Kindar nesil yetiştirmek isteyenlerin eseri

Kindar nesil yetiştirmek isteyenlerin eseri

Doğanşehir İlçesi'ne bağlı Sürgü Beldesi'nde, Alevi yurttaşlara saldırının ardından bölgeye giden BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, "AKP'nin tekçi, ırkçı, nefretçi yaklaşımı buna neden olmaktadır" dedi. CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, olayın “Sıradan, münferit değil, ç

Malatya'nın Doğanşehir İlçesi'ne bağlı Sürgü Beldesi'nde Alevi yurttaşların evlerine gerçekleştiren saldırı ile ilgili beldeyi ziyaret ederek ailelerle görüşen BDP heyeti incelemelerini tamamladı. BDP Malatya İl Örgütü yöneticileri ve Sanatçı Ferhat Tunç ile birlikte beldede inceleme yaparak aileler ile görüşen BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, ziyaretlerine ilişkin bilgi verdi.

Olayların birkaç gündür sürdüğünü hatırlatan Tuncel, "Olay basit bir davulcu tartışması değildir. Olay aslında daha çok ailelerin Kürt ve Alevi olması ile alakalıdır. Çünkü kavgayı yapan iki aile birbirlerini tanımıyorlar ve bir sorunlarının olmadığını ifade ediyorlar. Zaten sürekli bir saldırı durumu söz konusudur" dedi. Tuncel, AKP'nin yürüttüğü politikaların bu tür tartışmalara neden olduğunu belirterek, "AKP'nin tekçi, nefretçi, ırkçı yaklaşımı buna neden olmaktadır. Olay geçiştirilmemelidir" dedi. Ailenin tedirgin olduğunu belirten Tuncel, ailenin hayatını eskisi gibi devam ettiremeyeceğini söylediğini kaydetti. Bu olayı hafife almanın ileride daha ciddi sıkıntılara kapı aralayacağını belirten Tuncel, askerlerin evin etrafında geçici aldıkları önlemleri de eleştirerek, "Bu tür şeylerde önemli olan birlikte yaşamaktır. Yoksa askerlerin orada bulunması ile bu sorun çözülemez. Bu zaten iyi bir yöntem de değildir. Bu güvenlikçi yaklaşım ile bu tür sorunlar çözülemez" dedi. Bu tür olayların Türkiye'nin her yerine dağılmaması için gayret sarf edilmesi gerektiğini vurgulayan Tuncel, "Ancak Kürt sorunu çözülmedikçe bu tür çatışmalar artar. Önemli olan Kürt sorununun çözülmesidir" dedi.

‘AKP’NİN ESERİDİR’

Saldırı sonrası Malatya Sürgü’ye giden aileyle, saldırgan grupla, belediye ve yetkililerle görüşen CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün de, olayın “Sıradan, münferit değil, çok tehlikeli” olduğunun altını çizdi. Grubun dağılmasını istediklerini belirten Aygün, olayın vahametini şu sözlerle dile getirdi: “Biz evin içinde, aile ile görüşüyorken bile evin etrafında tekbir getiren küçük gruplar vardı. Bu saldırılar dört gündür yaşanıyor ve jandarma hiçbir müdahalede bulunmamış. Belediye Başkanının da saldırganlara ‘Ailenin gideceğine söz veriyorum’ demeci olmuş. Belediye başkanı daha sonra bu demeci kabul etmedi” dedi.

AKP’LİLERE GÖRE ‘MÜNFERİT’MİŞ

Aygün, AKP’nin Malatya Milletvekillerinin de kendileri orada iken geldiğini “Olay münferit, karşılıklı zarar verilen bir olay” dediklerini ve Alevilere yönelik bir tezgah olduğunu kabul etmediklerini aktardı. Aygün gördüklerinden yola çıkarak, “Olay büyük bir olay. Kişisel olaydan başlayan bir kıvılcım olsa bile bir davulcunun nasıl 300- 500 kişiyi topladığını yetkililer açıklamak zorunda. Bu olay soruşturulmalı ve sorumluları mutlaka cezalandırılmalı” diye konuştu. “Ölüme ramak kalmış. Taş darbesi ile evde üç kadın yaralanmış. Saldırganları koruyan, yeni eylemlere yönelten talihsiz açıklamalar da var” diye konuşan Aygün, olayı bu hale getirenin Başbakan Erdoğan ve AKP’nin Alevi düşmanı politikaları olduğunu söyledi. Aygün, “Onun eseridir. Onun izlediği politikalardır bu olayı yaratan” dedi.

Öte yandan saldırıya uğrayan evin önünde jandarma da bekleyişini sürdürüyor. (MALATYA)


SALDIRI MECLİSE TAŞINDI

BDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane de saldırıyı Meclise taşıdı. İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Birtane, Bakana şu soruları yöneltti:
“- Malatya’da yaşanan olayla ilgili soruşturma başlatılmış mıdır? Soruşturma kapsamında göz altına alınan ya da tutuklanan kaç kişi bulunuyor?
- Olaydan sonra güvenlik önlemi alınmış mıdır? Başka illerde de olası gerginliklerin yaşanmaması ve Alevi yurttaşların can güvenliğini korumak için nasıl önlemler alınmıştır? Valiliklere önlem alınması konusunda bir bildirim yapılmış mıdır?
- Malatya’da yaşanan olayla ilgili yapılan inceleme sonucu tartışmanın neden yaşandığı konusunda bilgiler edinilmiş midir?
- Aileye verilen maddi ve manevi zarar tazmin edilmiş midir?”
(Ankara/EVRENSEL)


TEPKİLER BÜYÜYOR

Sürgü'de yaşananlara yönelik tepkiler büyüyor.

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Sekreteri ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Kemal Bülbül, bu saldırının AKP Hükümetinin talimatları üzerine gerçekleştiğini ifade etti. Bülbül, “Devlet ve AKP Alevi inancı üzerinden oluşturduğu ret ve inkar gündemiyle adeta katliamlara davetiye çıkardı” dedi.

‘Alevi Açılımı’nı “sahtekarlık” olarak niteleyen Bülbül, “Açılım sahtekarlığı ile başlayan AKP Hükümeti ‘Madımak katillerine zaman aşımı’ vermek ve ‘Madımak anmasını yasaklama’ icraatlarından sonra 1925 ‘Tekke ve Zaviyeler Kanunu’ndan sonra bir kere daha fiilen Alevilik inancını yasakladı” dedi.

Devlet kurumlarının, AKP Hükümeti ve Başbakanın açıklamalarını talimat bilerek yaşamın her alanında Aleviliğe ve Alevilere saldırmaya başladığını, başta Diyanet İşleri Başkanlığından fetva alan TBMM Başkanının da aynı tutumu sürdürdüğünü” belirten Bülbül, “Yargıtayın ‘Çankaya Cemevi Yaptırma Derneği’ hakkında verdiği karar ise yargının da bu ret, inkar, yasaklama ve katliama davetiye çıkarma sürecine dahil olmuştur” dedi.

‘AKP ‘TEK DİN’ KONSEPTİNİ HAZIRLIYOR’

“Yeni Anayasa tartışmaları yapılırken AKP, Alevileri susturarak istediği ‘tek din’ konseptine ulaşmayı amaçlamaktadır” diyen Bülbül, devlet erkanının da Sürgü’deki katliam girişimine sessiz kaldığını, telefonlarına çıkmadıklarını, çıktıklarında da ‘Durum abartılıyor! Bu münferit bir olaydır!’ dediklerini ifade etti.

Bülbül, “Saldırıya uğrayan aileler Sürgü’den hiçbir yere gitmeyecektir. Canlarımıza her anlamda ve her ortamda sahip çıkacağız” derken, bugün Ankara’da ret, inkar, yasaklama ve katliam girişimlerine karşı sokakta olacaklarını duyurdu.

‘YENİ BİR ACI YAŞANMASIN’

Pir Sultan Abdal Vakfı Genel Başkanı Emel Sungur da “Alevi katliamlarıyla dolu olan bu toprakları yönetenler akıllarını başına almalı ve yeni bir katliam yaşanmaması için her türlü tedbiri almalıdır” çağrısı yaptı. Devlete şimdiden bir uyarı yaptıklarını belirten Sungur, “Bu topraklarda yeni bir acı yaşanırsa bunun sorumluluğunu hep taşıyacaklardır” dedi. Sungur “Bizler demokratik Alevi örgütlerinin yöneticileri olarak ortak bir karar alıp Malatya, Doğanşehir’lilerin yanında olmalıyız. Bu ülkeyi yönetenler de bu topraklarda yaşayan insanlara haksızlık yapmaktan, onları yok saymaktan vazgeçmelidir. Ramazan ayında yaşanan bu farklılıklara olan tahammülsüzlük kişilerin teker teker düşüncesinden değil siyasi iktidarların söylemlerinden, takındığı tavırlardan ve saldırganlara verdikleri güvenden kaynaklanmaktadır. Yaşanan herhangi bir acının ve olayın sorumluları da onlar olacaktır” uyarısı yaptı.

Malatya Sürgü’de bulunan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, sabah saatlerinden itibaren beldede gerginliğin sürdüğünü belirterek, “Küçücük bir beldede devlet yurttaşlarının güvenliğini sağlayamıyor. Alevi aileye ve Alevilere yönelik saldırı ve tacizler sürüyor. Tekbir sesleri ile yürüyorlar. Sadece küçük bir grubun işi değil” şeklinde konuştu.

Sürgü’nün verimli topraklar üzerinde yer aldığını aktaran Geçmez, “Bu tür bir ince hesap da göze çarpıyor” dedi. Geçmez, saldırılara seyirci kalmayacaklarını vurguladı. (Ankara/EVRENSEL)


EMEP: IRKÇI POLİTİKALAR CESARETLENDİRİYOR

EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan da yaptığı açıklamada tanıdık bir provokasyonun daha yaşandığını belirterek, “Geçmişte Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta ve Madımak’ta yaşananları hatırlatıyor. Senaryo aynı ve oyuncular da geçmişteki abilerini hatırlatıyor. Ama şunu bilsinler ki, Kürt ve Alevi düşmanlığı üzerinde politik hesaplar tutmayacaktır” dedi. Her ramazan ayında bu tip çirkinlikleri değişik yerlerde gördüklerini belirten Gürkan, özellikle son dönemlerde; AKP hükümetinin, Diyanetin ve yandaş kurum ve kişilerin medya üzerinden inanç özgürlüğünü ihlal eden söylemlerinin kışkırtmanın zeminini arttırdığını vurguladı. Sürgü’de Alevi, Sünni, Kürt, Türk vb. farklı kimlik ve kültürlere sahip halkların bir arada yaşadığını ve yaşamaya devam edeceğini belirten Gürkan, “Özellikle Hükümet ve devlet yetkilileri, bu gerçeği bildikleri halde neden gerekli tedbirleri almazlar? Alevi ve Kürt kimliğine sahip insanlarımızın can ve mal güvenliği devletin umurunda değil mi? Yoksa, benzerlerini geçmişte yaşadığımız bu tür provokatif olaylar, devlet yetkililerinin bilgisi dahilinde mi oluyor?” diye sordu. Gürkan “Daha önce Adıyaman, Erzincan ve Didim’de ev işaretleme tehdidi dün Sürgü beldesinde fiziki saldırıya dönüştü” dedi.


ÖDP: SORUMLUSU AKP’DİR

Özgürlük ve Dayanışma Partisi Eş Genel Başkanı Bilge Seçkin Çetinkaya da yaptığı yazılı açıklamada, “Alevi yurttaşlara yapılan bu saldırının sorumlusunun AKP olduğunu” ifade etti. Çetinkaya, bu saldırının zeminlerinin bizzat AKP iktidarı tarafından hazırlandığını vurgulayarak, “Sivas Katliamı suçlularının zaman aşımı kararıyla kurtarılması, cemevlerine dönük Diyanet fetvası ile çıkartılan kapatma ve reddetme anlayışı Alevilere dönük saldırıyı cesaretlendirmiştir” dedi. Malatya’da Belediye Başkanından Jandarma Komutanına kadar yetkililerin de saldırıya uğrayan aileyi korumak yerine gerici-faşist güruhun ‘Köyü terk edin’ tehdidinin taşıyıcılığını yaptıklarını vurgulayan Çetinkaya, “AKP, Alevileri Diyanet’in fetvaları ile yönetmeye çalışmaktan vazgeçmeli, Malatya’da saldırıyı organize eden, tehditlerde bulunan, ev yakmaya çalışan gerici-faşist güruh derhal gözaltına alınmalıdır” dedi.


KİNDAR NESİL YETİŞTİRMEK İSTEYENLERİN ESERİ

KESK Yürütme Kurulu, Malatya’daki saldırıyı “kindar nesil” yetiştirmek isteyenlerin eseri olarak nitelendirdi. KESK’ten yapılan açıklamada, Malatya’da yaşanan olayların, yine benzer nefret söylemlerinin provokasyona dönüşmesi ile farklı din, kültür, kimlik ve inançlardaki yurttaşların bir arada yaşam umutlarını hedef aldığı vurgulandı. Saldırının dikkat çeken diğer bir noktasının ise olaylar sırasında olaya müdahale amacı ile gelen, fakat gerici grubun adeta provokasyonunun taşıyıcılığını üstlenen Jandarma Komutanı ve Belediye Başkanının açıklamaları olduğu kaydedildi. Bu kişilerin Alevilere karşı yöneltilen “Köyü terk edin” tehdidini destekleyen ifadelerinin farklı kimlikleri ve mezhepleri tehdit olarak görüp, halkları birbirine karşı kışkırtmak isteyenlerin provokatif söylemlerinden farklı olmadığının altı çizilen açıklamada, “Bir arada eşit ve kardeşçe yaşamı teminat altına almakla görevli olan bu yetkililerin saldırıya uğrayanları suçlu göstererek böylesi bir söylemde bulunması derhal sorgulanmalı ve haklarında gerekli işlemler başlatılmalıdır” denildi. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net