'Çocuklarımızın rızkını kimseye bağışlamaya niyetimiz yok'

'Çocuklarımızın rızkını kimseye bağışlamaya niyetimiz yok'

Songül Şensoy Kırklareli Paşabahçe cam fabrikasında direnişteki cam işçilerinin yanında direnen eşleri, anneleri, ve kardeşleri ile konuştu.

Songül ŞENSOY
Lüleburgaz

Şişecam’a bağlı Kırklareli Paşabahçe cam fabrikasında fırın kapatma gerekçesiyle aralarında 15-20 senelik işçilerin de bulunduğu 200’e yakın işçinin işten atılması sonucu başlatılan mücadele devam ediyor. Cam işçilerinin eşleri, anneleri, kardeşleri de işçilerin yanı başında yer alıyor. Çocuklarının geleceği için kendilerinin de mücadele ettiklerini ifade eden kadınlar, “Hiç kimseye çocuklarımızın rızkını bağışlamaya niyetimiz yok. Biz cam işçilerinin birlik olduğunda ve mücadelelerinde dik ve sağlam duracaklarını biliyoruz. Bize düşen görev bu. Sesimizi ve gücümüzü çoğaltmak” diyor. Kadınlar, başta cam işçileri olmak üzere herkese cam işçileriyle dayanışma çağrısı yapıyor.

'ÇOCUKLARIMIZLA ÇADIRDA BEKLİYORUZ'

İşten çıkarma söylemleri uzun süredir vardı. Eşim her gün işe tedirginlikle gidiyor, ‘Bugün kartım basacak mı acaba’ endişesi içinde yaşıyorduk. Son bir haftadır her işe gidişinde beni arayıp ‘Bugün de kartım bastı’ dediğinde rahatlıyordum. Salı akşamı evdeydik 5 buçukta telefon geldi işyerinden. Telefonu bana gösterdi ne diyeyim diye sordu. Hakkımızda hayırlısı olsun dedim. Bir şey söyleme teşekkür et kapat. Çünkü o an kızgınlıkla hayal kırıklıyla bir şey söylese aleyhimize kullanılacaktı. Telefonda 10 günlük ücretsiz izne çıkarıldığı sonra da çıkışının verileceği bildirildi. Eşimi ilk defa öyle gördüm. Elinden telefonu alıp ben kapattım. Kaskatı kesilmişti, yüz ifadeleri donuklaştı o anı anlatamam size. Eşim yıllardır bu fabrikada çalışıyor, bir sürü hastalık atlatmış olmasına rağmen bir kere bile rapor kullanmış değil. Bunun büyük bir haksızlık olduğunu o anda anlamıştım. 2 çocuğumuz var yeni okula başladılar. İlk aklımıza gelen onlardı tabii ki. Oğlum duyduğunda ‘Baba okula gidebilecek miyim’ diye sordu. Çocuklarım küçük olduğu için ben çalışamıyordum, o an ben de hemen nasıl çalışırım ne iş yaparım diye düşünmeye başladım. Bu yapılan haksızlıktı, işten atılan işçilerin hepsi haksız yere çıkarıldılar ve onlar direnişe mücadeleye başladıkları günden itibaren ben de çocuklarımla, eşimin yanında sendika önündeki çadırda beklemeye ve sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Günlerdir buradayız. Etrafımızda bir sürü söylenti dolaşıyor. Kime neye inanmalıyız bilmiyorum. Örgütlü oldukları bir sendikaları var ama ona karşı bile inancımızı yitirdik.

'HERKES BU HAKSIZLIĞA SES ÇIKARMALI'

Eşim Şişecam fabrikasından yeni emekli oldu. Orada çalışmanın ne demek olduğunu iyi bilirim. Çalışma koşulları çok ağır. Yıllarını verirsin, sağlığını yitirirsin. Eşim de yıllarca mücadele etti çalışma koşullarının iyileştirilmesi için ama her sözleşme döneminde daha çok haklarını kaybettiler. Şimdi kardeşim orada çalışıyordu, işten çıkarıldı. 5 aylık bir bebeği var. Nasıl olur da bir sendika buna müsaade eder anlam veremiyorum. İşçilere baktığımızda deniliyor ki çıkarılan işçiler haklarını arayan işçilerdi. Bu nasıl suç olabilir? Bu insanlar ne olacak, nerde nasıl iş bulacak? İçeride çalışan işçiler de dahil herkes bu haksızlığa ses çıkarmalı. Ama bir yandan bakıyorum moralim bozuluyor. Düşenin dostu olmuyormuş diyorum. İçerideki işçiler korkutulduğu için midir bilmiyorum kimse bir geçmiş olsun diye dahi aramıyor. Kardeşimin yanında çalıştığı iş arkadaşları dahi. Akrabalarımız var orada çalışan, onlar da aramadılar. Buraya desteğe gelmediler.

'EŞİM HAKKI İÇİN MÜCADELE EDİYOR'

Direnişteki cam işçilerinin eşleri, anneleri ve kardeşleri de direnişte

Eşim yıllardır bu fabrikada. Yıllarca zor koşullarda çalıştığı fabrikası önce sağlığını, bir telefonla da işini aldı. İlk çıkarıldığı haberini duyduğumuzda şok olduk tabii. Neye göre belirlenmişti bu liste diye sorduğumda, ‘Daha çok sesini çıkaran işçi daha çok muhalefet eden işçi, daha çok haklarını arayan işçiler’ dedi. İlk önce eşime çok kızdım. ‘Sen neden öne çıkıyorsun, sana ne hakkını aradığın, o kadar işçi şimdi senin için mücadele edecek mi’ diye. Ama çok geçmeden yanlış düşündüğümü anladım ve eşimle birlikte direniş çadırına geldik. Ve o zaman gördüm ve onur duydum eşimle. Sonuçta yalakalık yapmamış ve dürüstçe hakları için mücadele etmişti. Bu da benim başımı daha dik tutmamı sağladı. Şimdi gönül rahatlığıyla bizim alnımız açık diyebiliyorum. Ve bugün buradan uzak duran, korkan işçiler bilsinler ki bunlar onların da başına gelecek.

'OĞLUM GÜNLERDİR BURADA YATIP KALKIYOR'

Eşim emekli oldu buradan. Şimdi de Rusya’daki fabrikasında çalışmaya devam ediyor. Oğlum da bu fabrikaya girdi, şimdi ise işinden oldu. Yani ailece yılardır bu fabrikaya emek veriyoruz. Bir oğlum okuyor bir oğlum evlenecek. İhtiyacımız olmasa eşim emekli olduğu halde çalışmaya devam etmezdi. Eşim, oğlumuzun çıkarıldığı haberini aldığında ağladı. Ben günlerdir uyuyamıyorum oğlum burada yatıp kalkıyor. Yıllarca sırtından para kazandığı işçileri bir anda kapı dışına koymak bu kadar kolay mı?

'HİÇ KİMSEYE ÇOCUKLARIMIZIN RIZKINI BAĞIŞLAMAYA NİYETİMİZ YOK'

Eşimin işten çıkarıldığını öğrendiğimizden beri gözüme uyku girmiyor. Evde yemek yiyemez olduk. Çocuklarımıza bu durumu belli etmemeye çalışsak da her şeyin farkındalar. Günlerdir gündüzleri burada direniş çadırında bir açıklama, bir cevap bekliyorum. Hiç kimseye çocuklarımızın rızkını bağışlamaya niyetimiz yok. Bunun için buradayız ve mücadele etmeye devam edeceğiz.

'BİZ GÖZ YUMMUYORUZ'

Eşim çalışıyor. Arkadaşlarının atılmış olması bir şeyi değiştirmez. Bugün ona olan yarın bizedir, bugün dik durup hakkımızı alamazsak biliyorum ki yarın daha kolay olacak. Yeni çocuğu olanlar var, çocuğu yeni okula başlayan, üniversiteye gidenler var, kredi borcu olmayan yok. Kiminin eşi de çalışamıyor çocuğu olanlar, yeni doğum yapacak olanlar. Kiminin eşi çalışıyor, en azından bu kötünün iyisi diyoruz. Bu koşullarda bile tek maaşla geçinmek bu kadar zorken bu yapılan ne ahlaka ne de hukuka yakışıyor. Buna göz yumanlar olsa da biz yummuyoruz.

'SONUNA KADAR EŞLERİMİZİN YANINDAYIZ'

Bizler hep birlikte gönül rahatlığıyla alnımız açık bir şekilde şunu söyleyebiliriz. Sonuna kadar eşlerimiz, arkadaşlarımız işlerine geri dönene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Bize düşen görev bu. Sesimizi ve gücümüzü çoğaltmak. Biz cam işçilerinin birlik olduğunda, mücadelelerinde dik ve sağlam duracaklarını biliyoruz. Geçmiş deneyimlerimiz var. Bugün eşlerimiz, kardeşlerimiz orada. Geçmişte babamız amcalarımız, cam işçisiydi. Onlardan biliyoruz ve bildik bileli bu işçiler hep böyleydi. Hep grev, hep mücadele. Çocuklarımız oralarda büyüdü. Fabrika önlerinde bekleyişle... Jandarma polis hepsini gördük ve bir şekilde bu mücadele hep devam etti. Bizler aileleri eşleri dostları olarak cam işçilerinin yanındayız. Sendika arkamızda durursa biliyoruz ki biz kazanacağız.

Son Düzenlenme Tarihi: 10 Ekim 2017 11:15
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.