Cezaevlerinde ihlaller temmuzda da hız kesmedi

Cezaevlerinde ihlaller temmuzda da hız kesmedi

CEZAEVLERİNDEKİ hak ihlalleri temmuz ayında da hız kesmeden devam etti. Mektuplara, çoraplara, saksılara, kitap ve dergilere keyfi şekilde el konuluyor. “Urfa’daki gibi hücreleri yakmasınlar” gerekçesiyle dergi ve kitaplar verilmiyor.Urfa Cezaevinde insanlık dışı koşullara, keyfi uygulamalara ve baskılara karşı başlatılan isyanda 13 ki

CEZAEVLERİNDEKİ hak ihlalleri temmuz ayında da hız kesmeden devam etti. Mektuplara, çoraplara, saksılara, kitap ve dergilere keyfi şekilde el konuluyor. “Urfa’daki gibi hücreleri yakmasınlar” gerekçesiyle dergi ve kitaplar verilmiyor.

Urfa Cezaevinde insanlık dışı koşullara, keyfi uygulamalara ve baskılara karşı başlatılan isyanda 13 kişinin yaşamını yitirmesine rağmen cezaevlerindeki baskı ve keyfi uygulamalar hız kesmeden devam ediyor. Hâlâ cezaevlerinde, idarenin verdiği disiplin cezaları, iletişim yasağı, hasta tutukluların revire çıkmak için verdikleri mücadele, ilaçlarını alamamaları, dergi, gazete, kitaplara el konulması gibi sorunlar yaşanıyor. Mektuplara ya “örgütsel haberleşme” gerekçesiyle el konuluyor ya da büyük kısmı karalanarak veriliyor. Sohbet hakkı sınırlanırken, ağırlaştırılmış müebbet cezası olanlara sohbet hakkı bile tanınmıyor.

ÖRGÜTSEL HABERLEŞME!

Tecride Karşı Mücadele Platformu tarafından Tekirdağ 1 ve 2 No’lu, Kırıkkale, Sincan, Gebze Kadın Kapalı Cezaevlerinden gönderilen mektuplarla temmuz ayı tecrit raporu hazırlandı. Raporda yer alan bilgilere göre, Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Cezaevinde Serdar Karaçelik, Mehmet Akdemir, Nedim Öztürk, Kenan Günyel, Oktay Kelebek’in arkadaşlarından gelen ya da gönderdikleri mektuplar “örgütsel haberleşme” gerekçesi ile engellendi. Küçük Armutlu isimli kitap, “Kurumdaki iyileştirme ve yeniden topluma kazandırma çalışmalarını olumsuz etkilediği” gerekçesiyle engelleniyor.

SAKINCALI MEKTUPLAR

Kırıkkale F Tipi Cezaevinde haftada 10 kişi ile 10 saat sohbet hakkının sadece 6 saati uygulanıyor. Tutsakların yaşadıkları sorunlara ilişkin gazetecilere yazdıkları mektuplar “sakıncalı” bulunup gönderilmezken, tutuklu ve hükümlülerin avukatlarına gönderdikleri mektuplar da açılarak, keyfi şekilde gönderilmiyor. Cezaevinde son yapılan aramada, gazete ve dergilere el konulduğu, buna gerekçe olarak da Urfa’daki tutukluların hücreleri yakması gösteriliyor.

KÜÇÜK ÇORAP VE SAKSI YASAK

Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde Hakan Karabey isimli tutukluya kargo ile gelen çoraplara küçük boyutta olduğu için izin verilmemesi, Fatih Özgür Aydın’ın çiçek saksısına ve tohumlarına el konulması yine uygulanan keyfi muameleler içinde yer aldı. Sincan Cezaevindeki tutsaklar da idarenin lehlerine olan hiçbir düzenlemeyi dikkate almadığını belirterek, özellikle Celalettin Kanca’nın 1. Müdür olarak atanmasından sonra daha fazla baskıya maruz kaldıklarına dikkat çekiyor. Raporda yer alan mektuplarda, idarenin gazete ve dergilerin bayiden para ile alınmasına zorladığını; ancak bu kararın infaz hakimliği tarafından iptal edilmesinin ardından bu kez de ziyaretçilerin gazete ve dergi getirmelerine izin verilmediğini anlatıyor. Tutuklular bu adımın savcılıkla konuşularak atıldığını belirtiyor.

ZİYARETÇİLER BİLE DENETLENDİ

Gebze Kadın Kapalı Cezaevindeki kadınların 3 ziyaretçi görüşü için yazdıkları dilekçeler aylarca polis soruşturmasına tabi tutulurken, kadınlar adına yazılan mektupta, “Bu süre içinde görüşçülerimizin çalıştığı iş yerlerine, evlerine gidildi. İdareye bildirdiğimiz görüşçülerimiz idare-polis iş birliğiyle denetime tabi tutuldu. Görüşçülerimizin gelmesi engellendi” diye aktarıldı. (İSTANBUL)

www.evrensel.net