Filistinli işçiler Batı Şeria’da sendikalaşıyor

Filistinli işçiler Batı Şeria’da sendikalaşıyor

Siyasi zemini çıkmaza sokulmuş, işgal uzayıp gidiyor, bazı Filistinliler ise kendi gerçekliklerini kendileri yaratıyorlar.

Miriam BERGER
The Nation

İşçi lideri Hatem Ebu Ziadeh sessizce tarih yazdı. 45 yaşındaki 6 çocuklu Eriha doğumlu Filistinli, Şubat ayında, İsrail işgali altında olan Batı Şeria’daki Mihor Adumim Sanayi Bölgesindeki Zarfati oto tamir garajının sahibi Morris Zarfati ile masaya oturdu. İki adam arasında Ebu Ziadeh’in yıllarca süren sendikal çalışması ve işten çıkarılmasıyla sonuçlanan bir “savaş” süregeldi. 

Şimdi ise çay ve gülüşmeler eşliğinde, Ebu Ziadeh ve ekibi için ücretlerin ve çalışma koşullarının iyileştirildiği ve Batı Şeria’da İsrailliler ile çalışan Filistinliler adına bir ilk olan toplu sözleşmenin imzalanması için anlaşmaya vardılar.

Ebu Ziadeh, “Zarfati garajında haklarımızı geri aldığımız gibi, tüm Filistinli işçiler ve Filistin halkı olarak haklarımızı geri almayı umuyoruz.” dedi. Bir çok işçi, işyerinde sendikacılarla görüşmekten çok korktuğundan, bunları ilkbaharda sanayi bölgesinin hemen ötesindeki kafede yapılan bir toplantıda söyledi: Burası bizim topraklarımız.

BATI ŞERİA’DA 36 BİN FİLİSTİNLİ İŞÇİ VAR

Hareketsiz bir dönemdeki halk hareketinde, sınırlı bir ilerleme belirtisidir bu. Batı Şeria’da, patronu İsrailli fabrikalarda ve yerleşimlerde 36 binden fazla Filistinli erkek, kadın ve hatta çocuk çalıştırılıyor. Filistin topraklarında çalışan Filistinlilere oranla üç kat daha fazla işçi anlamına geliyor. Ancak yol boyunca düzenli sömürü ve tehlikelerle yüz yüze kalıyorlar. 

(İş güvencesinden yoksun çalışmayı sürdürüyorlar: Eylül ayında bir Filistinli, çalıştığı yerdeki bir İsrail polisini ve iki güvenlik görevlisini öldürdü. İsrailli yetkililer saldırının izinli-çalışma sistemi için ‘ciddi sonuçlar doğurabileceğini’ belirtti).

FİLİSTİNLİLER NASIL ÇALIŞIYORLAR?

Filistin işgücü piyasası İsrail işgali altında. İsrail hükümetinin rakamlarına göre, pahalı ve elde edilmesi zor izinler aracılığı ile toplamda yaklaşık 70 bin Filistinli, İsrail’de çalışıyor. Filistinliler İsrailli ya da Filistinli bir arabulucuya çalışma izni alabilmek için ayda 700 dolara (2500 İsrail şikeli) varan ödeme yapabiliyorlar (ya da ortalama bir işçi maaşının üçte biri kadarı). İsrail hükümeti bu konuyla ilgili bir araştırma yaptı, uzun soluklu sömürüyü belgeleyen ilk hükümet raporuydu bu. 

Tekrarlanan güvenlik kontrollerinden sonra teoride hak sahibi olan Filistinliler, üstlenici tarafından belirli bir sektörde çalışmak üzere finanse ediliyorlar. Ama pratikte ücretleri ve rekabeti olumsuz etkileyen üstleniciler, aracılar ve Filistinliler arasında izin ticareti yapılıyor.  

İsrail ordusuna göre yaklaşık 50 bin Filistinli yasa dışı yollarla İsrail’de çalışıyor. Tehlikeye rağmen kontrol noktaları ve sınırdaki duvarlardan içeri gizlice giriyorlar. Genellikle de kalabildikleri kadar uzun süre kaçak bir şekilde İsrail’de kalıyorlar. 

Ebu Ziadeh’in çalışma izni -garaj yönetiminin sendikalaşmayı durdurma çalışmaları sırasında iptal edildi- sadece sanayi bölgesini kapsıyorken, İsrail geçiş noktasından geçmeyi kapsamıyor. 

Ancak 2007’de bir İsrail mahkemesi -en azından çalışma yasaları yürürlükte oldukça- bu tartışmalı alanların İsrail’in bir parçası olduğuna karar verdi. Doğu Kudüs’ün aksine İsrail’in 1967’de Ürdün’den zaptederek topraklarına kattığı Batı Şeria’da yaşayan Filistinliler burada askeri yönetim altında yaşıyorlar; uluslararası toplum bu işgali tanımıyor. Mahkemenin verdiği karar, İsrail’in asgari ücret ve sendikalı çalışma hakkı gibi nispeten güçlü emek korumasının artık Ebu Ziadeh gibi Filistinlilere de uygulanması anlamına geliyor. 

10 YIL MÜCADELE ETTİLER

Ancak Ebu Ziadeh ve Zafrati garajındaki yaklaşık 70 meslektaşının bu hakları kullanan ilk grup olması için on yıl geçti. Her adımlarında engellerle karşılaştılar. Bunlardan ilk akla gelenleri; garajın Ebu Ziadeh’i sendikalaşma çalışması nedeniyle 2014’de görevden alması ve Gazze savaşında bir İsrail tankına kasten zarar verdiği iddiasıydı. İddiaların unutulmasından 21 ay sonra bir İsrailli hakimin işine yeniden dönmesine karar vermesiyle, yeniden görevlendirildi. 

Zafrati garaj işçileri bu süreçte açıkça işgale karşı olan, küçük, bağımsız bir İsrail işçi sendikası olan WAC MAAN’ın desteğinden yararlandı. Arapça konuşan nadir İsraillilerden biri olan Sendikacı Yoav Tamir, “İsrailli yerleşimciler burada İsrail yasalarının uygulanmasını istiyor. Ancak işçi hakları söz konusu olduğunda Ürdün yasasının geçerli olduğunu savunuyorlar” diyor, ki bu hala Batı Şeria’daki mevzuatta böyle. (Ürdün kanunlarına başvurulduğunda bu İsrail yasalarına tabi olan İsraillileri değil, sadece buradaki Filistinlileri kapsıyor.)

YENİ TİS İMZALANDI

Tamir, WAC MAAN’in, Ebu Ziadeh’in işine geri dönmesi için 20 bin dolarlık mahkeme masraflarını karşıladığı söylüyor. Yeni toplu iş sözleşmesine göre ise, işveren mahkeme masraflarının tümünü karşılamakla yükümlü. Yapılmayan ödemeler için her çalışan ortalama 35 bin şikel (yaklaşık 10 bin dolar) tutarında tazminat alacak. İlerleyen günlerde işçiler tatil günlerinin, raporlu günlerinin ücretini ve ayrıca asgari ücret (ve nihayet resmi bordrolarını) alacak ve çalışılan yıllara dayanan ücret artışları için bir yeni bir düzenlemeye sahip olacaklar. Her Filistinlinin, Tamir’in desteğini kabul ettiği gibi diğer İsraillilerin desteğini kabul ettiği ise söylenemez. Tamir, uzlaşma karşıtı Filistin hareketine yakın bir İsrailli. 

Filistin otoriteleri İsrail yerleşimlerinde ve sanayi bölgelerinde Filistinlilerin çalışmasını yasaklıyor, ancak bir baskı mekanizması olmadığı için bu sembolik kalıyor. Sendikalaşma, zorunlu ve pahalı çalışma izinlerini temin ederek zenginleşen aracıların da pozisyonunu tehdit ediyor. Kendisi de karmaşık ve siyasi bir yapı olan Filistin Sendikalar Federasyonu’nun ise İsrail yerleşim birimlerinde bir yetkisi yok.

İSRAİL’DE SENDİKALAŞMA ORANI ARTIYOR

Filistinli işçiler
Çalışmak için her gün İsrail’e geçmek zorunda kalan Filistinli işçiler

Ebu Ziadeh, yine de sendika müjdesini yaymaya devam ediyor. İsrail genelinde sendikalaşma, 2011’deki hayat pahalılığına karşı ve sendika mevzuatının yürürlüğe girmesi talebiyle yapılan toplumsal adalet protestolarından beri yükselişte. 

Bir zamanlar neredeyse tümüyle İsrail’de güçlü olan, İsrail’in en büyük ve devletle uyum içinde olan sendika birliği Histadrut, yıllarca gerilemesinin ardından, İsrail’in dini, ırksal ve coğrafi bölünmelerini aşan bir işçi örgütü olarak kendisini yeniden markalaşturmaya çalışıyor.

Fakat Histadrut, Ebu Ziadeh’in çağrılarına hiç yanıt vermedi. Bu yüzden de Ebu Ziadeh, onu yerine WAC MAAN’a yöneldi. Şimdi daha çok işçiye haklarıyla ilgili eğitim veriyor. Birkaç ay önce Mishor Adumim Sanayi Bölgesi’ndeki 20 mobilya işçisi resmi olarak sendikalaşan ikinci grup Filistinli işçiler oldu. 

Tamir, bunun da WAC MAAN aracılığıyla gerçekleştiği söylüyor.  

Bugünlerde Filistinli ve İsraillerin arasında giderek artan ekonomik sorunlar, var olmaya devam ettiği görülen ulusal ve dini çizgileri aşarak, işçi dayanışmasına ne kadar yön verebilir... Ancak İsrail-Filistin siyasi cephesindeki umutların endişe verici şekilde dip yaptığı ve İsrailli yerleşimlerinin geleceği sorununun ciddi boyutta ortaya çıktığı bir dönemde emek örgütlenmesi canlanıyor. 

Ebu Ziadeh’in ise işgali sona erdirecek politika beklentisi yok. Sendikası, kendi gerçekliğini sahada yaratıyor. 

(Çeviren: Mesrure Kulya)

www.evrensel.net
ETİKETLER İsrailFilistin