇED halkın katılımı toplantısı gerçekleştirecek. Bu toplantı öncesi bir açıklama yapan Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Kazdağının önemine dikkat çekerek projeden vazgeçilmesi çağrısında bulundu. Altın madeni ruhsatının sürekli el değiştirdiğini en son olarak Baharlar Madenciliğe satıldığını ifade eden Dernek açıklamasında, "dosyada yer alan evraktan ruhsatların henüz Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nden devir edilmediği görülüyor. Bu durumda daha ruhsatların devir işlemi bitmeden ÇED sürecinin nasıl başlatıldığı soru işareti" denildi. Açıklamada 2012-2013 yıllarında “kuartz” arayacağız diye yapılan başvurular için Balıkesir Valiliği tarafından  “ÇED Gerekli Değildir” kararları verildiğine dikkat çekilerek, oysa arananın quarts değil altın-gümüş olduğunun altı çizildi.

HAVRAN BARAJI VE KÖYÜN SUYU TEHDİT ALTINDA

Proje dosyasında maden alanının, Havran Çayı’nın su toplama havzasında yer aldığını belirten dernek açıklamasında şu görüşlere yer verdi; "Değirmendere ve Gelindere, Havran Çayı’na çay ise Havran Barajına akıyor. Dolayısıyla, maden alanına çok yakın olan bu dereler asit maden drenajı ve siyanür barajı tehdidi altında. Bu derelerdeki kirlenme doğrudan Havran Barajına ulaşacak ve bu barajdan sulanan tarım arazileri de kirlenecek. Balya örneği önümüzde. Balya’da her yıl hala asit maden drenajı nedeniyle asitli sular dereleri kirletiyor ve derelerdeki balıklar ölüyor".

Büyükşapçı Köyü’nün içme suyu kaynağının da maden alanında yer aldığının ifade edildiği açıklamada "Köyün içme suları hem kirlilik, hem de yok olma tehdidi altında. DSİ, bu koşullarda  projeye olumlu görüş vermeyecektir" denildi.

ENDEMİK BİTKİLER NE OLACAK?

58 bin 500  dönümlük ruhsat alanının 6. 886 dönümünün ÇED izin alanı olarak gösterildiğini aktaran dernek, bu alanın % 79’u karaçam ve meşe ormanı olduğunu vurguladı. 

Proje tanıtım dosyasının inceleme-araştırmadan öte literatür çalışması ile yapıldığını, bir endemik bitkiden bahsedilirken "incelenirse daha fazla endemik bitki bulunabilir" dendiğinin kaydedildiği dernek açıklamasında "O halde, endemikler ne olacak?" sorusu yöneltildi. 

Dernek, "Umarız Balıkesir Orman Bölge Müdürlüğü, kuraklığın iyice arttığı ülkemizin ve bölgenin çıkarlarını ve orman ekosisteminin önemini  gözeterek böylesi önemli endemik bitkilerin ve karaçam ağaçlarının bulunduğu bu önemli ormanlık alanı madencilere tahsis etmez" dedi.

TARIM ARAZİLERİ DE YOK OLACAK.

Proje alanının yüzde 20’sinin yani yaklaşık 1500 dönümün tarım alanı olduğunu belirten dernek, "Tarımdan yeterince gelir elde edemeyen Büyükşapçı Köylüsü, tarım arazilerinin 700-800 dönümünü madencilere çoktan satmış bile. Balıkesir Toprak Koruma Kurulu görevini yerine getirip bu tarım arazilerinin tarım dışı kullanımına izin vermemeli dedi".

Havran

HAVRAN, İVRİNDİ, BALYA, KALKIM ELDEN GİDİYOR

Tepeoba Molibden, Eğmir Kurşun, Kalkım kurşun, Balya Kurşun, İvrindi altın madenleri  ve sıradaki ruhsat alanlarının birbirine çok yakın olduğunun ifade edildiği açıklamada şöyle denildi; "Bu madenlerin yeni yapılacak Lapseki-Yenice-Savaştepe Otoyolu ile birlikte  bölgeye toplam etkisinin acilen incelenmesi gerekmektedir. Bölge için Stratejik Çevresel Değerlendirme yapılması zorunludur.Yok edilen yüz binlerce dönüm orman ve tarım arazileri ve madenlerde kullanılacak sular, bölgede kuraklığa, susuzluğa, açlığa, yoksulluğa yol açacak, köyler iyice boşalacak, tarımsal üretim duracaktır. Bölgemizin Kaz Dağı ekosistemini oluşturan en önemli etmenlerden olan ve bölgemize hayat veren orman varlığı ve  tarımsal potansiyeli yörenin gerçek  altınıdır, yerin altındaki altın ise yalnızca madenciye kar getirip, halka da hastalık ve yoksulluk olarak geri dönecek, kamuya ve ülkemize hiçbir yarar sağlamayacaktır". 

Kaz Dağı’nda hayatın altından değerli olduğuna vurgu yapan dernek, "Havran-Demirtaş Altın Madeni Projesi’nden acilen vazgeçilmeli, bu projeye “ÇED Olumsuz” kararı verilmelidir" çağrısında bulundu.

www.evrensel.net