'Kurbanlık koyun gibi kesilmeyi beklemeyelim alana inelim'

'Kurbanlık koyun gibi kesilmeyi beklemeyelim alana inelim'

Direnişlerini sürdüren Kırklareli Paşabahçe cam işçileri 'kurbanlık koyun gibi beklemeyip alanlara inmemiz lazım' diyor

Vedat YALVAÇ
Lüleleburgaz 

İşten atılan Kırklareli Paşabahçe cam işçilerinin, Trakya Şubesi önünde başlattıkları direniş devam ediyor. Mersin’de fırın kapatma sonrası benzer bir sürecin yaşandığını ve sendika yöneticilerinin yapılacak eylemleri zamana yayarak direnişi yalnızlaştırdığını hatırlatan işçiler, “Kurbanlık koyun gibi kesilmeyi beklemeyelim, alana inelim” dedi.

“Yeni dalga var. İşten atmalar devam edecek” denilerek çalışan işçilere korku salındığını ve böylece çalışan işçilerin kendilerine destek olmasının engellendiğini dile getiren işten atılan işçiler, “Çalışan işçilere ‘Onlar iş başı yaparsa sizi işten çıkarırlar. Ya da sözleşmenin 53. Maddesi gereği son giren ilk çıkacak’ diyerek korkutuyorlar. 20’sine kadar somut adımlar atılması gerekiyor. Bu yüzden de sendikayı somut adımlar atmaya zorluyoruz” diye konuştu.   

Şu anda işçilerin iş bırakacak örgütlülüğe sahip olmadığını ancak sürecin her geçen gün buraya doğru gittiğini dile getiren bir işçi: “Tabanda bir rahatsızlık olduğunu farkına vardılar. Zaten onu fark ettikleri için müdahil oldular. İşten atmaların ardından şube yönetimi de genel merkez yönetimi de destek vermiyordu. Ancak işçilerin tepkisi üzerine önce şube destek vermeye başladı. Genel Başkan işçilerin yanına gelmek zorunda kaldı. Açıklama yapmak zorunda kaldı” diye konuştu. 

DAHA ÖNCE BÖYLE BÜYÜK BİR MİTİNG OLMADI

Hem işten atılan işçiler, hem de Lüleburgaz halkı daha önce bu kadar kalabalık bir eylem yapılmadığını söylüyor. Katılımın kendilerini daha güçlendirdiği ifade eden atılan işçilerin sözcüsü Aydın Şahin, “Başta İlçe Belediye Başkanı Emin Halebek’a maddi manevi tüm desteklerinden dolayı teşekkür ederim. Lüleburgaz halkına, siyasi partilere, sivil toplum kuruluşlarına ayrı ayrı teşekkür ederiz. Daha önce olmadığı kadar büyük bir destek oldu eylemimize. Daha önce de 1 Mayıslar yapıldı, mitingler yapıldı. Hiç bu kadar kalabalık değildi. Genel başkan bile kürsüde yaptığı konuşmada daha önce böyle bir kalabalık görmediğini söyledi. Destek gün be gün büyüyor” diye konuştu. 

SONUNA KADAR...

Eylem sonrasın CHP ilçe binasında Kristal-İş Genel Başkanı Bilal Çetintaş’ın katılımı ile gerçekleşen toplantıdan somut bir karar çıkmadığını belirten Şahin şöyle devam etti: “Başkan somut bir şey söylemedi. Dün eylemde de ilçe binasında yapılan toplantıda bugün bizimle görüşeceğini söyledi. Onu bekliyoruz. Biz kararlıyız. Bu işi sonuna kadar götüreceğiz. Ancak biz daha derdimizi, çözüm önerimizi en yetkili kişi olan genel başkanımıza bile daha anlatamadık.”

KADINLAR DİRENİŞİN EN ÖNEMLİ PARÇASI

Kırklareli Paşabahçe cam işçilerinin direnişinin bir parçası da işten atılan işçilerin aileleri.

Direnişin bir parçası da işten atılan işçilerin aileleri. Kimisi eşleri için, kimisi ise çocukları için orada. Komşuları için gelenlerin sayısı da azımsanmayacak sayıda. Lüleburgaz’da önceki gün yapılan ve binlerce kişinin katıldığı eylemin en dikkat çeken yanı çocuklarıyla birlikte en önde yürüyen ve oldukça kalabalık olan kadınlardı. Öfkeleri bir an olsun dinmeyen kadınlar, hiçbir gerekçe gösterilmeden eşlerinin, çocuklarının işten atılmasına tepkiliydi. Alanda kendilerine sahip çıkmadıklarını düşündükleri Kristal-İş Genel Başkanı Bilal Çetintaş’a tepki gösteren kadınlardan kimisi ağladı, kimisi ise öfkesini bağırarak göstermeye çalıştı. 

İNSANLARIN UMUTLARIYLA OYNAMAYA KİMSENİN HAKKI YOK

Hem patrona hem de sendika yönetimine öfkeli olan işçi annesi Berna Çakmak, “Oğlum 4 yıllık işçiydi. Yaza evlenme planı yapıyordu oğlum. Şimdi bu hayalini iptal edecek. 27 yaşında genç delikanlı bir çocuk. Umutları ve hayalleri yıkıldı çocuklarımızın. İnsanların hayalleriyle, umutlarıyla oynamaya kimsenin hakkı yok”  dedi. Eşinin oğlu gibi 25 yıl cam işçiliği yaptığını anlatan Çakmak, şöyle devam etti: “Eşim emekli olduğu halde halen çalışıyor. Baba destek olacak ama nereye kadar. Diğer çocuğumuz üniversite okuyor. Bir emekli maaşı ile biz çocuk mu evlendireceğiz yoksa çocuk mu okutacağız. Sadece biz değiliz. Bizim gibi bir sürü insan var burada. 90 kişinin ekmeği ile hayalleriyle oynandı. Yeni evleneni var, eşi yeni doğum yapanı var, borç altında olanı var, Çocukları üniversitede okuyan insanlar var, ailesine ekmek götürmek zorunda olanı var.”

SENDİKACILAR İŞÇİNİN YANINDA DEĞİL

Sendikacıların işten atılanlara sahip çıkmasını isteyen Çakmak, “Yıllardır işçiden aldığı aidatları hesabını versin. Bunca insan her ay bir gün sendika için çalışıyor. Madem işçiden parayı alıyorsun işçine sahip çıkacaksın, işçini satmayacaksın, işçinin yanında olacaksın. Yazıktır günahtır bu işçilere. Sendikacılar işçinin yanında değil. Göz boyamaca. Bu listeyi veren zaten sendikacılar. Sendikacılarla işveren birlik oldular, beraber karar aldılar” diye konuştu. 

10 yıllık bir işçinin eşi Figen Beder de “Biz dilenmiyoruz sadece hakkımız olanı istiyoruz. Kimsenin haksız yere kimsenin ekmeği ile oynamaya hakkı yok” dedi. “Bir olmadıkça hiçbir şeyi yapamayız” diyen Beder, 1 yıllık, 10 yıllık, 20 yıllık işçi ayrımı yapmadan tüm işçilerin bir araya gelmesi gerektiğini söyledi. “Hiçbir teklif, çözüm önerisi sunmadan eşlerimizi, çocuklarımızı kapının önüne koydular” diyen bir başka cam işçisinin eşi de öfkesini şu sözlerle dile getirdi: “Benim eşim 22 yıllık cam işçisi. 45 yaşında, askerden geldiği günden beri bu işi yapıyor. Bu işten sonra yapabileceği başka bir iş yok. Arının balını alıp, peteğini çöpe atmak gibi bir şey oldu. Yazık günah değil mi? Emekli olmasına daha 7-8 senesi var. Her türlü mağduruz.” 

ÇOCUĞUM 5 GÜNDÜR AĞLIYOR

“Sendika bir eylem yaptı da işçi arkasında mı durmadı” diye bir  başka işçi eşi şöyle devam etti: “Çalış dedi çalışmadı mı? Hangi bölüm denildiyse orada çalıştı. Eğer işçi sendikanın arkasında duruyorsa, eğer sendikacılar bizim eşlerimizden alınan paralarla maaş alıyorsa benim yanımda olacak. Hiçbirine hakkımızı helal etmiyoruz.” 

İşçi eşi Gözde Şengül de sendika yöneticilerine ve işverene öfkeli: “Bu kadar köklü bir kuruluş telefonla 10 yıllık, 20 yıllık işçisini arayıp işe gelmemesini söylüyor. Bu kadar saygısızlık olur mu? Senin insan kaynakların nerede? Sendika da yanımızda değil. Sendika yanımızda olsa günlerdir sendika başkanı nerede? Kalkıp bir açıklama yapmaya bile tenezzül etmiyor kendileri.” Şengül, “Benim çocuğum 5 gündür baba diye ağlıyor. Eşim işten çıkarıldığını söyleyemiyor, işe gidiyorum’ diyor. Oğlum ‘Bana yalan söylemene gerek yok, seni işten çıkarttıklarını biliyorum’ diyor. Bu bir baba için ne kadar zor bir durum biliyor musunuz?” dedi. Sonuna kadar direneceklerini ve sonuna kadar eşlerinin yanında olacaklarının söyleyen Şengül, şöyle devam etti: “Sabır taştı artık, inceldiği yerden kopsun. Hakkımızı sonuna kadar arayacağız. Ne gerekiyorsa o yapılacak. Şalter inecek başka yolu yok. Biz huzursuzsak herkes huzursuz olacak. Biz buradan ayrılmıyoruz.” 

Oğlu için direniş çadırına gelen Fatma Çalışkan da “Bir hafta sonra gelinim doğum yapacak. Oğlum işinden oldu. İşi yok, aşı yok. Ekmeği elinden alındı. Yazıktır günahtır. Şimdi sevinsin mi benim gelinim, üzülsün mü? Ne yapalım biz şimdi?” dedi.

Son Düzenlenme Tarihi: 11 Ekim 2017 16:11
www.evrensel.net