HRW'den Türkiye raporu: Polis gözetiminde işkence

HRW'den Türkiye raporu: Polis gözetiminde işkence

İnsan Hakları İzleme Örgütü: Vaka sayısı hızla artıyor, etkin soruşturma başlatılsın.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch - HRW), Türkiye’de son dönemde artan gözaltında işkence vakaları ve kaçırma olaylarını raporlaştırdı. Şapatan ve Gevaş’taki işkence vakalarının da yer aldığı raporda, suçlanan insanlara polis gözetimi altında işkence yapıldığı, başka insanların da kaçırıldığı belirtildi. 

Türkiye’de işkence ve kötü muamelenin hızla arttığını belirten HRW, Türkiyeli yetkililere,  “Acilen işkence, kötü muamele ve zorunlu kaybolmalara yönelik mutlak yasağa riayet etme kararlılığını gösterin” çağrısı yaptı. HRW, Avrupa Birliği ve AB üyesi devletlere de Türkiye ile ilişkilerinde insan hakları ile ilgili kaygıları merkeze almasını istedi.

5 VAKA BELGELENDİ

İnsan Hakları İzleme Örgütü dün “Gözaltında: Türkiye’de polis işkencesi ve insan kaçırma” başlıklı 43 sayfalık bir rapor yayınladı. Raporda gözaltında ağır insan hakları ihlali vakasına ilişkin 11 farklı olayda delillere de yer verdi. HRW, söz konusu vakaların çok sayıda insanı kapsadığını, biri dışında diğerlerinin son 7 ay içerisinde vuku bulduğunu açıkladı. Rapordaki bulgular avukatlar, mağdur yakınlarıyla yapılan görüşmeler ve mahkeme kayıtlarına dayanıyor. Bu görüşme ve kayıtlar da polis gözetimi altındaki şahısların ağır şekilde darp ve tehdit edildiğine, çırılçıplak soyulduğuna ve bazı vakalarda cinsel tacizle tehdit edildiğine veya cinsel tacize uğradığına ilişkin iddialar içeriyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Ankara ve İzmir’de mart-haziran 2017 arasında vuku bulmuş ve zorla kaybolma vakası olması muhtemel 5 insan kaçırma vakasını da bu raporda belgeledi. Zorla kaybolma, bir şahsın gözaltına alındığı ancak yetkililerin sonradan bunu inkar ettiği veya şahsın nerede olduğuna ilişkin bilgi vermeyi reddettiği durumlar da söz konusu olduğunu açıkladı.

HRW Avrupa ve Orta Asya Direktörü Hugh Williamson, polis gözetimi altında işkence vakalarının Türkiye’ye geri dönmüş olduğuna ilişkin delillerin arttığını belirterek, hükümetin acilen bu iddiaları soruşturması ve bunu durdurması gerektiğini kaydetti. Williamson, “Türkiye’nin zorla kaybolmaların yaygın olarak uygulandığı karanlık geçmişi düşünüldüğünde, yetkililerin halen kayıp olan şahısların bulunmasını ve devlet görevlilerinin gözetimi altında olan herkesin düzenli olarak avukata erişebilmesini ve ailelerin, yakınlarının nerede olduğunu öğrenmesini sağlaması şart” dedi.

Resmi rakamlara göre geçtiğimiz yıl içinde 150 bin kadar kişinin “terörizm, silahlı örgüt üyesi olma veya temmuz 2016 darbe girişimine katılma” gibi suçlarla bağlantılı olarak polis tarafından gözaltına alındığını kaydeden HRW, bildirilen vakaların gösterdiğine göre, ‘FETÖ’ ve ‘PKK’ ile irtibatlı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan şahısların gözaltında işkence görme riskinin yüksek olduğunu ifade etti. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan  ve AKP Hükümetinin yaptığı açıklamalarda “işkenceye sıfır tolerans gösterildiğini” ifade ettiğini belirten HRW, “Ancak hükümet geçtiğimiz yıl içinde polis gözetimi altında yapılan hak ihlallerinde yaşanan hızlı yükselişi ortadan kaldırmak için bir adım atmadı. İnsan Hakları İzleme Örgütü, mahkeme kayıtlarından ve diğer kaynaklardan, gözaltına alınan şahısların savcılıkta veya duruşmada verdikleri ifadelerde kötü muamele gördüklerini bildirdikleri, ancak savcılıkların veya mahkemelerin bu iddiaları etkin bir şekilde soruşturmadığı çok sayıda vaka tespit etti” ifadelerine yer verdi. 

‘TÜRKİYE’DE CEZASIZLIK KÜLTÜRÜ BELGELİ’

İnsan Hakları İzleme Örgütü avukatların mesleki görevlerini ifa ederken çok sayıda engelle ve riskle karşılaştıklarını da tespit etti. Raporda yer alan bilgilere göre, avukatların müvekkilleriyle polisin olmadığı bir ortamda görüşmesi sık sık engelleniyor. Yine Türkiye Barolar Birliği ve il barolarının, avukatların müvekkillerinin maruz kaldığı işkence ve kötü muameleyi belgeleme çabalarını desteklemekte yetersiz kaldığına dikkat çekildi. 

İnsan Hakları İzleme Örgütü, üç avukat derneğinin kapatıldığı, yüzlerce avukatın tutuklu olarak cezai soruşturma altında olduğu veya yargılandığı OHAL koşullarında, Türkiyeli avukatların, bir misillemeye maruz kalabileceklerini bile bile müvekkillerini temsil edebilmelerinin çok güç olduğu sonucuna vardı.  Raporda şu ifadeler kullanıldı: “Ağır insan hakları ihlalleriyle suçlanan devlet görevlilerine yönelik Türkiye’de yerleşik bulunan cezasızlık kültürünü, İnsan Hakları İzleme Örgütü ile birlikte diğer kurumlar da uzun yıllardan beri belgelendirmiş durumdalar. Bu durum Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin de Türkiye aleyhine çok sayıda karar vermesine yol açmıştı.” 

‘HIZLI VE ETKİN SORUŞTURMA BAŞLATILMALI’

Türkiyeli yetkililerden acilen işkence, kötü muamele ve zorunlu kaybolmalara yönelik mutlak yasağa riayet etme kararlılıklarını göstermesini isteyen HRW, “Yetkililer, kolluk kuvvetlerine, istihbarat servislerine ve gözaltındaki şahıslara işkence yaptığı veya kötü muamele ettiği, ya da şahısları özgürlüklerinden kanunsuz olarak mahrum ettiği iddia edilen diğer tüm devlet görevlilerine yönelik olarak hızlı ve etkin soruşturmaların başlatılmasını sağlamalıdır.Türkiye Barolar Birliği ve il baroları tüm şüphelilerin etkin savunma hakkını, şüpheli profiline bakmaksızın kamuoyu önünde desteklemeli ve Türkiyeli yetkililerin gözaltına alınan tüm şahısların haklarını gözetmeleri için baskı uygulamalıdır” diye kaydetti. 

HRW,  AB ve AB üyesi devletler de dahil olmak üzere, Türkiye’nin tüm uluslararası ortaklarının Türkiye ile ilişkilerinde insan hakları ile ilgili kaygılarını merkeze almasını istedi. Özellikle AB üyesi ülkelerin önümüzdeki hafta yapılacak Dışişleri Konseyi ve AB liderleri AB Konseyi toplantılarında, bu konuyu acil şekilde dile getirerek, işkence ve kötü muamele vakalarının etkin şekilde soruşturulmasını kamuoyu önünde açıkça talep etmeleri istendi. (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.