Ücretler düşük ama iş vergiye gelince ver babam ver

Ücretler düşük ama iş vergiye gelince ver babam ver

Artırılmak istenen vergi oranlarını İzmir'deki demir çelik işçileriyle konuştuk.

Turan KARA
İzmir

Daha önce iktidara yakınlığıyla bilinen gazetelerde “çalışanlara müjde” şeklinde verilen, “Maliye Bakanlığının vergi düzenlemesi yaptığı, vergilerin düşeceği, ücretlerin artacağı” yönündeki haberlerin aksine, torba kanun tasarısıyla vergi oranları artırılmak isteniyor. Daha önce “1800 lira brüt üzerinden işçinin eline 1600 lira geçecek” denirken, bunun “hayal pazarlaması” olduğu işçilerin yüzüne çarptı. Ayrıca lüks tüketimde sıfır olan vergiler zaruri ihtiyaçlarda yine arttı. Zaten düşük ücretlerle çalıştırılan demir çelik işçileri ise bu duruma tepki gösteriyor. İşçiler zaten düşük olan ücretlerden bu kadar vergi kesilmesini adaletsiz buluyor.

Konuyla ilgili görüştüğümüz bir Sider Demir Çelik işçisi, vergi oranına tepki göstererek patronlardan neden vergi alınmadığını soruyor. İşçi, “Sider patronunun 1 trilyona yakın vergi borcu var, ücretlerimizi ödemiyor, onu soran yok. Devletin neden gücü yetmiyor ona? Bize gelince maaşı almadan kesiyorlar” diyor.

‘MESAİ YAPTIKÇA ÜCRETİMİZ AZALIYOR’

Bir Ege Çelik işçisi ise vergi artışının zaten düşük olan ücretini daha da düşüreceğini belirterek, “Üstelik ücret artsın diye mesai yapıyoruz, mesai yaptıkça daha da azalıyor ücretimiz. Devlet hiçbir zaman bizi düşünmeyecek mi? Ücretlerin düşüklüğünü kimse söylemiyor ama vergiye gelince ver babam ver!” diyerek vergi artışını adil bulmadığını söylüyor. 

Bir Habaş işçisi de “Patron zaten sömürüyor bir de devlet başladı sömürmeye. Bizim çilemiz bitecek bir çile değil. Sürekli mesai yapıyoruz, ücret anca elle tutulur hale geliyor ama bir bakıyoruz ne olduğunu bilmediğimiz kesintiler olmuş. Mesaileri yazmamışlar diye muhasebeye kavga etmeye gidiyorum. Orada dedikleri, şu şu kesintiler var, maaş şu seviyeye geldiği için kesinti bu kadar olmuş. Sorun bizde değil diyor. Sorun onda değil, sorun bende de değil, sorun kimde peki? Neden çok çalışınca çok kesiliyor ve az alıyorum?” diyor.

‘SÖZLEŞMEDEN GELECEK ZAM ŞİMDİDEN BUHAR OLDU’

Bir başka işçi ise, şunları söylüyor: “Demir çelikte çalışıyoruz. Adı demir çelik, 6 yıllık işçiyim aldığım ücret 2 bin 50 lira. Demir çelik işçisi bu ücreti mi almalı soruyorum sana? Şurada bir dükkanda çalış 1700 lira alırsın. Nerede kaldı bizim ağır sanayi işçiliğimiz? Bunlarla ilgilenip de şartlarımızı düzelten yok ama ha bire kesinti yapılıyor. Mesai yapıyoruz, biraz düzeliyor ama düzelen kısmı da devlet alıyor. Şimdi sözleşme zamanı, sözleşmeden gelecek zam buhar oldu daha bitmeden.”

İDÇ’den bir işçi ise “15’le başlıyorlar, 20’ydi, 27 oldu, şimdi de 30 olmuş kesinti. Ücretin yüzde 30’unu almak ne demek? Devlet için çalışıyoruz resmen. Emekli maaşları da düşüyormuş. Emekli olan bir abimiz senelerce prim yatırdı bağlanan ücret 1600 lira. Bizim zamanımıza gelene kadar her halde 1000 liraya kadar düşer bağlanan aylıklar” diyor.

SURİYE’DE NE OLACAK DEDİLERSE TERSİ OLDU

VERGİ artışına sebep olarak savaş giderlerinin gösterilmesine de tepki gösteren işçiler, “Düne kadar Barzani’yi başkan gibi karşılayan kendileriydi, Suriye’de de ne olacak dedilerse tersi oldu. Vergi toplayarak savaşa mı girilirmiş? Topla topla bir yere kadar, ya sonrası ne olacak? Devletin ihtiyaçları hep bizden mi alınacak?” diye soruyor. Başka bir İDÇ işçisi de “Saray giderleri, milletvekillerinin giderleri, lüks arabalardan tasarruf etmeye baksınlar. Almanya’yla atışırlar, arabalar hep Alman. Vatandaşa gelince var mı yok mu sormak yok” diyerek tepki gösteriyor.

www.evrensel.net