İstanbul'a yürüyen cam işçilerine OHAL yasağı

Şişecam Genel Merkezine yürüyen Şişecam işçilerinin eylemi Kırklareli Valiliğince yasaklandı. İşçiler yarına kadar Büyükkarıştıran'da konaklayacak.

Aytekin BULUT
Lüleburgaz

Şişecam işçileri bir kez daha OHAL engeliyle karşılaştı. Ekmeklerini büyütmek için aldıkları grev kararı hükümet tarafından OHAL gerekçesiyle yasaklanan Şişecam işçilerinin, işten atılan işçilerin işe geri alınması talebiyle başlattığı yürüyüş de aynı gerekçeyle önceki gün valilik tarafından engellendi. Jandarma ve çevik kuvvet polisleri tarafından ablukaya alınan ve ilerlemeleri engellenen işçiler, bugün Kristal-İş ile Şişecam yönetimleri arasında yapılacak görüşmenin sonuna kadar bekleme kararı aldı. OHAL gerekçesiyle yapılan engellemelere ve hükümete tepki gösteren işçiler, işe geri dönene kadar mücadele etmekte kararlı olduklarını söyledi.

'KONAKLAMA YERİNDEN DE AYRILIN!'

Kırklareli Paşabahçe Cam Fabrikası’ndan fırın kapatma bahanesiyle işten atılan 90 işçinin, Şişecam’ın İstanbul Tuzla’daki merkezine yürüyüşünün ikinci günü tamamlandığında, işçiler  E-5 Muratlı Kavşağında geceyi geçirecekleri benzin istasyonunda yemek için beklemeye başladı. Bu esnada emniyet görevlileri Kırklareli Valiliği’nin OHAL’e dayanarak il sınırları içinde işçilerin yürüyüşü yasakladığını bildirdi. Emniyet görevlileri işçilerin konaklama yerinden de ayrılmasını istedi. Bunun üzerine işçiler kendi aralarında değerlendirme yaptı. Şişecam yönetimi ile Kristal-İş arasında pazartesi (bugün) günü görüşme yapılacağını öğrenen işçiler, görüşme sonuna kadar bulundukları yerde bekleme kararı aldı.

yürüyüş izni talebi

 

‘ŞİŞECAM İSTEDİ, YÜRÜYÜŞ YASAKLANDI’

 

Daha önce de aldıkları grev kararının ardından işten atmaya karşı yaptıkları yürüyüşün de OHAL gerekçesiyle yasaklanmasına tepki gösteren işçiler “OHAL hep işçiye mi uygulanıyor?” diye konuştu. Gazetemize konuşan bir cam işçisi yürüyüşün Şişecam yönetiminin isteği ile yasaklandığını dile getirdi. Kırklareli Valisinin ve hükümetin patronun isteğini emir kabul ederek hareket ettiğini dile getiren işçi, vali ve iktidarın Şişecam’ın arkasında, işçinin karşısında yer aldığını söyledi. Bir başka cam işçisi de hükümetin Avrupa’nın birincisi olan Şişecam’ın çıkarları için OHAL’i kullanarak mücadelelerini bastırmaya çalıştığını dile getirdi. Bunun için valinin devreye sokulduğuna işaret eden işçi, tepkisini şöyle dile getirdi: “OHAL patronların çıkarı için işçileri açlığa, işsizliğe, yoksulluğa mahkum etmek için kullanılıyor.”

yürüyüşün yasaklanması talebi

OHAL İŞÇİLERİ İŞSİZLİĞE MAHKUM EDİYOR

Hükümetin OHAL koşullarından faydalanarak Avrupa’nın üçüncü büyük cam üreticisi Şişecam’ın çıkarları için işinden ekmeğinden olan cam işçisinin mücadelesini bastırmak istediğini, bunu içinde valiyi devreye sokarak mücadeleyi engellemeye çalıştığını belirten bir başka cam işçisi “OHAL; patronların çıkarı için, işçileri açlığa, işsizliğe, yoksulluğa mahkum etmek için kullanılıyor” dedi.

‘KRİSTAL-İŞ, ŞİŞECAM VE HÜKÜMETİN SAFINA DÜŞTÜ’

İşçiler işten atıldıktan sonra Kristal-İş Lüleburgaz Şubesi önünde 17 gün çadır kurarak direniş başlatmıştı. İşçiler bu süre içinde Lüleburgaz halkının büyük desteğini aldı. Yapılan eylemlere binlerce kişi katılırken, belediyelerden sendikalar, siyasi partilerden değişik çevrelere kadar her kesimden destek geldi. Ama üyesi oldukları Kristal-İş Sendikası yöneticilerinin desteğini görmedikleri gibi cam işçisinin de desteklemesini engellediğini belirten bir cam işçisi “Bu yürüyüşte sadece atılan işçiler ve eşleri değil de Lüleburgaz’daki üç bin cam işçisi olsaydı bu yürüyüşü yasaklayamazlardı. Kristal-İş bırak desteği engellemeye çalıştı. Bu gün temsilciler üç fabrikada da ‘Yürüyüşe desteğimiz yok’ diye bölümleri geziyorlar. Bu gün Kristal-İş Sendikası yürüyüşün yasaklanmasını talep eden Şişecam, OHAL’i gerekçe göstererek yürüyüşü yasaklayan hükümetin safında cam işçisine karşı tutum almıştır” diye konuştu.

‘SENDİKANIN DESTEĞİNİ GÖRMEDİK’

İşten atılan işçilerin sözcüsü Aydın Şahin, yürüyüşün 2. gününde yürüyüş ve amaçları hakkında bilgi vermişti.  Hiçbir çözüm yolu gösterilmeden haksız ve hukuksuz bir şekilde işten atıldıklarını ifade eden Şahin, “İşimizi tekrardan geri kazanma, çözüm önerilerimizi sunma konusunda 17 gün boyunca sendika binasında direnişe başladık. Fakat 17 gün boyunca herhangi bir somut adımla karşılaşmayınca, Tuzla’da bulunan Şişecam Genel Merkezi’ne sesimiz daha net ve duyurmak maksadıyla bu yürüyüşe başladık” dedi. İşten atılan işçiler ve aileleri olarak kendi inisiyatifleriyle bu yürüyüş kararını aldıklarını dile getiren Şahin, şimdiye kadar Kristal-İş Sendikası’ndan herhangi bir destek göremediklerinin vurgulamıştı.

‘İKİ GÜNDEN SONRA TEMPOYU ARTTIRACAĞIZ’

Yürüyüş hakkında da bilgi veren Şahin, yürüyüşün ilk iki gününde ailelerinin ve arkadaşlarının yürüyüşe alışmaları amacıyla günde 10-12 kilometre hedeflediklerini belirterek, daha sonrasında da yürüyüş temposunu arttırmayı planladıklarını söylemişti. Yürüyüş boyunca başta Tekirdağ ve Kırklareli belediyeleri olmak üzere CHP’li belediyelerin desteğiyle yemek, barınma ve çeşitli ihtiyaçlarını giderdiklerini dile getiren Şahin, başka belediyelerle de irtibat halinde olduklarını ve güzergah üzerinde bulunan belediyelerin kendilerine destek olacaklarını ifade etti. Dün akşam Muratlı Kavşağı’nda mola vermeyi planladıklarını söyleyen Şahin, bugün Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde olmayı hedeflediklerini söylemişti.

ŞİŞECAM VE KRİSTAL-İŞ ARASINDA GÖRÜŞME YAPILACAK

Yürüyüşün üçüncü günü olan dün işçiler açıklama yaparak mücadelede kararlı olduklarını söyledi. İşçiler adına konuşan Şişecam işçilerinin sözcüsü Aydın Şahin, “İş, aş, adalet” talebiyle aileleriyle birlikte sürdürdükleri yürüyüşün engellendiğini söyledi. Bu arada Şişecam yönetiminin, atılan işçilerin durumun konuşmak üzere Kristal-İş yöneticileriyle toplantı yapacağı bilgisini veren Şahin, “Bu toplantı sona erene kadar burada kalma kararı aldık. Pazartesi günü yapılacak toplantının sonucunu görünceye kadar. Şimdiye kadar somut bir yaklaşım olmamıştı en azından bunu kazanım olarak görüyoruz” dedi. Bu görüşmenin sonucunu bekleyeceklerini dile getiren Şahin, “Bu toplantıdan çıkacak karara göre aynı inanç ve kararlılıkla sonraki programını devam ettireceğiz. Başaracağımıza olan inancımız var. Mücadeleden geri adım atmadık, atmayacağız” dedi. Şahin’in sözleri işçiler tarafından “İş aş adalet”, “Zafer direnen emekçinin olacak”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz” sloganıyla karşılandı.

GIDA VE METAL İŞÇİLERİNDEN DESTEK

İşten atılan cam işçilerinin 17 gün Kristal-İş Lüleburgaz Şubesi önünde çadır kurarak direnişi başta Lüleburgaz halkının kitlesel desteğini almıştı. Yapılan eylemlere binlerce halk katılım sağlarken, mahallelerden direniş çadırına yürüyüşler gerçekleştirmişti. Belediyeler ile birlikte her gün sendikaların desteği devam etmişti. Ama asıl destek bu gün fabrikalarda işçilerden geldi. Yürüyüşün ikinci günü Doysan ve Trakya Döküm işçileri fabrikalarının önüne çıkarak işçilere destek verdi. Vardiya çıkışında servislere binmeyerek cam işçilerini bekleyen gıda ve metal işçilerinin desteği cam işçileri  tarafından “Yaşasın işçilerin birliği”, “Cam işçisi sizinle gurur duyuyor” sloganlarıyla karşılandı.


DİRENİŞ ÇADIRINDAN YÜRÜYÜŞE GEÇMİŞLERDİ

Lüleburgaz’da kurdukları çadır önünden yürümeye başlayan cam işçileri ilk geceyi Evrensekiz sapağında geçirdi. İlk gün beklediklerinden fazla destek aldıklarını ifade eden işçiler, “Lüleburgaz halkına bir kez daha çok teşekkür ederiz. İlk 10 kilometrede bizi yalnız bırakmadılar. Moraller çok yüksek” dedi.

İşçiler öğle saatlerine doğru, ikinci konaklama durağı olan olan Muratlı kavşağına doğru hareket etti. Kristal-İş’ten de işçilerin telefonlarına “Saat 17.00’te Muratlı kavşağında, işten atılan işçilere destek olmak amacıyla toplanılacaktır” şeklinde bir mesaj geldi.

Kristal-İş ise mesajın “siteyi ele geçiren hackerlar” tarafından atıldığını söyledi. Edinilen bilgilere göre işyeri temsilcileri, fabikalarda bölümleri dolaşarak çalışan işçilere desteğe gidilmeyeceğini söyledi. 

Ayrıca KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen ve Eğitim Sen üyeleri de yürüyüşe katılarak işçilere destek verdi.

KOMŞULARDAN BRANDA VE BATTANİYE

Macit Nurtekin, işten atılan işçilerden birinin babası. Gece çocuğunun üşüdüğünü öğrenince, komşulardan topladığı brandaları ve battaniyeleri gece saat 03.00’te kamp alanına getirerek, çadırların üstüne örttü. Geceyi Trakya’nın ayazında geçiren işçiler, “İyi ki brandalar vardı, battaniyeler vadı. Yoksa donardık” diyerek Macit Nurtekin’e teşekkür etti.


'PATRONLARIN HERHANGİ BİR SIKINTISI VAR MI?'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Temmuz 2017’de Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin kabul salonunda düzenlenen toplantıda yabancı sermayeli yatırımcılarla bir araya geldi. “OHAL’i biz iş dünyamız daha rahat çalışsın diye yapıyoruz”! diyen Erdoğan, şunları söyledi: “Soruyorum. İş dünyasında herhangi bir sıkıntınız, aksamanız var mı? Biz göreve geldiğimizde Türkiye’de OHAL vardı ama bütün fabrikalar grev tehdidi altındaydı. Hatırlayın o günleri. Ama şimdi grev tehdidi olan yere biz OHAL’den istifade ederek anında müdahale ediyoruz. Diyoruz ki hayır burada greve müsaade etmiyoruz çünkü iş dünyamızı sarsamazsınız. Bunun için kullanıyoruz biz OHAL’i.”

OHAL’DE 5 GREV YASAKLANDI

OHAL döneminde metal, cam, ilaç, banka işkollarının içinde yer aldığı 5 grev yasaklanırken, yapılan eylem ve etkinlikler yasaklandı. PETKİM’de sözleşme döneminde talepleri için mücadele eden işçiler kolluk güçleri tarafından ablukaya alındı, Petrol-İş şube yöneticileri yere yatırılıp ters kelepçeyle gözaltına alındı, Gebze’de Birleşik Metal-İş’in üyelerine yönelik salon toplantısı OHAL ileri sürülerek engellendi. Düzce’de Tekno Meccaferi’de olduğu gibi greve izin verilen yerlerde ise bizzat kolluk güçleri eliyle grev kırıcılığı yapıldı, Bursa’da bulunan Petrol-İş üyese Gemlik Gübre işçilerinin seslerini duyurmak için yapmak istediği tüm eylemler OHAL ileri sürülerek engellendi.


OKULDAN SONRA DİRENİŞ DERSİ

İşten atılan cam işçilerinin çocukları

Baba, işten atılmış, çadırda bekliyor. Anne, imza standının başında imza topluyor, bildiri dağıtıyor, gelene geçene cam işçilerinin haklı direnişini anlatıyor. Çocuklar okulda... Okul dışında çocukların evi, direniş çadırı olmuş. Öğle yemeğini, anneyle birlikte direniş çadırında yiyorlar. 
Okul çıkışında da geldikleri yer, yine direniş çadırı. Günleri burada geçiyor. Direnişçi işçilerin attığı sloganların hepsini ezberlemişler, babalarından daha güzel atıyorlar sloganları. Yürüyüşlerin en önünde yürüyorlar. Babalarının talebi, onların da talebi olmuş, “Babam işine geri dönsün, bana defter, kalem, kitap alsın, boya alsın. Ben resim yapmak istiyorum” diyorlar.

Son Düzenlenme Tarihi: 22 Ekim 2017 22:10
www.evrensel.net