Evrensel ile yeniden buluşmak

Evrensel ile yeniden buluşmak

Kemal Özer, tutuklu bulunduğu Elazığ F1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'nden mektup yazdı; 'Evrensel ile yeniden buluşmak'

Kemal ÖZER
Elazığ F1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi

4 Eylül 2017’de akşam saatlerinde Munzur Vadisinde, Kemerbel polis kontrol noktasında gözaltına alındım. 12 gün jandarmanın nezarethanesinde kaldım. Tüm sorgularda susma hakkımı kullandım. 15 Eylül günü adliyeye sevk edildim. Savcılığa çıkartıldım, yine burada da susma hakkımı kullandım. Savcılık tarafından bir üst mahkemeye gönderildim, mahkemede de susma hakkımı kullandım. Susma hakkımı kullanmamın nedeni ise dosyamda gizlilik kararı olması ve kim ya da  kimlerin benim hakkımda neler söylediğini bilmediğim içindi.

İddianamem hazır olduğu zaman ifade vereceğim. Tunceli Sulh Ceza Mahkemesi tutuklama kararı verdi. Duruşma salonu dışına çıktığımda çok sevdiğim arkadaşlarım ve ağabeyim Resul, kız kardeşim Latife koridorda beni karşıladılar. Kız kardeşim Latife’nin bana yanaşarak göz yaşlarına boğulduğunu gördüm. Kelepçeli kollarımı kaldırarak boynuna sarıldım. Latife’nin bana sımsıkı sarılması bana 37 yıl önce 12 Eylül faşist darbesinde tutuklu bulunduğum  Tunceli cezaevinde annemin bana sarılmasını hatırlattı. O an anne sevgisini bir kez daha yaşattı bana. Koridorda bulunan arkadaşlarımla ve Latif’e ile vedalaşarak ayrıldık. Tunceli cezaevine götürüldüm. 21 Eylül’e kadar orada tutuldum. Daha sonra Elazığ F1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevine götürüldüm. Giriş işlemleri yapıldı.

Koridorda ilerlerken koğuş kapılarındaki küçücük pencerelerden beni selamlayan tutuklu ve hükümlü mahkumlar adeta beni karşılar gibi oldu. Ve beni C/67 koğuşuna koydular. Burada 2 tutuklu beni karşılayarak kardeşçe sımsıkı sarıldılar. Beni tanıdıklarını söylediler. Demli çayımızı yudumlarken sohbet koyulaşmıştı. Bu iki insan eylül ayında bana gelen bir haber ihbarında Nazimiye ilçesi Turnayolu  boncuk mecrasında yüzlerce metre uzaklıkta ve bu devirde halen eşek sırtında su taşıyan köylülerin haberini yapmıştım. Bu koğuşta beni karşılayan iki kardeş röportaj yaptığım kişilerdi. 18 gün uzak kaldığım Evrensel gazetesini cezaevine nasıl getirtebiliriz diye sordum. Dilekçe yazmam gerektiğini söylediler. 22 Eylül günü dilekçe yazarak cezaevi idaresine verdim. 

Sağımızda solumuzda bulunan geçmiş olsun dileklerini yüksek sesle haykıran mahkumlar Evrensel gazetesi muhabiri olarak beni çok duygulandırdı. 27 Eylül günü tutuklu bulunduğumuz koğuşla birlikte diğer bir çok koğuşta boşaltılarak D bloğuna taşındık. Ve biz 3 tutuklu D/11 nolu koğuşa verdiler. Cezaevi yeni yapıldığı için koğuşlar temizlenmemiş, toz, toprak içerisindeydi. Bizler kolektif bir şekilde koğuşumuzu kısa bir süre içerisinde yıkayıp temizledik, yerleştik. Ve ben Cemil ile avluda volta atarken, akşam saatleriydi, kardeş Sinan Atik, koğuşun kapı mazgalının açıldığını görmüş ve mazgal kapanır kapanmaz yüksek sesle “Kemal abi müjdemi isterim” diye çağırdı. Ben bir an ne olduğunu şaşırmıştım. Koğuşa döndüğümde Sinan’ın elinde Evrensel gazetesini  gördüm. Çok heyecanlandım. Oğlum Cem’in doğduğu gün kadar sevindim. 23 yıl önce yayın hayatına başlayan gazetem Evrensel’e kavuşmuştum. Büyük bir heyecanla gazete sayfalarını çevirerek başlıklara göz attım. Ve gazetemi tüm köşe yazarları ve haberleriyle birlikte büyük bir heyecanla okuyarak mutlu oldum. Artık her gün gazete elimde. Zamanım daha rahat geçiyor. Bu duygularımı tüm Evrensel okurlarıyla paylaşmak istedim. Gazetede çalışan tüm arkadaşlarıma sevgi ve saygılarımı iletir, çalışmalarınızda başarılar dilerim. Tüm arkadaşları içten öpüyorum. Bu hayata alışıyorum. Selamlar...

Deli Kemo - (Kemal Özer)

Son Düzenlenme Tarihi: 20 Ekim 2017 08:58
www.evrensel.net
ETİKETLER Kemal Özer