Pablo Neruda öldürülmüş olabilir mi?

Pablo Neruda öldürülmüş olabilir mi?

Şilili şair Pablo Neruda’nın ölüm sebebinin kanser olmadığının ortaya çıkması, öldürülmüş olabileceği şüphelerini artırdı.

Şilili şair Pablo Neruda’nın ölüm sebebinin kanser olmadığının ortaya çıkması sonucu, öldürülmüş olması ihtimalini yeniden gündeme getirdi. Uluslararası adli tıp uzmanları, şairin cansız bedeninde yapılan incelemelerde, kanserojen olmadığı belirtilen bakteri bulduklarını açıkladı. 16 uzmandan oluşan heyet, Neruda’nın ölüm sebebiyle ilgili tüm ihtimallerin değerlendirildiğini duyurdu.

Heyet adına açıklama yapan İspanyol adli tıp uzmanı Aurelio Luna, “Mikrobiyal genomiks çalışmaları açısından, söz konusu bakterinin şairin ölümüne neden olup olmadığını, bu bakterinin biyolojik silah amacıyla laboratuvar ortamında değiştirilip değiştirilmediğini ya da farklı bir tür bakteri olup olmadığını tespit etmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

1973’teki askeri darbeden 12 gün sonra yaşamını yitiren Pablo Neruda’nın ölüm nedeni resmi kayıtlara prostat kanseri olarak geçmişti.

Şairin şoförü, General Augusto Pinoche’nin adamlarının Neruda’yı hastanede zehirlediğini öne sürmüş, iddia sonrası Komünist Partisi’nin mahkemeye başvurusu üzerine şairin mezarı 2013 yılında açılmıştı. O dönemde yapılan ilk testlerde Neruda’nın kalıntılarında zehirli maddeye rastlanmamıştı.

NERUDA HAKKINDA

Asıl adı Ricardo Eliezer Neftali Reyes Basoalto olan şair ve yazar Pablo Neruda, 12 Temmuz 1904 tarihinde Şili- Parralda dünyaya geldi. Babası bir demiryolu işçisi olan Neruda’nın, annesi bir öğretmen olup, Neruda küçük yaştayken yaşamını yitirdi. 

İspanya İç Savaşı ve García Lorca'nın ölümü onu çok etkiledi ve önce İspanya sonra da Fransa'da Cumhuriyetçi harekete katılmasını sağladı. Bu sırada şiirlerini topladığı Kalbimdeki İspanya (España en el corazón (1937)) üzerine çalışmaya başladı. Kalbimdeki İspanya, iç savaş sırasında cephede basıldı. Aynı yıl ülkesine dönen Neruda, daha sonraki eserlerini siyasi ve sosyal konuları işledi.

1939'da Paris'te İspanyol göçmenler için konsolosluk görevine getirildi. Meksika'daki konsolosluk görevi sırasında Canto General de Chile'yi yazdı. Bu eserde bütün Güney Amerika kıtasının doğası, insanları ve tarihi yazgısı epik şiir şeklinde anlatılmaktadır. Eser, 1950'de Meksika'da basılırken, Şili'de de el altından yayınlandı. Yaklaşık 250 şiirin yer aldığı eser, on kadar dile çevrildi ve bu çeviriler yüzünden Neruda elçilik yaptığı ülkelerde zorluklar yaşadı.

1943'te Şili'ye dönen Neruda, 1945'te senatör seçildi ve Şili Komünist Partisi'ne katıldı. 1947'de Başkan González Videla'nın grevdeki madencilere yönelik baskıcı protestolarını protesto ettiği için 2 yıl boyunca kendi ülkesinde kaçak yaşadı. 1949'da yurt dışına çıktı ve 1952'ye kadar çeşitli ülkelerde ikamet etti. Bu dönemde yazdığı eserlerde sürgünün etkisi hissedilir.

Yaşamı boyunca güçlü siyasi duruşuyla tanınan Neruda, ülkesindeki ve İspanya'daki faşizme karşı durmuştur. 1970 yılında Şili başkanlığına aday gösterilmiş, ancak daha sonra başkan seçilen Salvador Allende'yi desteklemiştir. Allende seçilince Neruda'yı Şili'nin Fransa elçisi olarak görevlendirdi. 1971 yılında edebiyat dalında Nobel Ödülü aldı. 1972 yılında sağlık sorunları nedeniyle elçilik görevini bırakarak Şili'ye döndü.  24 Eylül 1973'de prostat kanserinden hayatını kaybettiği açıklanmış olsa da ölümünün kendi dünya görüşüne karşıt olan 1973 Şili Darbesi'nin hemen ardından olması sürekli olarak sorgulanmıştır. (KÜLTÜR SERVİSİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 21 Ekim 2017 14:31
www.evrensel.net
ETİKETLER Pablo NerudaŞili