Çoban: Gazeteci Alayumat ve Erdoğan’a işkence yapıldı

Çoban: Gazeteci Alayumat ve Erdoğan’a işkence yapıldı

Tarsus T Tipi Cezaevinden tahliye olan Gazeteci Şirin Çoban, tutuklu gazeteciler Erdoğan Alayumat ve Serkan Erdoğan'a işkence yapıldığını söyledi.

Ergin ÇAĞLAR

Tarsus T Tipi Kapalı Cezaevinden tahliye olan Gazeteci Şirin Çoban, “Gazeteci arkadaşlarımız olan Erdoğan Alayumat ve Serkan Erdoğan arkadaşlarımızın olduğu bir çok tutukluya işkencelerin yapıldığını, süngerli odalara konulduğunu duyduk” dedi.

Mersin’de 9 Eylül 2016’’da kanun hükmünde kararnameyle kapatılan Azadiya Welat Gazetesi Çalışanları Şirin Çoban ve İlker İlkan “Örgüt üyesi olmak” ve “Örgüt propagandası yapmak” iddialarıyla tutuklandı. 13 aylık cezaevi süreci ardından 2 gazeteci de çıkarıldığı ilk mahkemede tahliye edildi. Tutuklandıkları günden bu yana cezaevinde işkence, darp ve kötü muamele gören Gazeteci Şirin Çoban yaşadıklarını anlattı. 

Tutuklandığında Tarsus C Tipi Kapalı Cezaevine götürüldüğünü ve burada yaklaşık 8 ay tutuklu kaldıktan sonra Tarsus Ceza İnfaz Kurumlar Kampüsü T Tipi Kapalı Kadın Cezaevine gönderildiğini söyleyen Çoban, sevk sırasında yaşadıklarını şöyle anlattı: “Bizleri 10’arlı gruplar halinde kampüse götürüyorlardı. Ben ve arkadaşlarım da kampüse adım attıktan sonra gördük ki getirilenleri yerlerde sürükleyerek ve darbederek soyunma odasına götürüyorlar ve yine burada da yaklaşık 7 gardiyanın saldırısına uğruyorlardı. Gardiyanlar arkadaşlarımızın kafalarına ayakla basıyordu ve tabii bunlar erkek işkenceci gardiyanlardı.” 

‘MÜDÜRÜN GÖZLERİ ÖNÜNDE İŞKENCE’

Çoban, tüm bunların cezaevi müdürlerinin gözleri önünde yaşandığını ifade etti. Çoban, bu olayları gördükten sonra cezaevi müdürü ile konuşmak isteyen arkadaşlarının olduğunu; fakat aldıkları cevabın yine işkence olduğunu dile getirdi. Çoban, “Karşı çıktığımızda bizlere asker ve gardiyanlar tekmeler ile cevap verdi. Daha sonra bağrışmalar yükseldi ve bir arkadaşımız cezaevi kameralarına dönerek, ‘Bu işkence hangi adalette var’ dedi. Asker ve gardiyanlar ise o arkadaşa gülerek, ‘Tüm kameralar kapalı, sizin sesinizi kimse duymaz ve sizi kimseler görmez’ dedi ve işkenceye devam edildi” diye konuştu. 

Kampüs cezaevine gönderilirken cezaevi koridorlarında, ring araçlarında hemen hemen her yerdeki kameraların kapalı olduğunu dile getiren Çoban, polis ve gardiyanlar tarafından çok kötü bir biçimde darbedildiğini ve yaklaşık 10 ila15 gün arasında hiçbir şekilde tıbbi anlamda yardım alamadıklarını ve revire götürülmediklerini de söyledi. 

Çoban, cezaevinde baskılara karşı açlık grevi eylemi başlattıklarını dile getirerek, “Açlık grevinin 39’uncu günü cezaevi müdürü  şartlarımızı kabul etti; fakat ilerleyen günlerde gardiyanların bazı keyfi uygulamaları devam etti” dedi. 

‘ERKEK TUTUKLULAR HEDEF ALINDI’

Tarsus Cezaevinin son dönemlerde sık sık gündeme gelmesinin yönetimi biraz tedirgin etmeye başladığını söyleyen Çoban şunları söyledi: “Sık sık işkenceler ile gündeme gelmek cezaevi idaresini korkuttu. Biz kadın tutukluların başlatmış olduğu açlık grevi direnişimizden sonra bizim üstümüze artık çok fazla gelmediler. Ama bizden sonra tutuklu erkek arkadaşlarımızın üstüne gelmeye başladılar. Özellikle de gazeteci arkadaşlarımız olan Erdoğan Alayumat ve Serkan Erdoğan arkadaşlarımızın olduğu bir çok tutukluya işkencelerin yapıldığını, süngerli odalara konulduğunu da duyduk. Açlık grevinden sonra uygulamalar yine de devam ediyor diyebilirim.”

Tutukluların aileleri ve avukatları 4 Temmuz’da Tarsus Adliyesinde suç duyurusunda bulunarak, Adalet Bakanlığına, Meclis İnsan Hakları Komisyonuna, CHP ve HDP’ye darp raporlarını faksla göndermişti. (Mersin/MA)

www.evrensel.net