Kadın işçiyi, görüşünü bile almadan suçlu ilan ettiler

Kadın işçiyi, görüşünü bile almadan suçlu ilan ettiler

Birleşik Metal'in örgütlü olduğu Mata'da işten atılan kadın işçinin sendika tarafından görüşüne başvurulmadan suçlu ilan edildiği ortaya çıktı.

Birleşik Metal-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu Mata Automotiv fabrikasında, bir kadın işçinin işten atılmasının arkasından skandallar ortaya çıktı. İşyeri temsilcileri kadın işçiye yönelik taciz ve hakaretleri örgütledi, Sendika Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu ise sadece kadın işçiye hakaretleri örgütleyen temsilciye sorarak, görüşlerini bile almadığı kadın işçiyi suçlu ilan etti. Olayın başından sonuna kadar takipçisi olan Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği, yaşananları ve yapılan görüşmeleri aktararak “Kadın örgütlerinden bu konunun takip edilmesini, gündem edilmesini, kadın arkadaşımızın yanında yer almasını rica ediyoruz” çağrısında bulundu.

Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği’nin gönderdiği bilgilendirme metnine göre Dernek Üyesi olan Serap C., geçtiğimiz Ağustos ayında performans düşüklüğü gerekçe gösterilerek işten atıldı. Serap C. konuyla ilgili ne yapması gerektiğini sorduğu işyeri temsilcisinden “Beni ilgilendirmez ne yaparsan yap...” yanıtını aldı, 5,5 aylık bir işçi olduğu ve hukuki açıdan yapabileceği hiçbir şey olmadığı için imza atıp işten çıkmak zorunda kaldı.

Serap C., gazetemizin okur sayfasına fabrikada yaşanan haksızlıkları ve yaşadıklarını anlattığı bir mektup yazdı. Bu mektubu daha sonra Metal İşçilerinin Sesi facebook sayfasında yayınlandı. Mektup yayınlandıktan sonra Mata’nın işyeri baştemsilcisi tarafından fabrikanın işçisi olmayan bir kadın adına sahte bir hesap açılarak yorum kısmında çeşitli hakaretlere maruz bırakıldı. Aynı işyeri temsilcisi, fabrikada 20’ye yakın erkek işçiyi de örgütleyerek aynı biçimde Serap’ın kadın kimliğine, kişiliğine yönelik hakaret içeren cinsiyetçi yorumlarla fabrika içinde yaşanmayan olaylar sanki yaşanmış gibi yansıtıldı.

‘SİYASİ PARTİ ÜYESİ MİDİR?’

“Bu, açık bir tacizdir. Bu tacize özne olan kişinin işyeri temsilcisi olması ise vahimdir” diyen Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği, yaşananları konuşmak için Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu ile görüşme yaptı. Görüşmede, yapılan saldırı, işyeri temsilcisinin bu saldırıların örgütleyicisi pozisyonunda olması, hatta işyeri temsilcisinin ‘Bu işçiyi biz işten attırdık’ şeklindeki söylemleri Serdaroğlu’ya aktarıldı. Serdaroğlu, kadın işçi için “O, bir siyasi partinin üyesi midir?” şeklinde bir soru yöneltti. Dernek açıklamasında konuşmanın devamı şöyle aktarıldı: “Bizler de öyle olsa bile bunun sadece patronu rahatsız etmesi gerektiğini, bunun sendikanın işi olmadığını, bir kadının yaşam şekline, kişiliğine, kimliğine yapılan saldırı, taciz ve haksız yere işten atılması ile ilgili bu görüşmeyi gerçekleştirdiğimizi söyledik. Bir işyeri temsilcisinin kendini patron yerine koyup nasıl işçi attırabildiğini sorduk. Bize ‘Madem üyemiz böyle bir sıkıntı yaşadı, neden sendikaya başvurmadı?’ şeklinde bir soru yöneltildi. Bu sorunun cevabını bizim veremeyeceğimizi ama sendikasına olan güvensizliğinin buna sebep olabileceğini söyledik. Yöneltmiş olduğumuz sorularımıza sonra cevap verileceğini söyleyip, Genel Merkez Sekreteri Nuran Gülenç’e soruşturma görevi verildiğini ifade etti. Konuyla ile ilgili gelişmeleri sormak için Nuran hanıma mail attığımızda Adnan Serdaroğlu tarafından bize cevap verileceği söylendi. Görüşmenin üzerinden 10 gün geçmesine rağmen tarafımıza bir dönüş yapılmadı. Sendika tarafından soruşturma ile ilgili olarak kadın arkadaşımız aranmadı. Biz de bir kez daha soruşturma ile ilgili olarak Adnan Serdaroğlu’yu arayarak bilgi almak istedik. Adnan Serdaroğlu ile yaptığımız görüşmede hem erkek hem de kadın temsilciler ile bir soruşturma yürüttüklerini, kusurlu olanın Serap C. olduğuna karar verdikleri tarafımıza iletildi. Neden kusurlu bulunduğu sorusunu yönelttiğimizde, Serap’ın fabrikada siyasi bir partinin çalışmasını yürüttüğünü ve bu sebeple işten patron tarafından çıkartıldığı söylendi. İşyerinde yaşadıkları ve işyeri temsilcisinin tutumunu eleştiren mektubu sonrasında Serap’a kadın kimliği ve yaşam tarzı üzerinden yapılan hakaretlerde ve tacizlerde bizzat baştemsilcinin sahte hesaplar kullanarak attığı mesajları hatırlatarak sendika olarak bu duruma bir şey demedikleri takdirde sergiledikleri tutumdan ötürü kendilerini eleştireceğimizi ve kadın örgütlerine bir çağrıda bulunacağımızı söyledik.”

  • Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği 2016 yılında Rimaks fabrikasında tacize ve şiddete uğraşan Nuray için fabrika önünde eylem yapmıştı.

İŞYERİNDE SİYASET TARTIŞMAK HANGİ ‘AHLAKA’ AYKIRIDIR?

Dernek açıklamasında şu sorulara yer verildi:
“Bir fabrikada bir kadın işçinin işten çıkarılması sürecinin tacize ve hakaretlerle dolu bir sürece dönüşmesinde bizzat işyeri temsilcisinin bu biçimde rol almasını kabul etmiyoruz. Bunun büyük zorluklarla çalışan ve mücadele eden kadın işçilere dönük de bir gözdağı olduğunu düşünüyoruz. Birleşik Metal İş Sendikasını bütün bu süreç boyunca aldığı yanlış tutumundan ötürü de kınıyoruz. Sendika tek taraflı bir soruşturma yürütmüş, ‘kadının beyanı esastır’ denilmesine rağmen işyerindeki erkek temsilcilerin beyanlarını dikkate almış ve onların haklı olduğunu kabul eden bir tutum içerisine girmiştir. Kadın arkadaşımızın haksız işten atılma sürecinde haksızlığı gidermek adına verdiği mücadeleyi ‘işyerinde siyaset yapmak’ olarak ele alan bir sendikacılık kadın işçilere dost bir sendikacılık olabilir mi? Kadın arkadaşımıza dönük cinsiyetçi saldırıların bizzat muhatabı işyeri temsilcisi olmuşken ‘kadın dostu bir sendikacılık’ yapmak mümkün olabilir mi? Sürecin doğru yönetilemediğini düşünüp, konuyla ilgili adım atılması beklentisiyle sendikaya yaptığımız girişimler neticesinde kadının beyanını esas alan ve adil bir soruşturma süreci işleteceğini düşündüğümüz sendikanın konunun muhatabı olan kadın arkadaşımızla bir kez bile görüşmemiş olması kabul edilebilir mi? ‘İş ahlakı’ kimin ahlakıdır; işyerinde siyaset tartışmaları yapmak hangi ‘ahlaka’ aykırıdır? Patronun ahlakı mı? Sendika bu ‘ahlakı’ savunuyor mu? Birleşik Metal İş Sendikasından bu konuların açıklığa kavuşturulmasını ve kadın arkadaşımızın da sürece katıldığı yeni bir soruşturma yürütülmesini talep ediyoruz. Kadın örgütlerinden de bu konunun takip edilmesini, gündem edilmesini, kadın arkadaşımızın yanında yer almasını rica ediyoruz.” (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net