Hak savunucusu İlknur Üstün’den hakikat mesajı

Hak savunucusu İlknur Üstün’den hakikat mesajı

Milletvekili Aylin Nazlıaka, tutuklu insan hakları savunucusu İlknur Üstün’ü cezaevinde ziyaret etti ve Üstün'ün mesajını aktardı.

Tutuklu insan hakları savunucusu İlknur Üstün cezaevinden yolladığı mesajında, “Bizim doğrudan, iyiden vazgeçme lüksümüz yok. Bundan vazgeçmemenin tek yolu hakikatin ne olduğunu görmek ve göstermektir. Eğer adalet diyorsak, eğer özgürlük diyorsak, eğer eşitlik diyorsak, bunu ancak hakikatin üzerine kurabiliriz” dedi.

Ankara Bağımsız Milletvekili Aylin Nazlıaka, tutuklu insan hakları savunucusu İlknur Üstün’ü Sincan Kapalı Kadın Cezaevi’nde ziyaret etti. Ziyaret sonrasında Üstün’ün Nazlıaka aracılığıyla mesaj yolladı.

HAKİKATİN NE OLDUĞUNU GÖRMEK VE GÖSTERMEK GEREK

Üstün mesajında şu ifadeleri kullandı:
“Bizim doğrudan, iyiden vazgeçme lüksümüz yok. Bundan vazgeçmemenin tek yolu hakikatin ne olduğunu görmek ve göstermektir. Eğer adalet diyorsak, eğer özgürlük diyorsak, eğer eşitlik diyorsak, bunu ancak hakikatin üzerine kurabiliriz. Her şeyin flulaştırılmaya çalışıldığı bir ortamda hakikati zor da olsa bulup çıkarmamız ya da daha görünür hale getirmemiz gerekiyor. Biz elinde büyük güçleri olan insanlar değiliz. Biz ancak birbirinin derdini dert edinip, birbiri ile dayanışarak adalete, özgürlüğe, eşitliğe gidebiliriz. Ve inanıyorum ki ister insan hakkı, ister kadın hakkı mücadelesi versin, ister kamuda görev yapsın, ister Meclis'te olsun, her yerde bunun için çabalayan insanlar var. Böyle olduğu sürece yaşananlar hiç birimizi umutsuzluğa düşüremez.”

Ziyaret sonrasında değerlendirmelerde bulunan Nazlıaka, Üstün’ün moralinin iyi olduğunu bilgisini paylaşarak, “Böyle naif bir insandan terörist yaratma çabası tam bir kara mizahtır. İddianamenin hazırlanması için 100 gün bekledik. Bu süreçte dosyaya kısıtlama kararı getirip ‘içinde neler var neler’ dediler. Bir bakanımız ‘hızlanacak o iş’ dedikten hemen sonra iddianame açıklandı. Bakan’ın yargıya müdahalesini geçtim, iddianamenin içeriği tam bir fiyasko. Bu kadar mesnetsiz ve zorlama iddiaları okuyunca hukuk adına bir kez daha çok üzüldüm” diye Üstün hakkında hazırlanan iddianameyi eleştirdi.

Nazlıaka, iddianamede Anayasa Referandumu sırasında yürütülen “hayır” kampanyasıyla ilgili şeylerin de yer almasını “iddianamenin neredeyse üçte birini, internette herkese açık olan Hayır Meclisi’nin kararlarıyla doldurmuşlar. Hayır demek suç mu diye sormuyorum; çünkü referandum öncesi hayırcılar zaten Cumhurbaşkanı tarafından terörist olarak ilan edilmişlerdi. İşte bu zihniyeti yargıya taşımışlar” diye değerlendirdi. (Ankara/EVRENSEL)

 

www.evrensel.net