Bir alkış alalım öncelikle Ayşe Hanım’a

Bir alkış alalım öncelikle Ayşe Hanım’a

Burcu Karakaş, telefonla katıldığı Beyaz Show'da 'çocuklar ölmesin' dediği için hapis cezası alan Ayşe Çelik Öğretmeni Evrensel Pazar'a yazdı.

Burcu KARAKAŞ

Cumhuriyet gazetesinin 5 Ekim 2017 tarihli nüshasının manşetinde iki haber yan yanaydı:

“Bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza atan akademisyenlere terör propagandası suçlamasıyla açılan dava ve Diyarbakırlı Ayşe Çelik Öğretmene “Çocuklar ölmesin” dediği için verilen hapis cezası.

İki dava haberinin aynı güne denk gelmesi manidar ancak açılan davaların tesadüf olmadığı kesin. Barış için Akademisyenlerin işten atılmalarına ve birçoğu hakkında soruşturma başlatılmasına neden olan bildirinin tarihi, 11 Ocak 2016. Ayşe Öğretmen’in iddianamede yer aldığı ifadeyle “suç tarihi”, yani Beyaz’ın programında konuştuğu tarih ise 8 Ocak 2016. Hepsi de “barış” kelimesini telaffuz ettikleri için başlarına gelmeyen kalmayan eğitimciler. Yani yaklaşık iki sene önce atılan nefret tohumlarının ‘meyvesini’ toplamaya başladık bile.

Peki iki sene önce ne olmuştu da “barış” kelimesi dokunanı yakacak konumuna gelmişti? Kısaca, 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra çözüm/barış sürecinin sonlanmasıyla çatışmasızlık da sona ermiş, savaş politikaları hortlamıştı. Daha kelimenin tam anlamıyla düne kadar barış sürecini yere göğe sığdıramayan iktidar yanlısı medya, birdenbire ağzının suları akarak savaş tamtamları çalmaya başlamıştı. Kürt illerinde sokağa çıkma yasakları ilan edilmiş, askeri operasyonlar sivillerin hayatına da mal olmuştu.

Bunu ben demiyorum, bakınız Ayşe Öğretmen hakkında verilen hapis cezası için mahkemenin kaleme aldığı gerekçeli kararda yazıyor:

“Sanık Ayşe Çelik’in (…) salt orada yaşayan sivillere karşı yapılıyormuş gibi göstermek suretiyle terör örgütünün güneydoğudaki yerleşim yerlerindeki eylemlerini meşru göstermeye çalışması…”

AYŞE ÖĞRETMEN NE DEMİŞTİ?

Yine hatırlayalım: Ayşe Öğretmen ne demişti de bunca rahatsızlık yaratmıştı? Beyaz Show’a Diyarbakır’dan bağlanan Ayşe Çelik, izleyicilere memleketin bir bölümünde neler olup bittiğinin farkında olup olmadıklarını sorduktan sonra şunları söylemişti. (Bu sözlere sonrasında bir de Kanal D gibi ulusal bir kanalda izlenme oranı ziyadesiyle yüksek bir programa canlı bağlanmasını ve başta sanatçılar olmak üzere kamuoyuna hatırlattığı sorumluluğu da ekleyeceğiz)

“Burada doğmamış çocuklar, anneler, insanlar öldürülüyor. Sanatçı olarak insan olarak bir şekilde siz de yaşananlara sessiz kalmamalısınız ve bir şekilde dur demelisiniz. Ölen çocuklara sevinen zavallı insanlar var. Biz bu insanlara hiçbir şey söyleyemiyoruz, yazıklar olsun demekten başka…”

Ayşe Öğretmen bu sözlerinden sonra salondan alkış aldı. Artık orada bulunan insanlar sarf edilen sözlerin ne kadarını anladı ya da neye yordu da alkışladı, bilemiyoruz. Ancak Ayşe Öğretmen’in sözleri burada bitmeyecekti. Kuvvetli bir alkıştan sonra devam edecekti:

“Burada yaşananlar medyada çok farklı aktarılıyor. Gerçekten konuşamıyorum, sessiz kalmayın. İnsan olarak biraz daha hassasiyetle yaklaşın. Görün duyun artık bize el verin. Yazık insanlar ölmesin. Çocuklar ölmesin. Anneler ağlamasın. Söyleyeceklerim bu kadar. Çok teşekkür ederim.”

Ayşe Öğretmen sözlerini sonlandırdıktan sonra Beyaz devreye girdi:

“Bir alkış alalım öncelikle Ayşe Hanım’a.”

Ayşe Hanım’a bir alkış alındı. Alkıştan salon yıkıldı. Beyaz yılların verdiği tecrübeyle şovmenliğini yaptı ve fakat sahne kapanmadı. Perde esas, o alkıştan sonra açılacaktı. 

O an alkışların ve muhtemelen reytingin verdiği sarhoşlukla hızını alamayan Beyaz, devam ediyordu: “Biz de elimizden geleni yapmaya gayret ediyoruz. Emin olun. Ama bu söyledikleriniz bir kere daha bize ders oldu. Daha da fazla yapmaya gayret edeceğiz.”

Beyaz’a göre yeri ve zamanı ne olursa olsun bazı şeylerin dile getirilmesi gerekiyordu. Ve hatta, Ayşe Hanım’ın sesinin titremesi bile, ona göre, bir alkışı daha hak ediyordu. Ayşe Hanım böylece ekranları başında oturan sayın izleyicilerin de huzurunda bir kere daha alkışlandı. 

Bu programdan sonra Beyaz, hiçbir ders almadığını ve aslında elinden gelen ne varsa da hiçbir şey yapmadığını kanıtlamak istercesine birtakım çelişkili ve tuhaf açıklamaların ardından ortadan kayboldu. Orada, o salonun ve bu memleketin ortasında koca yürekli bir kadın kaldı. Beyaz’ın da dediği gibi, bir alkış alalım Ayşe Hanım’a. Bu koca yürekli kadına, riyakarlığımızı ve korkaklığımızı yüzümüze vurduğu için bir alkış alalım. Sessiz kalarak suça ortak olanlar için bir alkış daha alalım. Bugünler geçecek ve geriye bir toz bulutu kalmayacak. Cesareti ve vicdanı en zor zamanda bile güneş gibi parlayan ve bedeli ne olursa olsun geri adım atmayan Ayşe öğretmenler hatırlanacak. Tarih, yalnız ve sadece onları yazacak.

 

Son Düzenlenme Tarihi: 08 Ekim 2017 04:53
www.evrensel.net