İşten atılan Şişecam işçileri kent meydanında toplantı yaptı

Cam işçilerinin Kristal-İş ile yapmak istediği toplantının ertelenmesi üzerine işçiler Kent Meydanı'nda toplantı yapıyor.

Cam işçilerinin Kristal-İş Genel Başkan Bilal Çetintaş ile Trakya şube binasında yapmak istediği toplantı, sendika merkez ve şube yönetiminin tutumu nedeniyle gerçekleşmedi. 

Toplantının tüm yönetici ve kurulların katılımı ile şube binasından başka bir yerde yapılmasını dayatan sendikacılar, direnişteki işçileri suçladı. İşçiler ise sendikacıların bu tür oyunlarla mücadele sürecini tıkadığını söyledi.

Kristal-İş tarafından yapılan açıklamada “Genel Başkan Bilal Çetintaş’ın miting esnasında yaptığı konuşmada da belirttiği gibi 10 Ekim tarihinde işlerinden çıkarılan 90 cam işçisi üyemiz ile Esnaf ve Sanatkarlar Odası toplantı salonunda bir toplantı yapılacağı belirtilmiştir. Ancak bugün yapılması kararlaştırılan bu toplantı tek taraflı olarak çıkmaza çekilmiş ve toplantının sendika şube binası toplantı salonunda yapılması yönünde katı bir tavır takınılmıştır. Şube salonunun 50 kişi kapasiteli olması bu toplantının yapılması için yeterli değildir” denildi.

İşçiler ise Kristal-İş’in bu tutumuna tepki gösterdi. İşten atılan işçiler adına Evrensel'e konuşan Aydın Şahin, şunları söyledi: “Bizim toplantı salonumuz bu iş için gayet elverişli. Bu toplantı salonunda bizim şubemiz daha önce 200 delegeyle toplandı. Sadece Kırklareli Cam fabrikasında 108 tane delege var. Delege toplantıları, taban toplantıları bu salonda düzenlenmiştir. Burası bizim evimiz, biz bu toplantının burada yapılmasını bu amaçla istedik. Biz sayı anlamında bu toplantı salonunun yetmeyeceğini düşünüyorsanız 7-8 arkadaşımız zaten en başından beri aramıza katılamıyor. 10 arkadaşımızı da nöbette kaldığı için istirahate yolladık. Yani bu salon bize yeter.”

Daha önce şube başkanının defalarca kez, bu sorunu Kristal-İş genel merkezinin, hatta genel başkanın çözebileceğini belirttiğini hatırlatan Şahin, “Biz de o maksatla sadece şube başkanı ve genel başkanın buraya gelmesini, teknik anlamda bize yardımcı olabileceklerse bir de uzmanlarımızı istedik. Bize bu saatten sonra ne işyeri temsilcisi, ne şube yöneticilerinden biri yardımcı olabilir. Herkese söz vermişken, bu tür oyunlara girmesinin manası yok. Bizler değil aksine süreci tıkayan kendileri” dedi. (İŞÇİ SENDİKA SERVİSİ)


BU EYLEMİN SAHİBİ KİM OLMALIYDI HOCAM?

Aytekin BULUT
Emek Partisi Lüleburgaz İlçe Başkanı

Protestocu cam işçisi, öfkeli; kibrit çaksan tutuşacak...
Omzuna dokunup 'sakin ol' demeye çalışıyorum, biraz çekinerek...
Çekiniyorum çünkü, canı yanan o, bir telefonla, "yarın işsizsin, evine ekmek götüremeyeceksin" denilen o...
Ya dönüp, 'sakin ol' demek kolay, işsiz kalan benim, sen değilsin, deyip terslerse beni...
Ama terslemiyor, öfkesini de bırakmadan, kendi soruyor, kendi yanıtlıyor:
“Bu eylemin sahibi kim hocam?
Biziz, işten atılan işçiler ve sağ olsunlar, dostlarımız...
Peki, bu eylemin sahibi kim olmalıydı hocam?..
Benim sendikam, benim sendikacılarım olmalıydı, değil mi hocam?.. Ben de şimdi mikrofondan konuşan sendikacılarımı, avuçlarımın içi patlayıncaya kadar, alkışlamalıydım... Onlarla gurur duymalıydım, değil mi hocam?”
“Haklısın”, diyorum, üzülerek...
“-Ben ne yapıyorum hocam?
Sendikacımı yuhalıyorum, protesto ediyorum!.. Söyleyin sevgili hocam, ben nasıl kızmayayım, ben nasıl sakin olayım?
Soruyorum sana Hocam; biz direnişe geçmeseydik, arkamızda bu kadar destek bulmasaydık... Benim bu sevgili sendikacılarım, buraya gelirler miydi hocam? ‘Gelirdik’ diyorlarsa, şimdiye kadar nerdeydiler Hocam?
İşte Hocam, bu durum benim içimi acıtıyor. 
23 yıldır benim aidatlarımla çoluk çocuk besleyenlerin, benim ekmeğim için mücadele etmeleri gerekirken, şimdi kalkıp eylem yapmamak için bahaneler üretmeleri, bu yetmiyormuş gibi, bir de bana boyun eğdirmeye çalışmaları, benim canımı acıtıyor hocam...”
Ve işçi yüzünü kürsüye dönüp öfkesini bırakmadan protestosuna devam ediyor!..

Son Düzenlenme Tarihi: 10 Ekim 2017 17:31
www.evrensel.net