Demirtaş'ın Erdoğan için bulunduğu suç duyurusu reddedildi

Demirtaş'ın Erdoğan için bulunduğu suç duyurusu reddedildi

Selahattin Demirtaş, Erdoğan'ın kendisi için söylediği 'teröristtir' sözü için suç duyurusunda bulunmuştu, reddedildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile partisinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında 'hakaret ve adil yargılamayı etkilemeye teşşebüs' iddiasıyla yaptığı suç duyurusunu işleme koymama kararı verdi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, temmuz ayında, Almanya'da düzenlenen 'G20 Liderler Zirvesi'nin kapanış oturumu öncesinde yaptığı basın toplantısında, bir gazetecinin sorusu üzerine Demirtaş için "Teröristleri cezaevlerinden bırakma yetkisi bizim değildir. Söylediğiniz kişi bir teröristtir'" demişti. Bu açıklama üzerine HDP ve partinin Eş Genel Başkanı Demirtaş, avukatları aracılığıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'hakaret ve adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs' suçu işlediğini belirterek, Erdoğan hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. 

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Parlamenter Suçları Soruşturma Bürosu, Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında soruşturma açılıp açılmayacağıyla ilgili kararını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında yapılan suç duyurusunun, işleme konulmayacağının belirtildiği başsavcılık açıklaması, şöyle: 

"Türkiye Cumhuriyet Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında isnat edilen suçlamaların görevi sırasında ve Cumhurbaşkanlığı görevine ilişkin bulunduğu, Cumhurbaşkanlığı görevinin Anayasanın 103. TBMM içtüzüğünün 122. Maddeleri ve Yargıtay içtihadı doktrin ve görüşler gereğince and içme ile başlayacağı, Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı görevinin fiilen 28/08/2014 tarihinde ant içmesi ile başladığı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının sorumluluk ve sorumsuzluk hali başlıklı 105. maddesinde; 'Cumhurbaşkanının, Anayasa ve diğer kanunlarda Başbakan ve ilgili bakanın imzalarına gerek olmaksızın tek başına yapabileceği belirtilen işlemleri dışındaki bütün kararları Başbakan ve ilgili bakanlarca imzalanır, bu kararlardan Başbakan ve ilgili bakan sorumludur. Cumhurbaşkanının resen imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine Anayasa mahkemesi dahil, yargı mercilerine başvurulamaz. Cumhurbaşkanı, vatana ihanetten dolayı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye tamsayısının en az dörtte üçünün vereceği kararla suçlandırılır' hükmünün mevcut olduğu, Anayasada mevcut bulunan düzenlemenin 'geçici dokunulmazlık' niteliğinde olmadığı, maddede yazılı suç dışında Cumhurbaşkanı hakkında 'şahsi sorumsuzluk hali' niteliğinde olduğu, Cumhurbaşkanının görev süresi sona erse dahi yukarıdaki maddede belinilen suç haricinde görev süresinde işlediği ileri sürülen fiiller hakkında soruşturma yapılmasının ve yargılanmasının hukuken mümkün bulunmadığı, Cumhuriyet Başsavcılığımızın bu sıfata sahip kişiler haklarında soruşturma ve kovuşturma yapına yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından şikayet edilen T.C Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında şikayetçi vekiline ait dilekçenin yukarıda belirtilen gerekçelerle işleme konulmamasına itiraz yolu açık olmak üzere karar verildi."

HDP: BU HUKUK GARABETİ KABUL EDİLEMEZ

HDP Merkez Yürütme Kurulu'nca, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve partisinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında 'hakaret ve adil yargılamayı etkilemeye teşşebüs' iddiasıyla yaptığı suç duyurusunu işleme koymama kararı eleştirildi. HDP'den yapılan açıklamada, "Bu hukuk garabeti kabul edilemez ve hiçbir demokratik meşruiyete sahip değildir" denildi. 

HDP Merkez Yürütme Kurulu'ndan yapılan yazılı açıklama şöyle: 

"Diğer partilerin genel başkanları rahatlıkla soruşturulup, hatta partimizin Eş Genel Başkanlarında olduğu gibi hukuksuzca, siyasi ahlak, uluslararası sözleşme ve anlaşmalar yok sayılarak tutuklanırken, iktidar partisi Genel Başkanı'nın ömür boyu hiçbir suçtan sorumlu tutulamayacağının belirtilmesi hiçbir akla, hukuka ve uluslararası norma sığmaz. Erdoğan'ın en büyük korkusu yargılanmaktır. Bu nedenle iktidarını kaybetmemek ve yargı karşısına çıkmamak için ülkeyi içeride ve dışarıda savaş ve çatışma bataklığına sürüklemekte, toplumda büyük bir kutuplaşma ve gerginlik yaratmakta kararlıdır. Sınırsız yetkilere sahip olan ve istediği gibi konuşabilen, hakaret eden, mesnetsiz suçlamalarda bulunabilen, yargı karşısında ömür boyu dokunulmazlığa sahip olan bir kişiye karşı hangi parti veya hangi siyasi lider demokratik ve eşit koşullarda seçim kampanyası yürütebilecektir? Bu nedenle Türkiye'de zaten çok sınırlı bir şekilde var olan seçim adaleti AKP Genel Başkanı'nın baskıcı, otoriter ve keyfi, hiçbir demokratik norm ve ilkeye sığmayan uygulamaları ve konuşmaları nedeniyle tümden ortadan kalkmıştır. Bu durum ortadayken, bir yandan Cumhurbaşkanı'na hakaret gerekçesiyle hazırlanan fezlekeler nedeniyle Eş Genel Başkanlarımız ve milletvekillerimizin yargılanması devam etmekte, bir yandan da savcılıklar tarafından yeni fezlekeler jet hızıyla hazırlanarak Meclis'e gönderilmektedir. Bu hukuk garabeti kabul edilemez ve hiçbir demokratik meşruiyete sahip değildir." (Diyarbakır/DHA)

 

Son Düzenlenme Tarihi: 19 Ekim 2017 18:32
www.evrensel.net