Yarkadaş: Torba yasa ile maden şirketlerine kıyak

Yarkadaş: Torba yasa ile maden şirketlerine kıyak

Yarkadaş: Yeni torba kanuna konulan sinsi bir maddeyle, doğa katliamının önü açılacak.

CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, "Yeni torba yasa hem vergi yükü getiriyor, hem de içine konulan tuzak maddelerle, doğa katliamının önündeki tüm engeller kaldırılıyor" dedi.
 
TBMM'ye sunulan ve önümüzdeki günlerde görüşülmeye başlanacak olan 130 maddelik torba yasadaki maddeler tartışma yarattı. CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, "AKP yeşil, mera, doğa, akarsu görünce dayanamıyor ve o bölgeleri hemen ortadan kaldırmak istiyor. Yeni torba yasa, çevre düşmanı maddelerle dolu" ifadesini kullandı.

‘BU TORBA DELİKTİR’

Meclis tatile girmeden önce tepkiler üzerine zeytinlik alanlar ve meralarla ilgili “talan” maddelerini geri çekmek zorunda kalan AKP, torba yasada yer verdiği düzenlemeyle yeniden meraları hedef aldı. Tasarı ile tahsis amacı değiştirilen mera, yaylak ve kışlaklar için 20 yıllık ot bedeli esas alınarak ödeme yapılmasına ilişkin yasa maddesi de hükümsüz kılınıyor. Yarkadaş, "Her yeri delik deşik olan bir torba yasayla, Türkiye'yi yaşanmaz bir yer haline getirecekler" diye konuştu.

‘TORBA DEĞİL ÇORBA YASA’

Torba Yasa Tasarısı hakkında konuşan CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, “İçerisinde 60 yasada değişiklik öngören bir çorba yasa hazırlamışlar... Şimdi bunu millete dayatıyorlar.   Hani torba yasayı kaldıracaktınız? Bu çağdışı kanun çıkarma tekniğini gelişmiş ülkelerde göremezsiniz. AKP torba yasa diye, çorba yasa yapıyor. Birbiriyle ilgisiz konular, aynı torbaya dolduruluyor ve millete hizmet diye sunuluyor"  dedi.

‘ÇED KARARI AKIL TUTULMASIDIR’

Torba tasarıdaki 54. maddenin 'doğanın talan edilmesi maddesi' olduğunu söyleyen Yarkadaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu torba, tütün üreticisini açlığa sevk ediyor. Meraların talan edilmesinin önü ise sonuna kadar açılıyor. 54. maddede akıllara zarar hükümler var...  Torba yasa böyle geçerse, Maden Kanunu’nun 7. Maddesi’nin 11. fıkrası değişecek. Böylece, bir madenle ilgili Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) işlemi  üç aydan fazla sürerse o madenin ÇED raporu olumlu kabul edilecek. Bu şu demek: Bütün madencilik faaliyetleri fiilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinden muaf tutulacak. 

AKP hükümeti bilimden, sanattan tamamen kopmuş. Rant ve para hırsı adeta gözünü kör etmiş. 3 aylık süre sınırlaması şirketler için özellikle hazırlanmış bir garabettir. Kamu görevlisinin insafına kalmış bir düzenleme getiriliyor. Görevli raporu hazırlamadığı ya da imzalamadığı takdirde;  ÇED ve diğer izin başvuruları ile ilgili olumlu karar verilmiş sayılacak... Böyle saçma sapan şey olur mu? Bunun anlamı, ÇED'in fiilen kaldırılması ve doğa katliamının önünün açılmasıdır. ÇED, doğayı ve çevreyi koruyan en önemli etkenlerden biridir. Bunu kaldırmak, doğaya savaş açmak demektir."

‘GÖRÜLMEMİŞ KIYAK’

CHP'li Yarkadaş, açıklamasında kamuoyuna da seslenerek, "Bu yasaya karşı çıkın, çocuklarınızın geleceğini koruyun" çağrısını yaptı.Yarkadaş, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Yeni torba yasayla, yandaş firmaların önündeki son engel de kaldırılıyor.  Çevresel faaliyetlerde süre kavramı olur mu? ÇED raporu, içerisinde analizlerin, ölçümlerin olduğu, bölge halkının da bu konuda bilgilendirildiği bir rapor. Çeşitli evrelerden oluşuyor. O süreçte halkın ve ilgili kurumların görüşü alınıyor. Yasayla bütün madencilik faaliyetleri fiilen ÇED sürecinden muaf kalma riskiyle karşı karşıya kalıyor. Maden şirketlerine görülmemiş bir kıyak çekiliyor. AKP halk için değil, maden tekelleri için çalışıyor." (HABER MERKEZİ)
 

www.evrensel.net