İstanbul’daki ILO toplantısına boykot damga vurdu

İstanbul’daki ILO toplantısına boykot damga vurdu

ITUC ve ETUC’un boykot ettiği ILO toplantısın değerlendiren KESK ve DİSK yöneticileri, boykotun amacına ulaştığını söyledi. 

ILO’nun 10. Avrupa Bölge Toplantısı’nın devam ettiği İstanbul’da ITUC ve ETUC’un boykot çağrısı karşılık buldu. 3 gün süren toplantıyı değerlendiren KESK ve DİSK yöneticileri, boykotun amacına ulaştığını söyledi. 

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) İstanbul’da 3 gün süren 10. Avrupa Bölge Toplantısı dün sona erdi. Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) ve Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) girişimiyle Türkiye'de yaşanan ifade ve örgütlenme özgürlüğü kaybı ile işçi hakları konularındaki gidişata dikkat çekmek amacıyla başlatılan boykot karşılığını buldu. Toplantıya 51 ülkeden sadece Bosna Hersek, Azerbaycan, Kazakistan ve Rusya temsilciler katıldı. Boykot nedeni ile düşük bir katılımın gerçekleştiği toplantıyı boykot kararına Türkiye'den Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ve Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu da (KESK) boykota destek verirken hükümete yakınlığı ile biline Türk İş, Hak İş, Memur-Sen ve Kamu-Sen toplantıya katıldı. 
 
Boykot edenlerden KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik ve DİSK Genel Koordinatörü Doç. Dr. Hakan Koçak, boykotun amacına ulaştığını söyledi. 

BOZGEYİK: BOYKOT BAŞARILI OLDU 

KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, 51 ülkede sadece 4 ülkenin katıldığı bir toplantının boykot ile sonuçlanmasının yanı sıra başta Almanya olmak üzere birçok ülkenin daha önceki toplantılarda bakanlar düzeyinde bu kez uzman düzeyinde katılım sağladığına dikkat çekti. Türkiye'de onbinlerce kamu emekçisinin işinden ihraç edildiği bir dönemde ILO'nun işçi örgütleri tarafından boykot edilmesinin önemli olduğuna vurgu yapan Bozgeyik, Türkiye'de sendikal özgürlüklerin olmadığı gibi iş güvencesinin de olmadığını dile getirdi. ILO toplantısına katılan sendikaların Türkiye'de Hak-İş, Memur-Sen gibi devlet güdümünde olan sendikaların olduğunu hatırlatan Bozgeyik, Rusya'dan katılanların ise az sayıda mimar olduğunu, büyük sendikalarında boykot kararını destekleyerek toplantıya katılmadığını kaydetti. Bozgeyik, “AKP hükümeti döneminde sendikalara yönelik antidemokratik uygulamaların had safhada olduğu bir süreçte boykotun yapılması başarıyla gerçekleşmiştir” dedi. Toplantıda karar alınsa da uluslararası düzeyde kararların hiçbir bağlayıcılığı olmadığını da ifade eten Bozgeyik, "Türkiye'deki sendikalar salonu doldurmak için dışarıdan insan getirmek zorunda kaldılar" diye belirtti. 

‘ALGI AÇIKLAMALARIDIR’

Hükümetin yaşananların ardından olumlu adımlar atacağını düşünmediklerini de sözlerine ekleyen Bozgeyik, "Parlamento demokratik bir şekilde işletildiğinde, ihraç edilen emekçiler işlerine geri alındığında ve demokratik uygulamalar devreye sokulduğunda uluslararası yapılan eleştiriler elbette sona erecektir" diye konuştu. Başbakan Binali Yıldırım'ın "sendikalı olmaktan korkmayın" sözlerine de değinen Bozgeyik, "Cumhurbaşkanı da Türkiye'de tutuklu gazeteci yok diyor. Fakat tüm dünya biliyor yaşanan hak ihlallerini, yapılan açıklamalar sadece kendi tabanlarına yapılan algı açıklamalarıdır" dedi. Bozgeyik, yaşanan hak ihlallerine karşı emek örgütlerinin birlikte güçlü bir mücadele hattı oluşturmadan demokrasiyi elde edemeyeceğini ifade etti. 

KOÇAK: TUTARSIZLIK

DİSK Genel Koordinatörü Doç. Dr. Hakan Koçak ise, toplantının boykot ile birlikte anlamlı olduğunu ifade ederek, işçilerin sendikalı olma hakkını kullandıklarında baskı ve şiddet ile karşılaştığını söyledi. Başbakan'ın sözlerini "tutarsızlık" olarak değerlendiren Koçak, şöyle dedi: "Daha geçen günlerde grevler OHAL gerekçe gösterilerek yasaklandı. AKP döneminde onbinlerce işçi sendikalı olduğu için işinden oldu. İşverenlerin baskıcı uygulamalarına hiçbir yaptırım yapılmadı. Sendikal güvenceleri sağlayacak yasalar yapılmadı. Bunlar düşünüldüğünde göstermelik çağrılar olarak görüyorum." 

‘BİRLİKTE MÜCADELE’

Hükümetin sendikal hak ihlallerine karşı olumlu bir adım atacağını düşünmediğini vurgulayan Koçak, olumlu adımın ilk göstergesi sendikalı oldukları için işten çıkarılan işçilerin işlerine geri iadesinin sağlanması olduğunu ifade etti. Koçak, hükümetin kendi hegemonyasında olan sendikalar ile beraber adım atarak hareket ettiğine dikkat çekti. Sendikal hak ihlallerinin sona ermesi için demokrasi mücadelesinin verilmesi gerektiğine değinen Koçak, sendikaların birlikte mücadelesinin önemini vurguladı.
 

www.evrensel.net