Davutoğlu’dan Bahçeli’ye 17.25’li yanıt

Davutoğlu’dan Bahçeli’ye 17.25’li yanıt

Davutoğlu, grup toplantısında kendilerini gafillik ve garabet ile suçlayan Devlet Bahçeli’ye 17.25 saatini hatırlatarak yanıt verdi.

Eski Başbakan ve AKP Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu, grup toplantısında kendilerini gafillik ve garabet ile suçlayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye 17.25 saatini hatırlatarak yanıt verdi.

Eski Başbakan Davutoğlu, MHP lideri Bahçeli’nin Grup Toplantısı’nda kendini hedef alan sözlerine Facebook’tan paylaşımda bulunarak cevap verdi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin nevzuhur bir devlet olmadığını belirten Davutoğlu, hayata geçirilen politikaların MGK, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Bakanlar Kurulu, ilgili bakanlıklar ve devlet kurumlarının ortak katkıları ve sorumlulukları ile belirlenip, uygulandığını söyledi. Davutoğlu, “Bu bağlamda AKParti iktidarları döneminde uygulanan dış politikaları stratejik derinlik kavramına saldırarak tahfif etmeye çalışanlar ve seçici bir şekilde sorumlu arayanlar aslında devlet geleneğimizi hafife almaktadırlar” dedi.

‘TÜRKİYE’NİN MİLLİ ÇIKARLARI KERKÜK ÜZERİNDE KARDEŞLİĞİN EGEMEN OLMASIYLA SAĞLANABİLİR’

Kerkük bağlamında yaptığımız açıklamada teklif ettiğimiz ‘özel statü’ Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin Irak Savaş’ından bu yana savunageldiği temel bir ilkedir. Kerkük’ün Türkmen, Kürt ve Arap unsurlarının kardeşçe yaşadığı bir şehir olması gerektiğini savunmak da hem milli hem de insani bir yaklaşımdır, çünkü Türkiye dahil bütün komşu ülkelerde bu unsurlar iç içe yaşamaktadır. Türkiye’nin milli çıkarları Kerkük üzerinde tarafların yürüteceği bir hakimiyet savaşı üzerinden değil, bu aziz şehirde kardeşliğin egemen olmasıyla sağlanabilir. Bunlar arasında çıkabilecek ve bütün bölgeyi sarabilecek bir kardeş kavgası ancak ve ancak bölgemizi kana bulamak isteyen karanlık çevrelerin isteyebileceği bir kıyamet senaryosudur.”

‘17-25 ARALIK OPERASYONLARININ SİYASİ SÖZCÜLÜĞÜNÜ ÜSTLENENLERİ AK PARTİ GÖNÜLLÜLERİNİN DAVA AŞKLARINA HAVALE EDİYORUM’

Davutoğlu, bugün MHP Grup toplantısında Devlet Bahçeli’nin kendisi hakkında yaptığı açıklamaya şu cümlelerle karşılık verdi:

“Makam odalarına 17.25 saati yaptırıp önünde basın mensuplarına poz verecek bir aymazlıkla 17-25 Aralık operasyonlarının siyasi sözcülüğünü üstlenenlerin, 7 Haziran seçimleri sonrasında siyasi bir açgözlülük ve ferasetsizlikle ülkeyi istikrarsızlaştırma pahasına AK Parti’ye her türlü hakareti yapanların, TBMM’de çoğunluğu olmamasına rağmen her türlü riski alarak 23 Temmuz 2015’te devletin bekasına ve milletin birliğine kast etmiş bütün terör örgütlerine karşı aynı anda kararlı bir mücadele başlatmış olan AK Parti hükümetini Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla oluşan anayasal hükümette yalnız bırakanların ve 1 Kasım seçimlerinde AK Parti’nin oy kaybetmesi için her türlü yalan ve hakarete başvuranların, bugün o zor günlerde aziz ülkemizin ve partimizin kan kaybetmemesi için bütün varlığını ortaya koyduğuna milletimizin şahit olduğu AK Parti Genel Başkanı ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nı hedef alan hakaretlerini milletimizin derin vicdanına ve bütün o süreçte partimizin başarısı için ter ve gözyaşı döküp secdelerde dua eden yiğit AK Parti gönüllülerinin dava aşklarına havale ediyorum.

‘PARTİSİNİN BİRLİĞİNİ KORUYAMAMIŞ OLANLARIN PARTİMİZ İÇİNDE İHTİLAF ÇIKARMA ÇABALARI BAŞARISIZ OLMAYA MAHKUMDUR’

Partisini baraj tehdidi ile yüz yüze bırakmış bir genel başkanın, en son 1 Kasım 2015 seçimlerinde %49.5 oy alarak milletimizin büyük teveccühüyle ülkeyi yönetme sorumluluğunu kesintisiz bir şekilde sürdüren partimizin politikalarını belirleme ve yönlendirme arzu ve teşebbüsü, AK Parti’ye gönül veren milletimizi de rahatsız eden açık bir hadsizliktir. Partisinin birliğini koruyamamış olanların, bugün şark kurnazlığıyla güya partimiz içinde ihtilaf çıkarma çabaları başarısız olmaya mahkumdur. Partimizin birliği ve beraberliği, ülkemizin huzur ve refahı için hiç bir fedakarlıktan kaçınmayacağımız da tecrübelerle sabittir.”

‘SESİMİZİN VE KALEMİMİZİN SUSTURULABİLECEĞİNİ DÜŞÜNMEK KİMSENİN HADDİ DEĞİLDİR’

Davutoğlu açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı:

 “Bu tutarsız, içi boş ve hesaplı saldırılar karşısında partimizin yetkili organlarının kendi partimizin hükümetlerince uygulanmış stratejilerini, on altı yıllık kurumsal kimliğini ve tarihini savunmasını beklemek AK Parti’ye gönül, emek ve oy vermiş her vatandaşımızın en doğal hakkıdır.

Bu bölgede yeni bir kardeş kanı dökülmemesi için yaptığımız çağrı sonrasında bize susma telkininde bulunma hadsizliğini gösterenlerin şunu bilmelerini isteriz ki, bir devlet ve ilim adamı olmanın da ötesinde bu aziz ülkenin onurlu bir vatandaşı olarak doğru bildiğimiz hakikatleri söyleme konusunda hiçbir sınır tanımayız. Kendilerinin hükümet ortağı olduğu 28 Şubat döneminde susturulamayan zihnimizin, sesimizin ve kalemimizin kendi hükümetimiz döneminde susturulabileceğini düşünmek kimsenin hakkı da haddi de değildir. Bildiğimiz hakikatleri söylemek sadece en doğal demokratik bir hakkımız değil aynı zamanda Allah’a, millete ve tarihe olan ahlaki bir borcumuz ve hayatımıza anlam katan yegane misyonumuzdur.” (ANKA)
 

Son Düzenlenme Tarihi: 17 Ekim 2017 22:17
www.evrensel.net