Şemdinli

Şemdinli'de savaş ve göç

Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde 23 Temmuzdan bu yana devam eden ve on bin civarında askerin katıldığı operasyonda şiddetli çatışmalar devam ediyor. Tam anlamıyla bir savaş halinin yaşandığı Şemdinli kırsalında bulunan 40’ı aşkın köy ve mezra boşaltıldı, 1000’i aşkın insan köylerinden göç etti. Aralıksız devam eden

Erdal İmrek

Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde 11. gününe giren çatışmalarda ne kadar ölü ve yaralı olduğuna dair henüz net bilgiler edinilemese de tüm boyutlarıyla bir savaş yaşanıyor. Çatışmaların ilçe merkezinin 1 kilometre yakınına kadar ulaştığı bölgede ciddi bir göç dalgası başlayabilir. Şimdiden 1000’i aşkın kişi köylerini terk etti. Köylerinde kalanların endişeli bekleyişi ise sürüyor. İlçe merkezi ve kırsalında insanların çok ciddi kaygı ve endişeyle çatışmaların son bulmasını beklediğini dile getiren Şemdinli Belediye Başkanı Sedat Töre, “Biz Şemdinli halkı olarak, Türkiye’nin batısında yaşayanlardan, Türk halkında burada yaşananlara tepki göstermesini, bu yöntemle savaşın çözülemeyeceğini görmesini bekliyoruz” dedi. Telefonla ulaştığımız Töre Şemdinli’de olup bitenleri gazetemize değerlendirdi.

‘ÇATIŞMALAR HER GÜN ŞİDDETLENİYOR’

Şemdinli’de 23 Temmuzda başlayan çatışmaların Derecik bölgesinden Zorgeçit bölgesine kadar olan 20 kilometrelik bir alanda aralıksız devam ettiğini anlatan Belediye Başkanı Töre, “24’ünden itibaren çatışmalar her gün daha da şiddetlendi. 20 kilometrelik alan sürekli obüslerle bombalanıyor ve çatışmalar yaşanıyor. Bu civardaki giriş çıkışlar tamamen yasaklandı” dedi.

1000’İ AŞKIN KİŞİ GÖÇ ETTİ

Çatışma nedeniyle tek geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olan köylülerin hem büyük bir mağduriyet yaşadığını hem de can güvenliği olmadığını belirten Töre, bunun da bir göç dalgasına neden olduğunu dile getirdi. “Bombardımanda çok sayıda hayvan telef oldu, tarım arazileri tahrip oldu. Köylüler büyük bir perişanlık yaşıyor. İnsanlar göç etmeye başladı” dedi.

Şu ana kadar Günyazı köyüne bağlı, Aşağı Orta ve Yukarı Yiğitler mezralarında  26 ailenin göç ettiğini, Zorgeçit ve Bağlara bağlı Çem bölgesindeki evlerin de bu sabah (dün) askerlerce boşaltıldığını söyleyen Töre, “Şu ana kadar 40’a yakın köy ve mezra boşaltıldı. 1000 civarında insan yerini yurdunu terk etti” dedi. Göç edenlerin bir kısmının Şemdinli merkeze geldiğini, bir kısmının ise çatışmaların uzağındaki köylere gittiğini anlatan Töre, “Evlerini terk etmeyenler ise çocuklarını başka yerlere gönderip, bekliyorlar” dedi.

KÖYLÜLER PERİŞAN

Köylülerin mağduriyetine ilişkin muhtarların Şemdinli Kaymakamıyla görüştüğünü, hayvanların telef edilmesinin ve tarım alanlarının tahrip edilmesinin durdurulmasını talep ettiklerini ancak kaymakamın muhtarlara, “Yapabileceğim bir şey yok” dediğini aktaran Töre, “Yetkililerin mağduriyetin giderilmesine ilişkin bir çabası yok. Köylüler çaresizce çatışmaların sonlanmasını bekliyor ve göç ediyor” dedi.

GÖÇ-DER HEYETİ KÖYLERE GİREMEDİ

Yaşanan göçlerin ardından Göç-Der heyetinin bölgeye geldiğini ve köylülerden bilgi almaya çalıştığını belirten Töre, heyet üyelerinin askerlerce köylere girişlerinin engellendiğini aktardı. Evlerini ve hayvanlarını bırakmak istemeyen köylülerin bombardıman nedeniyle endişeli bekleyişlerinin devam ettiğini aktaran Töre, çatışmaların devam etmesi durumunda çok sayıda insanın göç edebileceğini söyledi.

‘30 YILLIK SAVAŞIN EN ŞİDDETLİ ÇATIŞMASI’

Yoğun bombardıman nedeniyle ormanlık alanların da yandığını ifade eden Sedat Töre, bombardıman ve çatışmaların gece gündüz, günün her saati sürdüğünü belirtti. Bölgede yaşanan çatışmayı “30 yıldır yaşanan savaş boyunca Şemdinli’nin gördüğü en büyük çatışma budur” sözleriyle tarif eden Töre, “İlçe merkezine bu kadar yakın ve bu kadar geniş bir alanda, bu kadar uzun süren çatışmalar hiç yaşanmamıştı. Bu en büyüğü. Büyük bir endişe yaşıyor herkes” dedi. Şu ana kadar ölü ve yaralı sayısına ilişkin net açıklamalar yapılmadığını hatırlatan Töre, yaşanan çatışmaların kapsamı düşünüldüğünde ciddi kayıpların ortaya çıkabileceğini belirtti.

MUHABİRLER YAZIYOR GAZETELER GÖRMÜYOR

Şemdinli’de yaşananların gazetelere ve televizyonlara yansımamasını eleştiren Töre, “Burada gerek ulusal basından gerekse yerel basından çok sayıda gazeteci var. Ulusal yayın yapan gazete ve ajansların muhabirleriyle konuştuğumuzda bize, ‘Biz olup biteni yazıp gönderiyoruz ama merkezden yazdıklarımız yansıtılmıyor’ diyorlar” dedi. Töre ciddi mağduriyetlerin yaşandığı bu boyuttaki çatışmaların basına yansımamasına üzüldüklerini belirtti.

TÜRK HALKINA ÇAĞRI

Gazetemize verdiği bilgilerin ardından “Ülkenin batısında yaşayanlara, Türk halkına da seslenmek istiyorum” diyen Töre, “30 yıldır denenmiş bu savaş yönteminin çözüm olmadığı görülmeli. Türk halkı bu savaşta yoksul çocukların öldüğünü, bu işin daha fazla böyle gidemeyeceğini görsün. Bu hükümetin metotlarının ‘90’lı yılların hükümetlerinden hiçbir farkı olmadığını görsün herkes. Burada yaşananların çok ağır bedellerini hep birlikte yaşarız. Ülkenin batısı Şemdinli’ye duyarsız kalmasın” şeklinde konuştu. (İstanbul/EVRENSEL)


Şemdinli’de yaşananları gazetemize değerlendiren BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt hükümetin yaşanan şiddetli çatışmalar karşısında sessiz kalmasını eleştirdi. Çatışma bölgesindeki insanların can güvenliği olmadığını dile getiren Kurt, PKK’nin taktik değiştirdiğini ve artık ‘vur kaç’ yerine ‘çatışma yerini terk etmeme’ taktiği uyguladığını söyledi. Sürecin buraya gelmesinin nedeninin Kürt sorununun çözümsüz bırakılması olduğunu ifade eden Kurt, “Demokratik çözümün esas alınması ve savaş politikasından vazgeçilmesi gerekiyor. Suriye’ye yönelik politikalarda hamaset koparırken, Suriye’de Kürtler kendi haklarını kazanınca yaygara koparanlar kendi politikalarına baksınlar” dedi.

Demokratik çözümün hem Türkiye’ye hem de Ortadoğu’ya yararlı tek çözüm modeli olduğunu sürekli dile getirdiklerini belirten Adil Kurt, Şemdinli’de günlerdir yaşanan çatışmaların münferit olmadığını söyledi. 23 Temmuz’dan bu yana süren çatışmalı durumun hükümet tarafından iyi okunması gerektiğini ifade eden Kurt, “Şemdinli’de yaşananlar ileride nelerin yaşanabileceğini ortaya koyuyor. Hükümetin bunu doğru anlamalı. Bunun yolu yordamı bellidir. Defalarca söylendi. Hükümet artık çözüme gitmelidir” dedi. Çözüm için çatışmaların durdurulmasını ve Abdullah Öcalan’a tecridin kaldırılarak, Oslo’da tıkanan sürecinin tekrar başlatılması gerektiğini belirten Kurt, Türk halkına ‘savaşa karşı sesini yükseltme’ çağrısı yaptı.

TÜRK HALKI SAVAŞA ‘DUR’ DESİN

Gerillanın da askerlerin de bu ülkenin çocukları olduğunu belirten Kurt, “Gençlerin ölümünün önüne geçme şansına sahibiz. Bunun önüne geçilmesi için sessizliğin bozulması gerekiyor. Kürtler giderek Türkiye’den kopuyor. Duygusal kopuş değil Siyaset olarak da kopuyor Türkiye’den. Eğer Türkler Kürtlerle ortak ve eşit yaşamı istiyorlarsa savaş politikalarına dur demeli” dedi. (İstanbulEVRENSEL)

www.evrensel.net