Cumartesi İnsanları Kerevan İrmez’in akıbetini sordu

Cumartesi İnsanları Kerevan İrmez’in akıbetini sordu

Galatasaray Meydanında 654. kez bir araya gelen Cumartesi İnsanları Kerevan İrmez’in akıbetini sordu

Cumartesi insanları gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak içi 654. kez Galatasaray Meydanında bir araya geldi. 

Failler belli kayıplar nerede” pankartının açıldığı eylemde karanfiller ve gözaltında kaybedilenlerin fotoğrafları taşındı. 

‘NEFRET SUÇLULARI ARAMIZDA’

Eylemde ilk olarak sözü CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu aldı. Tanrıkulu, Tutuklu HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk'un annesi Hatun Tuğluk'un cenazesine yönelik gerçekleşen ırkçı-faşist saldırının faillerinin tahliye edildiği duruşmadan bahsederek şunları söyledi: “İki hafta önce burada konuşmuştuk; mezar üzerinden nasıl bir nefret suçu işlendiğini, mezarlarımızı bile kutuplaştırıyorlar demiştik. Maalesef Türkiye'de adalet nefret  suçlarına karşı çok hızlı işliyor ve dün bu berbat suçu işleyenler aramıza katıldı. Mahkemenin hızla verdiği tahliye kararı ile. Ne zaman dava açıldı, ne zaman iddianame kabul edildi, ne zaman karar verildi. Bu kadar hızlı işleyen başka bir yargılama yok herhalde. Biz bu vicdan meydanınsa hesap sormaya, vicdanlarımızda onları mahkum etmeye devam edeceğiz.”

 'CEMİL'İN ÖLÜSÜNÜ NE YAPTINIZ?'

Daha sonra söz alan kayıp Cemil Kırbayır'ın ağabeyi Mikail Kırbayır ise, “Bugün 7 Ekim yani kardeşim 37 yıl önce Kars’ta, bugün devletin gözetemindeydi. 26 yaşındaki kardeşimin de yaşamaya ihtiyacı vardı" diye konuştu. Devlete seslenen Kırbayır, “Cemil'in ölüsünü ne yaptınız? Siz Cemil'i katlettiniz ama öldüremediniz. Beni de 28 yaşımı 29 yaşına çıkaramadınız. Çünkü biz kayıp yakınları ve insan hakları savunucuları onlardan artan ömrümüzü, onların yaşaması ve yaşatılmasına adadık” dedi.

'GÖZALTINDA KAYBEDİLENLERİN FAİLİ DEVLETTİR'

Devletin hem sağır hem kör olduğunu söyleyen Fehmi Tosun'un eşi Hanım Tosun, “Ben bu yüzden artık devlete seslenmiyorum” dedi. Bir an önce OHAL'in kaldırılması çağrısında bulunan Tosun, hükümetin “OHAL'in kime zararı var” söylemine işaret etti ve “22 yıldır bu meydanlarda OHAL kaldırılsın, kimse gözaltında kaybedilmesin diye mücadele verdik, bu meydanlardan bağırdık. Sizin görmediğinizi ben görüyorum. Yol ortasında insanları çırılçıplak soyuyorlar, bunu görmüyorsunuz. Ben artık kayıp yakını değilim, insan hakları savunucusuyum. Gözaltında kaybedilenlerin faili meçhul değil faili devlettir.”

'İNSANİ DUYGULAR TAŞIYAN BÖYLE BİR VAHŞET YAPAMAZ'

Eylemde Kerevan İrmez’in kızı Zozan İrmez’in gönderdiği mektup okundu. İrmez, mektubunda, "1990’lı  yıllar… O  yıllar ki binlerce anne babanın kabusu, karanlığı olan, binlerce çocuğun hayallerini çalan ve binlerce eşi bu acımasız, adaletsiz hayatla tek başına mücadele etmek zorunda bırakan yıllardı" dedi. "Bir gün çıkıp gelecek yada herhangi bir sokakta dolaşırken yanımdan geçecek ve o beni tanımazsa bile ben onu tanıyabileceğim diyorum" diyen İrmez, "Kör karanlık bir kuyuda mısın, orda öylece ölüme mi terk edildin ne tür işkenceler yapıldı kaç kurşun sıkıldı o tertemiz bedenine evet bunları düşünüyorum daha kötü şeylerde düşünüyorum ama anlatamıyorum. Bunları düşünürken içimdeki sesiz çığlıklar kulak zarımı patlatıyor. Sana bunu yapanlarıda düşünüyorum ayını zamanda. Onlarda evladını , babasını, eşini kaybettiklerinde bu duyguyu yaşayabiliyorlar mı acaba. Vicdanları sızlıyor mu geceleri rahat uyuyabiliyorlar mı? Zannetmiyorum baba. İnsani duygular taşıyan böyle bir vahşeti yapamaz sana ve senin gibi suçsuz insanlara" ifadelerine yer verdi. 

PANZERE BİNDİRİLEN İRMEZ’DEN BİR DAHA HABER ALINAMADI

İrmez’in ardından Basın açıklamasını Cumartesi İnsanlarından Serbil Taşkaya okudu. Taşkaya, "19 Ekim 1995 tarihinde, gece saat 23 :00 civarında İrmez Ailesi’nin Silopi’deki evine askeri kamuflaj giysili, çoğu kar maskeli, silahlı kişilerce baskın yapıldı. Yatak kıyafeti ile gözaltına alınan Kerevan İrmez panzere bindirilerek götürüldü. Panzerin yanında zırhlı bir askeri araç ve bir  Beyaz  Toros da bulunuyordu" dedi.

Sabah olunca Emine İrmez savcılığa, emniyet müdürlüğüne ve tümen komutanlığına giderek eşini evden götürenler hakkında şikayet dilekçesi verdiğine değinen Taşkaya, "Kerevan İrmez’den bir daha haber alınamadı. Olaydan haberdar olan resmi makamlar ailenin herhangi bir  şikayetini veya  soruşturmaya dahil olmalarını beklemeksizin derhal harekete geçme görevini yerine getirmedi. 22 yıl boyunca devletin yetkili makamları tarafından Kerevan İrmez’in akıbetini açığa çıkartacak inceleme ve araştırmalar yapılmadı. Kerevan İrmez’in gözaltında kaybedilmesi ile ilgili tüm sorumluların tespit edilip, cezalandırılmalarını sağlayacak etkin bir soruşturma yürütülmedi" ifadelerine yer verdi. (İstanbul/EVRENSEL)
 

www.evrensel.net