BIFED programı belli oldu

BIFED programı belli oldu

Bu yıl 11-15 Ekim’de düzenlenecek olan Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Film Festivali’nin programı belli oldu.

Bu yıl 11-15 Ekim tarihleri arasında 4.sü düzenlenecek olan Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Film Festivali’nin (BIFED) programı belli oldu. Her yıl yönetmenlerin, filmseverlerin ve doğa savunucularının buluşma noktası olan BIFED bu yıl Çin, Tayvan, Kenya, Avusturya, Hırvatistan, Avustralya ve Şili’den filmlere ev sahipliği yapacak. Rekor katılımla 70 ülkeden 330 belgesel filmin başvurduğu festivalin açılış filmi ise İsveç, Almanya ve Finlandiya ortak yapımı, yönetmenliğini Joakim Demmer’in yaptığı “Ölü Eşekler Sırtlanlardan Korkmaz”. Film, Etiyopya hükümetinin ülkenin tarıma elverişli milyonlarca hektar toprağını yabancı yatırımcılara kiralamasını anlatıyor. Hakikatin peşinden giderken, yatırımcılarla, kalkınma bürokratlarıyla, zulmedilen gazetecilerle, mücadele eden çevrecilerle ve topraklarından mahrum bırakılmış, tahliye edilmiş çiftçilerle tanışıyoruz. Film aynı zamanda yarışma kategorisinde de yer alıyor.

LÜFER VE BAŞKA, ANA KATEGORİDE

4.sü düzenlenen festivalin her yıl olduğu gibi bu yıl da dikkat çeken noktalarından biri de kadın yönetmenlerin festivale gösterdikleri ilgi. “Kendi ülkelerinin sorunlarıyla ilgilenen” yönetmenlere ağırlık verilerek seçilen filmler arasında Türkiye’den ana yarışma kategorisinde Nejla Demirci’den Yüzleşme ve Mert Gökalp’in filmi Lüfer, GAIA Öğrenci Ödüllerinde yarışacak olan Nesime Karateke’nin “Başka” filmi yer alacak.

FESTİVAL’DE YARIŞACAK BAZI FİLMLER

Eduardo Quiroz’dan İlkel Kaplumbağa. Meksika yapımı olan film, kaplumbağaların okyanus boyunca yaptıkları bir senelik yolculuğun ardından ulaştıkları Meksika kıyılarında karşılaştıkları durum ve balıkçıların yaşamlarını anlatıyor. 

İtalya’dan Rossella Anitori’nin yönetmenliğini yaptığı Arıların Zamanı. Kırsal bölgede birlikte sürdürülebilir bir toplulukta yaşayan iki adamın arıların dünyasını keşfetmeleri ve arıcılığı kimyasal kullanmadan yaptıkları farklı bir yaklaşımı konu ediyor.

SIRADAKİ LÜFER Mİ?

Görünmez Sınır, Nicolas Richat & Nico Muzi’nin filmi. “Görünmez Sınır”, büyük mal sahiplerinin “yeşil” yakıt üretmek için palmiye yağına akın ettiği ve köylü çiftçilerle yerli halkları yerinden ettiği, dünyanın en uzun savaşının ortasında sıkışıp kalmış toplulukların gerçek hikayesi.

Türkiye’den Mert Gökalp’in filmi Lüfer, Sıradaki Lüfer mi? diye soruyor ve şöyle diyor: “Boğaz’da hikayeleri anlatılan, panik içerisindeki sürüler, yüzerken yalılara toslayan dev mavi yüzgeçli orkinos ve onun peşinden gelen büyük beyaz köpekbalıklarını kaybettik. Marmara’da bolca avlanan ıstakozları, Boğaz’ın dalyanlarında avlanan kılıç balıklarını, Akdeniz foklarını kaybettik 1960’larda. Son olarak da Boğaz’ın uskumrusunu. Lüfer sıradaki mi?”

AMAZON’UN DERİNLİKLERİNE YOLCULUK

Yüzleşme filmiyle Nejla Demirci meme kanserinin neden olduğu zihinsel / bedensel algı ve yakın çevre iletişimine odaklanıyor. Hastalığın olumsuz sonuçlarının üzerine gitmek yerine yaşamın içinde yeniden var olabilmenin yollarına dair ipuçları veriyorlar.

Yakurunaların Zamanı, Amazon’un derinliklerine dair şiirsel bir yolculuk. Film, Amazon Nehri’nin akan sularıyla birbiri içine geçmiş üç küçük köydeki zaman algısını irdeliyor ve izleyiciyi şamanlar ve arketipik toplumlarca iskan edilmiş bir peyzajın içerisine yerleştiriyor.

Yağmur İçin Teşekkürler, yönetmeni Julia Dahr. Kenya’da küçük bir toprak sahibi olan Ksilu taşkınları, kuraklıkları ve fırtınaları filme almasının yanı sıra bu hava şartlarının daha insani etkilerini de kaydetmiştir. Hayatı gittikçe zorlaşan Ksilu’nun, BM İklim Konuşmaları’nda bulunan delegelere görüntülerini kanıt olarak sunmak amacıyla Paris’e seyahat etmesi sonucu, video günlükleri kayda değer yeni bir anlam kazanır. (KÜLTÜR  SERVİSİ)

www.evrensel.net